banner374
25 Ağustos 2015 Salı 13:15
Aktif Eğitim-Sen'den Memur-Sen'e Eleştiri
 Millet olarak son birkaç yılımızı;

Toplumun küçük bir kesimini maddi-manevi hata ve kusurlarıyla birlikte korumaya ve yüceltmeye çalışırken, diğer kesimlerini millete rağmen yok etmeye, milletimizi adeta kamplara ayırmaya yönelik kin ve nefret stratejisinin,

Millete hizmet etmesi gerekirken bazı kişi, kurum ve çıkar odaklarına hizmet eden usulsüz/hukuksuz uygulamaların,

Kamuda sadece kişisel/siyasi/sendikal gerekçelerle yapılan tasfiye, kıyım, tayin ve terfilerin,

TBMM’nin seçimlerin üzerinden yaklaşık 100 gün geçmesine rağmen henüz çalışmalarına başlamaması, seçim sonrası oluşan siyasi tablonun bir hükümet kuramamasından kaynaklı siyasi çalkantıların,

8 Haziran 2015 sonrasını da milletimizin yüreğine/ocağına ateş düşüren mel’un ve menfur terör hadiseleri vb. olumsuzlukların gölgesinde yaşadık.

 

Millet olarak son birkaç yılımızda;

Kamu kaynaklarının ortak kalkınmamız yerine kamuda lükse ve israf düzeyinde harcamalara aktarıldığına,

Yerli ve Yabancı yatırımcının hukuk tanımaz uygulamalar nedeniyle yatırımlarını daha güvenli ülkelere kaydırdığına,

Artması/büyümesi için takdir ve teşvik edilmesi gereken başarı ve üretimin adeta cezalandırılması nedeniyle üretime dayalı ekonomi hızla küçülürken rant ekonomisinin adeta devleştiğine,

Siyasi-idari zaafların ekonomik yansımaları olarak kişi başına düşen gelirin yaklaşık 10 yıl önceki düzeyine gerilemesine, G20 gibi Dünya ekonomisinde karşılığı olan uluslararası oluşumlardaki yerimizin hızla gerilere düştüğüne,

Döviz-altın gibi temel ekonomik değerlerin Türk Lirası karşısında hızla değer kazanması karşısında millet olarak her geçen gün fakirleştiğimize, sabit gelirli kişilerin alım gücünün enflasyon verilerinin çok daha ötesinde düştüğüne şahit olduk.

 

Bu nedenle mevcut siyasi ve ekonomik tablo kamu emekçileri adına sendikaların Toplu Sözleşmedeki sosyal ve ekonomik taleplerini daha önemli ve öncelikli ihtiyaç haline getirmiştir.

Gerçek niyeti kamu çalışanlarının sosyal, kültürel, mesleki ve ekonomik hak ve çıkarlarını korumak olan yetkili konfederasyon ve sendikaların büyük kazanımlar elde edebilmesi için tüm koşullar oluşmuştu.

Ancak, geçen yıllarda da izlediğimiz “Ahbap Çavuş” adlı tiyatro oyununun “Dostlar Alışverişte Görsün” adlı yeni bir perdesini izledik.

 

2015 Toplu Sözleşme Görüşmeleri;

Yetkili Konfederasyon ve Sendika temsilcilerinin mutlak itaat ve teslimiyeti ile Kamu İşveren Heyeti Başkanının hakimiyetinde başlaması,

Kamu İşveren Heyeti Başkanının hükümet adına sunduğu ham tekliflerin bile görüşme masasında “Cumanın bereketi” nev’inden “güzellemelerle” karşılanması,

Yetkili konfederasyon dışındaki konfederasyon temsilcilerinin Kamu İşveren Heyeti Başkanı tarafından kamuoyu önünde özellikle dikkate alınmaması,

Yetkili Konfederasyon ile Sendikaların İktidar Partisi ve dolayısıyla hükümetle karşılıklı ve koşulsuz desteğe dayalı malum ve maruf işbirliği nedeniyle maalesef beklenildiği gibi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

 

Sonuç olarak zafer görünümle hezimet sözleşmesiyle;

1- Tüm Kamu Çalışanları için talep ettiğimiz 11 Mali Haktan 10’u hakkında hiçbir kazanım elde edilemezken sadece maaş zamları konusunda 2016 yılı için istediğimiz %10+%10+ Enflasyon Farkı yerine %6+%5+Enflasyon Farkı ve 2017 yılı için %10+%10+ Enflasyon Farkı yerine %3+%4+Enflasyon Farkı şeklinde ülkenin ekonomik realitelerinden uzak, son 2 haftada döviz ve altındaki fiyat artışından kaynaklı alımgücü kaybını bile karşılamayacak düzeyde göstermelik bir zam teklifine imza atılmıştır.

2- Eğitim Çalışanları için talep ettiğimiz 20 Mali Haktan 18’i hakkında yeni hiçbir kazanım elde edilemezken sınav görevi karşılığı ödenecek ücretin 122.00 TL’ye yükselmesi sağlanmış ve 6 saat ek ders ücreti ödenmesini istediğimiz öğretmen nöbet görevi için 2016 yılında sadece 2 saat, 2017 yılında sadece 3 saat ek ders ücreti ödenmesi teklifine imza atılmıştır.

3- Tüm Kamu Çalışanları için talep ettiğimiz 3 önemli ve hayati Sosyal Haktan hiçbiri hakkında kazanım elde edilememiştir.

4- Eğitim Çalışanları için talep ettiğimiz 4 Sosyal Haktan hiçbiri hakkında kazanım elde edilememiştir.

5- Tüm Kamu Çalışanları ve Eğitim Çalışanları için talep ettiğimiz 2 Sendikal Hak ta sözleşmenin kazanımlar hanesinde kendisine yer bulamamıştır.

 

(Toplu Sözleşme Mukayese Tablosu için tıklayınız.)

 

Ezcümle;

Bugün birileri;

Toplu Sözleşme metnindeki tüm maddeleri kazanım olarak görüyor olabilir,

Geçen yıllarda zaten var olanları da bu yılın kazanç hanesine yazabilir,

Toplu Sözleşme Görüşmeleri tarihinde bir defa bile Kamu İşveren Heyetine temsil ettiği yüzbinler adına tavır koyamadıkları halde verdikleri kahramanca (!) mücadelenin destanını yazabilir,

Kamu çalışanının ilk defa yüzünü güldürdüklerini iddia edebilirler.

 

Oysa;

Namık Kemal’in dediği gibi “Tebeddül-ü esma ile hakaik tebeddül etmez.” Yani “İsimleri değiştirerek gerçekleri değiştiremezsiniz.”

Gani (Zengin demektir) ismini vererek açlıktan nefesi kokan birinin karnını doyuramazsınız.

“Hezimetler” adını “zafer” koymakla başarıya dönüşmez.

 

Görünen o ki kamu çalışanları olarak hak ettiklerimizi alabilmemiz için;

Her zaman Hakkın ve Haklının yanında olan,

Ülkenin, milletin ve üyelerinin çıkarlarını kişisel/kurumsal çıkarlardan önde gören,

Millete rağmen değil milletle birlikte kazanmayı ilke edinen,

Hiçbir siyasi-ideolojik-etnik vb. yapının koşulsuz yanında ya da karşısında olmayan bir sendikal anlayışın yetkili olması gerekecek.

Ve bunun için Aktif Eğitim-Sen ailesi olarak milletimize, meslektaşlarımıza ve öğrencilerimize karşı sorumluluğumuzun gereği olan ilkeli mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.

 

Aktif Eğitimciler Sendikası

Genel Merkezi

banner182
Son Güncelleme: 25.08.2015 13:16
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
eğitim bir sen 1 yıl önce

siz önce iki yakanızı bir araya getirmeye bakın bu güne ne hayır işledin de veya yaptınızda millet beğendi siz zamanında size havlayan ların yanında şimdi sığıntı el pençe bekleye durun sıra size de gelecek siz önce hesap zamanınızı düşünün kul ve yetim haklarını vatan hainliği yanınıza kalmayacak paralel yapının maşası olursunuz gün gelince kimse arkanızda durmayacak. göreceksiniz tabi ki sizde olanları kastettim