banner374
02 Mart 2012 Cuma 12:55
 Ağzı Olan Konuşuyor, Öğretmen Hariç
 Son günlerde eğitimi toplama işlemi yaparak düzenlemeye kalkanların sayısı ne kadar da arttı. Televizyonları ve gazeteleri izlediğimizde tartışmanın başrollerinde eğitim içerisinde öğrenci olmanın ötesine geçemeyen gazeteciler, siyasetçiler, teknokratlar, bürokratlar, imamlar ve daha adını saymadığımız meslek adamlarının birbirini tırmalayarak, ısırarak caka sattıklarını görüyoruz. Bazen ayıp olmasın diye birkaç eğitimci de araya serpiştirilmiyor değil…

Ama bu toplum neleri görmedi ki? Dağlıca baskının ardından da aynı ulema güvenlik uzmanı olmadı mı? Hatırlayalım! Herkes Neron’dan bahseder gibi heronlardan söz ediyor; silahların nasıl kullanıldığını anlatırken her akşam yemeğinde kullandıkları çatal bıçaktan söz eder gibi hâkim oldukları izlenimini uyandırmaktan hiç utanmıyorlardı. Sanırsınız hepsi terör uzmanı! Bakarsınız askerliğe karşı olanlar, vicdani retçiler, çürükler…

Allah rahmet eylesin! Kolları ve bacakları olacak umuduyla nakil ameliyatına girip vefat eden bir insanın ardından herkes plantasyon uzmanı olmadı mı? Sağlık uzmanıydılar şimdi de. Cerrahtılar adeta kandan korkanlar…

Elbette şimdi de eğitim uzmanı kesilen gazeteciler yadırganmamalı. Hele din adamları! Politikacılar!

Öyle ya! Bunlar dururken bir öğretmenin düşüncesinin ne önemi var. Öğretmen dediğin nedir? Ek ders ücretini takip etmekten ve ek iş yapmaktan başka bir şey düşünmeyen kişinin böylesine önemli bir konuda maydanoz olmaktan öteye geçmeyeceği açık bunlara göre.

Ama farkındayız! Bu girişim öğrencileri artık öğretmenler yerine başka insanlara emanet etmenin vaktinin çoktan geldiğini söyleyenlerin düşüncelerini uygulamasından başka bir şey değil!

“Öyle şey olur mu?” diyebilirler. Haklılık payları var. Öğretmen kendi istedikleri gibi olursa uygundur zaten. Ama öğretmen bilimin ardından gidiyorsa sorundur.

Peki, nasıl tartışılmalı bu önemli konu?

Elbette bir bilene sormak gerekir. Konuyu önce bir halk tartışsın demek bu halkla dalga geçmektir. Mali düzenlemeler yapılırken halkın tartışmasına açıyor musunuz konuyu? Amerikayla anlaşmalar yaparken halk tartışsın diyor musunuz?

Ama yanıt hazır “biz demokratız”. Elbette millet ne derse o olur. Ne güzel kılıf!

Eğitimde programlama bir uzmanlık işidir. Ülkemizde bu işi öğreten eğitim bilimleri bölümleri var; bu bölümlerde çalışan akademisyenler, buralardan diploma almış işsizler var.

Eğitim fakültesini bitirmiş işsiziler var. Yüz binlerce öğretmen var.

Bunların hepsi eğitim programlamasındaki ihtiyaç analizinin önceliğini bilir! Bu analizi yaparken yola çıkış noktalarından biri de demokratik yaklaşımdır. Bu yaklaşım özünde çoğunluğun istediklerini eğitimin ihtiyacı olarak görmeyi gerektirir.

Ancak bu çoğunluk hangi grubun çoğunluğudur? Bakkalların mı? İmamların mı? Çiftçilerin mi? Hekimlerin mi? Gazetecilerin mi?

Yanıt her akıllı insan için basittir. Baskı gruplarının…

Baskı grubu ne demek şimdi? Faşist mi bu eğitimciler? Ne baskısı?

Aklımıza ne gelir haklı olarak? Yargı baskısı, polis baskısı, yürütme baskısı, asker baskısı; Bunlardır baskı yapan gruplar.

Hayır! O baskı grupları eğitimcilerdir; sözünün değeri olanlardır; işi bilenlerdir; işin içinde olanlardır.

Ecdadımıza yürekten bağlı olanlara hatırlatalım; ne demiş ecdadımız?

İşi bir bilene sormak lazım!

 

Serkan AVCI

Anadolu Eğitim Sendikası

Genel Sekreteri

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 02.03.2012 12:55
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol