banner374
11 Haziran 2012 Pazartesi 16:06
Bakan da Öğretmenleri Görebilseydi
 Her fırsatta yüksek teknolojiden, FATİH projesinden bahseden bakanlığın sanal konferanslarla her ile ulaştığı bu çağda öğretmeni illaki kadrosunun bulunduğu ilde eğitime alma ısrarını anlayamıyoruz. Söz konusu eğitim gerçek “uzaktan eğitim” mantığıyla internet olanağı olan herhangi bir yerden alınabilecek, IP üzerinden katılım kontrol edilebilecekken, dinleyicinin yalnız nesne olduğu nutuklara maruz bırakılması yanlıştır. Telekonferans adında monolog yapılması, iletişime kapalı, tebliğ eden bir yönetim yaklaşımına delildir. “Sayın bakan da bizi görecek mi? Sorusu, “o sadece bildirecek” şeklinde yanıtlandığı sürece bu işten hayır gelmez.

Pazartesi günü Sayın Bakan DİNÇER’in telekonferansı ile başlayan seminer çalışmalarında mesleki gelişim ve motivasyonun arttırılması hedefleniyormuş. Biz bu hedefi yerinde buluyor ancak hedefe bu yolla ulaşılamaz diyoruz. Mesleki gelişim öğretmeni salonlara doldurup konferans dinleterek sağlanmaz. Motivasyon bürokratların ekrandan parmak sallamasıyla artmaz. Toplu sözleşme ayıbıyla yüzeye çıkan, grev ve sınav boykotu ile dışa vurulan itibarsızlaştırılmaya yönelik tepki, seminerin ilk günü bakanın konferansı sırasında salonların terk edilmesiyle sürüyor.


Öğretmenler az çalışıp çok tatil yapan niteliksiz bir memur gibi görülmeye, uğradıkları ekonomik, fiziksel ve psikolojik şiddete karşı isyan duyguları besliyor. Sendikalarla, sendikasız, sendikalara rağmen geliştirdikleri pek çok yeni eylem bu sivil itaatsizliğin giderek artacağının göstergesidir.


“İşveren azapta gerek” mantığı güdülmediyse memleketlerinden uzak bir öğretmeni güya uzaktan eğitim alsın diye yakında, el atında tutmak eğitimin istendik olması felsefesine de terstir.


Halen yürürlükte olan İ.K.Y., Madde 98’e göre ilgili seminerleri memleketinde alması öngörülen birleştirilmiş sınıflı köy öğretmenleri ile okul öncesi öğretmenlerinin memleketlerinde eğitim görmesi pek çok il ve ilçede engellenmiştir. Sendikamızın bu durumdaki üyeleri için bakanlık ve iller bazında yürüttüğü diyalog trafiği ile sorun çözülse de, binlerce öğretmen haklarını arayan olmadığından ya da hak araması engellendiğinden mağdur olmuştur.


Tespitlerimize göre 3 haftalık eğitimin UZAKTAN diye tanımlanan 1 haftasının kadronun bulunduğu yerde alınmasında ısrar eden ilçeler mevcuttur. Bu ısrar bir kara mizah örneğidir.“Eğitimini burada alacaksın öğretmenim, çünkü bu UZAKTAN EĞİTİM!” şeklinde bir cümleye maruz kalan eğitimcinin mantık sistemi çöker.


“Uzaktan kısmını burada al, diğer iki haftayı memleketinde” diyen milli eğitimlerden bir kısmı bu çakılı eğitimi 2., 3. haftaya koyarak ne kadar yaratıcı olabildiklerini ispatlamıştır. “1 hafta memlekete git, öbür hafta gel, sonra yine gidersin” şeklindeki bu yaklaşımın öğretmene geçici görev yolluğu ödenmesini gerektiren bir durum olduğu unutulmamalıdır. Bu gidiş gelişlere dair maliyet ve güvenlikle ilgili sorumluluk tamamen idareye aittir.




Bakanlığın amacı gerçekten eğitime dair verimi, motivasyonu arttırmaksa öğretmenle bozulan ilişkiyi seminerleri herhangi bir ilde alabileceklerine dair genelgeyi yayınlayarak ilk adımı atabilir. Yok, “biz amiriz siz de memur” deniyorsa, zorla eğitilemeyecek tek meslek grubu biz öğretmenleriz, biline…


Cansel GÜVEN
Anadolu Eğitim Sendikası
Genel Başkan

banner182
Son Güncelleme: 11.06.2012 16:06
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol