banner374
14 Kasım 2013 Perşembe 22:58
Dersaneleri Kapatmayı Unutun
 Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1 Kasım 1926’da TBMM’de, “Memlekette talim ve tedris esaslarını ilmi ve müstakil bir merkezden sevk ve idare maksadıyla tasavvur edilen Talim ve Terbiye Dairesi tesis edilmiştir” diyerek kuruluşunu ilan ettiği Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, 22 Mart 1926’da Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati döneminde TBMM tarafından çıkarılan 789 sayılı “Maarif Teşkilatına Dair Kanun”a dayanılarak Millî Talim ve Terbiye Dairesi olarak kurulmuş ve o tarihten günümüze kadar değişik isimler almıştır. Başkanlık; eğitim sistemimize, müfredatlara yön verir.




Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak ülkemiz koşullarına, ihtiyaçlarına uygun eğitim modellerini geliştirmek için Dünya’daki farklı ve başarılı sistemleri de incelemek, gerektiğinde uyarlamak, bilimde ve eğitimde yeni gelişmeleri takip ve tatbik etmekle mükellef TTK artık kaldırılmak isteniyor. Son çeyrek yüzyıl içinde eğitim sistemini inşa etmekten çok, siyasi iktidarların seçmen profiline uygun yurttaş yetiştirmek üzere çalıştığını gözlediğimiz TTK içinde uzmanlığından çok yandaşlığı ile yer edinen komisyon üyeleri eleştirilmektedir. Verdikleri kararlar, onayladıkları ve tavsiye ettikleri kitaplar, çağdaş ve bilimsel eğitimin uzağında müfredatlar ile iktidarın evrak onay makamı haline gelen TTK, kuruluş amaçlarını terk etmiştir. Kurul zaten Sayın Nimet BAŞ döneminden bu yana kuruluş yıl dönümlerini kutlamamaktır.

Bir ülkenin eğitim politikasının kendi ihtiyaçları ile uyumlu, özgün yani MİLLİ olması gerektiğini yalnızca sendikamız değil eğitimde başarıyı yakalamış tüm ülkeler savunuyor, hatta uyguluyor. Milli ve kalıcı bir eğitim sistemini kuracak olan da siyaseten bağımsız eğitimciler, bilim insanlarıdır. AES bu noktada düğümlenen ve başarısızlığı kader edinmiş eğitim sistemsizliğimizin çözümünü özerk Talim Terbiye Kurulu, hükümetlerin atamayacağı Milli Eğitim Bakanlarında aramak gerektiğini savunur. Bırakın iktidarı, bakan hatta müsteşar değişince değişen sistemin faturasını başarısızlık ve cehaletle ödüyoruz. Her biri bir birinden değerli işletmeciler, personel müdürleri, hukukçular, kamu yöneticileri kan ter içinde bakanlıkta eğitime yöne vermeye çalışıyor, onlara da yazıktır. Siyasilerimizin ülkenin geleceğine bir yön çizme noktasında hak ve sorumlulukları olduğu da gerçektir elbet. Bu hedef ülke nüfusunu nitelikli, bilimsel ve parasız eğitime kavuşturmak, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda mesleğe yöneltmek, mezun olduklarında istihdam edebilmek ise bu amacı gerçekleştirecek olan EĞİTİMCİLERDİR.

Liyakati sorgulanmadan her hangi bir bürokrat gibi atanan, üzerlerinde yandaş sendikaların etkili olduğu TTK komisyon üyeleri bu ülkenin eğitimine yarardan çok zarar vermektedir. Kısacası ve son söz; eğitimin geleceği uzmanlığı ve tarafsızlığı tartışmasız gerçek eğitimcilere bırakılmalı, TTK siyasi gölgelerden arındırılarak özgürleştirilmelidir. Güncel siyasetin aracı kurumu gibi kalacaksa, kapatılıp bütçesinin öğretmen alımına harcanması daha yararlı ve samimi olur.

***

Dershaneler siyasetin değil, eğitimin sorunu!

Eğitim eksenli olmaktan çok “biz size gösteririz” tadında siyasi bir restleşmenin unsuru olan dershaneler de yine gündemde.

Adalet ve Kalkınma Partisi ile Fetullah Gülen Cemaati arasında muktedir olma alanı olarak karşımızda duran dershaneleri ait olduğu sahada tartışmak mümkün görünmüyor. 1 yıl kadar önce Eğitim Bir Sen’den ayrılanlarca kurularak kısa sürede on binlerce üyeye ulaşan Aktif Eğitim Sendikasının, hükümetin dershane kapatma ısrarından vazgeçmesiyle kendini feshetmesi de anlamlıdır. Kısa süreliğine küllenerek ertelenen dershane kapatma meselesi MEB Müsteşarlığı tarafından hazırlanan yasa taslağı ile meclise getirildi. Bu hazırlığın iktidar partisi hatta Sayın Başbakandan habersiz yapıldığını düşünmek saflıktır.

Cemaate bağlılıkları bilinen yayın organları tarafından büyük tepkiyle karşılanan, her durumda başbakanı savunanların dershane düşmanı kesildiği bu ortamda “mesele üç beş dershane değil, sen hala anlamadın mı?” demekteyiz.

Ülkemizdeki yaygın, etkili ve zincir dershanelerin cemaatle bağlantısı, bu dershanelerin sınav başarısı kadar Fetullah Gülen Cemaatine sadık gençler yetiştirme misyonu üzerinden KRAL ÖLDÜ, YAŞASIN YENİ KRAL diyebiliriz.

Aynı cemaatin okulları da yaygındır ve dershanelerin okula dönüşmesiyle yine öğrenci bulacaklardır ancak, dershane (sınav) başarısı ile cemaat okulu yerine fen lisesi, Anadolu Lisesi seçen öğrenciler dershanede öğretim dışında aldıkları “yan eğitimden” uzak düşecektir ve kıyamet burada kopuyor.

Biz bu savaşın “çimen” tarafıyız. Üzerimizde filler tepişmekte iken, dershanenin sonuç olduğunu,  eğitimde fırsat eşitsizliğini giderme adına görece bir ara çözüm olduğunu, kaldırılması girişiminin yalnızca tabela kaldırmaktan ibaret, kayıt dışı ve merdivenaltı hizmete evrimleşeceğini, 50 binden fazla öğretmenin ve on binlerce çalışanın işsizler ordusuna katılacağını, başarılı ve fakir öğrencilerin bursla alabildikleri hizmetin tamamen ortadan kalkacağını…. bilmekteyiz.

Biz, eğitim sendikalarına soran yok. ÖZDEBİR e soran yok, veli ve öğrencilere bile sorulmuş değil ancak sözümüzü esirgeyecek değiliz. Özel dershanelere ve özel okullaşmaya bu denli kafa yoran hükümetin DEVLET OKULLARINA mesai harcaması halinde dershane ihtiyacı, sayısı azalır. Bir eğitim kurumu olarak kabul edilmese de “öğretim kurumu” olan dershaneyi kumarhane, fuhuşhane, birahane kapatır gibi kapatamazsınız. Yasal bir gerekçe uydurmakla gülünçleşir, kayıt dışına kaydıklarında kontrolü tamamen kaybeder, eğitimde kalite, eğitim ortamında güvenlik zafiyeti yaratırsınız. Bu arada cemaat çok kızar mı, bunun siyasi sonuçları ne olur bizim problemimiz değil.  Eğitim sistemsizliğimizin bir çıktısı, sonucu olan dershaneler düğmeye basarak kapanmaz. Kaçak Kuran kursu açmanın suç olmaktan çıkarıldığı hukuk devletimizde kaçak dershaneleri nasıl cezalandıracaksınız ki?

Bu savaşın bir kazananı olacaksa o da çocuklarımız olsun. Yani; iyi olan kazansın efendim. Merakla izliyoruz…

14.11.2013

Cansel GÜVEN

Anadolu Eğitim Sendikası

Genel Başkanı

 

guven@aes.org.tr

banner182
Son Güncelleme: 14.11.2013 22:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
saçma söz 3 yıl önce

yazıda "kaçak kuran kursu açmanın suç olmaktan çıkarıldığı hukuk devletimizde kaçak dershaneleri nasıl cezalandıracaksınız ki?" sözünü hiç beğenmedim çok saçma olmuş..... tamamen ideolojisini yansıtmış.