banner374
11 Ekim 2015 Pazar 11:40
Çağ insana aç, insan örgütlü güce muhtaç

 İşte o yazı;

Hayatın hakikate, hakikatin de hayatta kalmaya ihtiyaç duyduğu günlerden geçiyoruz. Gerçeklerin üstüne gerilen perdelerde oynatılan gölge oyunlarını ayıklayarak, yol almak, problem çözmek, kazanımlarımıza sahip çıkmak, kardeşliğin türküsünü en yüksek tonda söyleyerek koromuzu büyüterek sesimizi çoğaltarak ilerliyoruz. Çağın asalete, asaletin de ahlaki üstünlüğe ihtiyacı var düsturuyla yapıcı güç, birleştirici muvakkitler olarak çağa karşı borcumuzu ödeme gayreti içindeyiz.

Eğitim çalışanlarının tercihi, yaptığı faaliyetlerin niteliği ve ortaya koyduğu diskurun kuşatıcılığıyla Genel Yetkili Sendika sıfatıyla yürüttüğümüz toplu sözleşme süreci, sonuçlarının mali katkısı, sosyal artısı ve bizatihi yürütülüş stratejisi bakımından toplumsal sözleşmeye dönüşmüştür.

Teşkilatlarımızın alandaki soluklanmak  bilmeyen seferi, öğretmenler odasının teneffüs edilen nefesi, ziyaretlerimizde görmeden ayrılmadığımız eğitimin görünmez kahramanları şef, memur ve hizmetlilerin dillendirdiği teklifleri, üniversitelerde hocalarımızın ve idari personellerimizin kendi perspektiflerinden yansıttıkları izlenimleri, KYK çalışanlarımızın paylaştıkları tecrübeleri, yaptığımız çalıştaylardan damıttıklarımızla makul teklif, kararlı mücadele illa ki kazamım prensibiyle yürüttüğümüz toplu sözleşme süreci çalışanların direkt milletimizin de endirekt kazanımı olarak tarihe geçmiştir.

Hıfzıssıhhamız için elzem olan maddi ve manevi kazanımların birbiriyle bezendiği bir tablo ortaya içinde mali kazanımların tatminkâr, sosyal kazanımların sorun çözmeye ayarlı, verimli çalışmaya odaklı oluşu, inanç hak ve hürriyetlerinin gözetilerek ibadetin saatin değil saatin ibadetin eksenine gireceği bir döneme geçilmiştir.

Toplu sözleşmenin pozitif iklimiyle birlikte oluşturulmaya çalışılan algının yüzündeki maskeyi sıyırarak barış, kardeşlik ve dayanışma ruhu içerisinde insanın insan için en büyük esenlik olduğu gerçeğiyle hareket edebilmeliyiz.  Korku siyasetiyle; benliğin sindirilmesine, oluşturulan kamplarla bizliğin yok edilmesine, kaşınan yaralarla kimliğin tarumar edilmesine fırsat vermeden, kazanımlarımızı haykıracak özgüveni her platformda hissettirmeli, muhtaç olanın ihtiyacı olan toplumsal güveni elbirliğiyle; mayamızda bulunan “Hılful Fudul” örnekliği ile icra edebilmeliyiz. Çünkü biz ayrıştıranlara inat birleştirdiğimiz için en büyük gücüz.

Gücümüzü bize en çok ihtiyaç duyulan günlerde defalarca tescillemiş bir örgütüz. Biz insani farklılıkları hikmet, ırki farklılıkları kurbet, kültürel farklılıkları da medeniyet bilerek bu farklılıkları ideolojik saplantılara uğratmadan kardeşlik potasında hercümerç edip,  Türkiyelilik bilinciyle hareket edenleriz. Biz yurtdışında yetim güldüren, dünyanın öbür ucundan mazlumlar için infak vakti ilan eden, Prizren’de Taşköprü’de Muhammed Mursi için haykıran, Diyarbakır Ulu Camii önünde kardeşlik için teröre dur diyen, Ankara’da yüz binleri devasa bir gövdenin uzuvları olarak birleştiren; değerlerin insanla daim, insanın da değerlerle kaim olacağına inananlarız.

Hayatın tekamülü, mükemmelliğin bitmeyen seyri içre çarşı pazar her yerin öğrenme ve öğretme mekanına dahil olduğu, öğretmenliğin zamanın bitimsiz akışına ittisal etmiş haliyle mesai ve görev kavramlarının çok daha üstünde evrensel bir dille kucaklandığı; çocuklarımıza kalıcı tutum ve davranışlar kazandıracağımız, gençlerimize mirasımızın kutlu yükünü ufuk olarak aşılayacağımız, eğitim çalışanlarına huzur ve güveni kati tesis edeceğimiz, millet olarak geleceği geçmişin gölgesinde el ele inşa edeceğimiz bir yıl olmasını temenni ediyorum.

Şükrü Kolukısa 

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı

banner182
Son Güncelleme: 11.10.2015 11:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ALPEREN 1 yıl önce

niye ? tek başınıza kendinize güveni olmayan güruh...

Avatar
yavuz 1 yıl önce

Örgütlü gücünüzü rutin alan degisikligi bekleyen biz üyelerinizde görmek istiyor.