banner374
17 Nisan 2015 Cuma 08:21
Atilla Olçum: 2 Yılda 18 Kazanım Elde Ettik
 Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, başta ek ders esaslarındaki adaletsizlikler olmak üzere, sınav görev ücreti, nöbete ücret gibi sorunları çözmek için mücadele verdiklerini ifade ederek, “2013 yılı toplu sözleşme görüşmelerinde ‘angaryaya hayır, nöbete ücret istiyoruz’ diyerek nöbete ücret talebinde bulunan ilk sendikayız. 2013 ve 2014’te yapılan Kurum İdari Kurulu toplantılarında da bu sorunları sendika olarak gündeme biz getirdik. Fakat bugün birileri rol almanın değil, rol çalmanın derdindedir. 15 Mayıs yaklaşırken, kurulmuş saat gibi, her yıl aynı yönteme başvurmaya, çamur at izi kalsın mantığıyla yalan dolan sendikacılığına sarılanlara prim vermeyelim” dedi.


Hiçbir kazanım elde edememenin hazımsızlığını yaşıyorlar

 

Eğitim-Bir-Sen Ankara1 No'lu Şubemizin Polatlı'da düzenlediği dayanışma programına katılan Atilla Olçum, 9 yıl boyunca yetkili olup hiçbir kazanım elde edemeyen sendikaların, iki yılda 18 kazanıma imza atan Eğitim-Bir-Sen’e kara çalmaya çalıştıklarını, dezenformasyon ile eğitim çalışanlarını yönlendirme gayreti içerisine girdiklerini belirterek, “İftira, yalan ve çarpıtmayı sendikacılık sananlar, 23 yıllık sürede hak ve özgürlük adına çok önemli işlerin altında imzası olan Eğitim-Bir-Sen’e dil uzatıyorlar. Yetkili oldukları 9 yıllık süreçte eğitim çalışanlarının hiçbir sorununu çözmediler. Hiçbir kazanım elde edemediler. Eğitim çalışanları ve eğitim sistemi ile ilgili bütün kazanımların altında Eğitim-Bir-Sen’in imzası vardır” şeklinde konuştu.



 

Kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkına sahip olmasının da Eğitim-Bir-Sen’in, Memur-sen’in eseri olduğunu söyleyen Olçum, “Referandum paketine kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı verilmesine ilişkin madde sendikamızın mücadelesi sonucu konuldu. Eğitim-Bir-Sen’in mücadelesiyle birçok sorun çözüldü. Ancak hâlâ çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bu sorunları çözecek olan da yine Eğitim-Bir-Sen olacaktır” ifadelerini kullandı.


 

Eğitim-Bir-Sen’in sosyal ve özlük hakları kadar özgürlükler konusunda da verdiği mücadeleyle farkını ortaya koyduğunu dile getiren Olçum, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her konuda olduğu gibi öğretmenlerin nöbet ücreti konusunda da birileri rol almak değil, rol çalmak niyetinde. 2010 yılında düzenlediğimiz ‘Eğitim Öğretim Bilim Hizmet Kolu Çalışanları Sorunları ve Çözüm Önerileri Şûrası’nda ilk defa nöbete ücret konusunu gündeme getiren biziz. 2013 yılında yapılan toplu sözleşme görüşmelerine de bu sorunu taşıyarak, nöbete ücret verilmesini talep ettik. Kamu Personeli Danışma Kurulu ve Kurum İdari Kurulu toplantılarında defalarca sorunu dile getirdik. Sorunu Milli Eğitim Bakanı ve müsteşarla ayrıntı olarak değerlendirdik. Onlar da sorunun çözümünden yana tavır ortaya koyarak, atılacak adımlar konusunda olumlu bir tutum içerisinde olduklarını gösterdiler. Birileri, kaos oluşturarak rant devşirmek; okul müdürlerini, okulları yönetemez duruma getirmek amacıyla bir eylemlilik süreci başlattı. Öğretmen arkadaşlarımız ve okul müdürlerimiz bu tür hareketlere prim vermesinler.”

 


 

Adaletsizliklerle mücadelemiz devam ediyor

 

Geleceğin dönüştürücü özneleri olan eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümüne ilişkin çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Olçum, “Bakanlığın sınavında güvenliği sağlayanlara 120, görevi yapan öğretmene 45 TL ödeniyor. Bu ücret uygulamasını kabul etmemiz mümkün değil. Bu sorunların her birinin çözülmesi yönündeki mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz” diye konuştu.

 

Toplantıda Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Yüksel Haşlak da bir konuşma yaptı. 

banner182
Son Güncelleme: 17.04.2015 08:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol