banner374
01 Aralık 2014 Pazartesi 19:27
AES: ''19. MİLLİ EĞİTİM ŞURASINI TANIMIYORUZ!''
 İlki 17 Temmuz 1921’de Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 1. Maarif Kongresi adıyla toplanan Milli Eğitim Şuraları, zaman içinde alınan kararların birçoğu tavsiye olarak kalsa da eğitim sistemimize şekil veren en önemli kurullardır. Hükümetler değiştikçe katılımcıları ve kararları yönünden evrimleşen şuralar, 17. sine kadar temsil, gündem ve kararlar açısından eğitim odaklıdır.


17. Milli Eğitim Şura’sından başlayarak Abant Platformu benzeri yapıların şuraya istikamet çizen raporları şura kararlarında belirleyici olmuş, katılımcılar içindeki eğitimcilerin oranı %10 lar seviyesine gerilemiş, alınan kararlardan yalnızca siyasi olanlar uygulamaya alınmış, okul öncesi eğitim, mesleki ve teknik eğitime dair yapıcı önerilerin hiç biri uygulanmamıştır.

 

18. Milli Eğitim Şurasını başkentte sırf bu iş için inşa edilmiş olan Milli Eğitim Şura Salonundan kaçırarak Kızılcahamam’daki bir otele ihale eden MEB, parti meclis üyeleri, muhtarlar, iktidar yandaşı dernek ve vakıfların temsilcileri, parti kadın ve gençlik kolu üyelerinden müteşekkil siviller, yandaş sendikanın temsilcileri dışında bir elin parmakları kadar “diğer” sendikaların yöneticileri ile kendi çalıp kendi oynamıştır. Mesleki eğitim erken başlayacak yalanıyla 4+4+4 parçalı eğitime geçişe “demokratik zemin” oluşturan 18. Şura, bugün bu sistemin arızalarında “mazeret” oluşturmaktadır. Mesleki eğitime zerre faydası olmayan parçalı sistemin tek kazanımı (*!) imam hatip ortaokullarının açılmasıdır. Eski şura kararlarında da olan “zorunlu okul öncesi eğitim” hedefinden eser yoktur, zorunluya geçiş pilot uygulamalarından dahi vazgeçilmiştir.

 

19. Milli Eğitim Şurası öncesi içerik, katılım ve hatta toplanma yeri noktasında bilgi almaya çalışan sendikamız “büyük gizlilik” içinde yürütülen şura hazırlıklarını neredeyse kulaktan kulağa öğrenmiştir. Bu şuranın Antalya’da 5 yıldızlı bir otelde yapılacağı bile ancak birkaç gün önce deşifre olmuş, bakanlığın ve TTK’nın resmi sitesinde dahi adrese yer verilmemiştir. 

Resmi olmayan kaynaklardan edindiğimiz  bilgiye göre 19. Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu'na, eski milli eğitim bakanlarından 6, eski milli eğitim müsteşarlarından 5, eski Talim ve Terbiye Kurulu başkanlarından 4, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'ndan 26 milletvekili, Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı, birim amirleri ve Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı üyelerinden 29, ilgili diğer bakanlık veya birim temsilcilerinden 23, üniversite rektörlerinden 12, eğitim fakültesi dekanlarından 12, sivil toplum kuruluşlarından 25, eğitim sendikalarından 16, çeşitli üniversitelerden alanla ilgili 16, özel ihtisas komisyonundan 50, il milli eğitim müdürü veya müdür yardımcılarından 33, ilçe milli eğitim müdürlerinden 16, maarif müfettişlerinden 9, okul kurum müdürlerinden 55, öğretmen, öğrenci ve velilerinden 150, basın mensuplarından 17 olmak üzere yaklaşık 600 katılımcı davet edilmiştir. 600 katılımcıdan yalnızca 16 sının sendikacı olmasına dikkat çekiyoruz. Üye sayısı oranıyla temsil edildiği varsayıldığında tarafsız olmalarını umacağımız sendikacı temsili  şura üyeleri içinde 1/100 oranında bir ağırlıktadır. Sivil Toplu Kuruluşu temsilcileri olarak sayılan 25 kişinin de hangi dernek ve vakıflardan katılım göstereceği bilinmemektedir.  Eğitim sistemine dair hayati kararların alınacağı şurada siyaseten bağımsız kişi ve kuruluşların oransal ağırlığı içler acısıdır. Ülkemizdeki eğitim sendikası sayısının fazla oluşu gibi bir gerekçe asla kabul edilemez. Üye sayısına bakılmaksızın her eğitim sendikasının en az 1 kişiyle temsil edilmesi durumunda bile 600 kişi içinde 30-40 kişilik bir alan söz konusudur. “Yerimiz yok” bahanesinin açılımı “siz görmeyin” anlamındadır. Nitekim iller bazında yapılan hazırlık toplantıları da adeta Eğitim Bir Sen Çalıştayı olarak gerçekleşmiştir. Cemaat ve Abant Platformunun boşalttığı yeri de Eğitim Bir Sen almış, 19. Milli Eğitim Şurası öncesi gerçekleştirdiği Eğitim ve Ahlak Şurasından “karma eğitim kaldırılsın” tavsiyesi çıkmıştır.

Antalya otellerine kaçırılan 19 Milli Eğitim Şurası, başlıklar arasına ustaca gizlenmiş gizli gündemler şurasıdır. İlan edilen başlıklar “bilimsel” görünse de, tavsiyeler ve uygulamalar noktasında önümüzdeki 3 yıla damgasını vuracak değişiklikler aşağıdaki gibi olacaktır:

Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri (Değerler eğitimi bahane edilerek zorunlu dini eğitimin okul öncesini de kapsayacak şekilde genişletilmesi, seçmeli ders havuzlarında daha fazla yer bulması, zorunlu eğitim kapsamındaki eğitim kurumlarının kız, erkek, karma kurumlar şeklinde düzenlenmesi, devlet okulları talebi karşılamıyor bahanesiyle özel imam hatip ortaokulları ve liselerinin açılması tavsiyesi, demokratik açılım beklentileri olanları heyecanlandıracak şekilde Alevilik başlığında müfredat güncellemesi, anadilde eğitim tavsiyeleri)

Öğretmen Niteliğinin arttırılması ( Öğretmenlerin eğitim fakültesi mezunu olmaları yerine her lisans mezununun öğretmen olacağı siteme geçiş, atanmış öğretmenlerin de “nitelikleri” üzerinden ayrımcılığa tabi tutulmalarını sağlayacak düzenlemeler, yandaş olanı tarafsız olandan ayırma çabalarına tavsiye kılıfı.)

Eğitim Yöneticilerinin Niteliğinin arttırılması (eğitimci olmayanların da eğitim kurumu yöneticisi olabilmesini sağlamak, mülakat temelli görevlendirmelerine yandaşlık zemininde meşruiyet kazandırmak, verilen emri sorgusuz uygulayan kukla idarecilerle öğretmen üzerindeki baskıyı arttırmak.)

Okul Güvenliği  (Başlıkla uyumsuz olsa da, disiplin, okullarda şiddet ve akademik başarı noktasında karma eğitimin olumsuz sonuçları, kız öğrencilerin okullaşma oranlarına olumsuz etkisini ispat çabaları ile, “veli talepleri doğrultusunda” kız-erkek okullarının açılması, uygulanması şüpheli “öğretmen okul nöbeti ücretlendirilsin” temennisi.)

Mevzuata göre asli üyesi, sahibi olduğumuz şuraya, ilgili komisyonlarında fiilen çalışmayacak şekilde “gözlemci” olarak katılmayı ayıp sayarız.  Dünya ölçeğinde başarısızlığı tescillenen, gerçek ihtiyaçlar ve bilimsel temeller yerine siyaseten şekillendirilen eğitim sistemsizliğine payanda olmayı reddediyoruz. Alanın uzmanı, siyaseten bağımsız GERÇEK EĞİTİMCİLER yerine, referansı siyaset olanların birbirini ağırlayacağı 19. Milli Eğitim Şurası ve kararları bizim için YOK HÜKMÜNDEDİR. Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında üyelerimizin ve kamuoyunun bilgisine arz ederiz.

Cansel GÜVEN

Anadolu Eğitim Sendikası Adına

Genel Başkan

banner182
Son Güncelleme: 01.12.2014 19:29
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol