banner374
20 Kasım 2013 Çarşamba 21:23
Devlet Eğitim Alanındaki Sorunları Çözerse Dershaneye İhtiyaç Azalacak

 Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, bireyi, insanı, milleti merkeze almayan oluşumların sivil olamayacağını ancak sivilceli olabileceğini belirterek, “Memur-Sen, bu açıdan sendikacılığın yeni bir destanını yazıyor. Kamuda başörtüsü özgürlüğü yüzde yüz Memur-Sen’e ait bir proje. Şapka kanunu yürürlükte ama kimse bu kanuna uymuyor, bu suç değilse, 82 model yönetmeliği tanımamak daha ahlaki, daha erdemli bir davranıştır diyerek bu sorunu fiilen çözen biziz” dedi.

Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şubesi tarafından Özlem Düğün Sarayı’nda düzenlenen “Medeniyet Davamız, Demokrasi Mücadelemiz ve Gençlik” konulu konferansta konuşan Gündoğdu, özelde üyelerinin, genelde Türkiye’nin ve insanlığın geleceğini dert edinerek sendikacılık yaptıklarını söyledi.

Değerler sendikacılığını medeniyet değerleriyle buluşturmak, kuşatmak, yaşamak ve yaşatmak olarak hayata geçirmek üzere yola çıktıklarını ifade eden Gündoğdu, “Ücret sendikacılığı elbette insan onuruna yaraşır ücrete kavuşmak için rutin işlerimizden ama medeniyet davamıza hizmet etmek sendikacılığımızın esas amacını oluşturuyor” şeklinde konuştu.

“Eskiden paket paket darbe vardı, şimdi paket paket de olsa demokrasi var” diyen Gündoğdu, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in, çözüm sürecinin hayata geçmiş, başarılmış bir karışımı, bir tablosu olduğunu kaydetti.

Gençliğin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla Genç Memur-Sen’i kurduklarını belirten Gündoğdu, son günlerde gençlikle ilgili iki önemli tartışmanın bulunduğunu, bunların, gençlerin kaldığı evler ve dershanelerin kapatılmasına yönelik tartışmalar olduğunu dile getirdi.

İki konunun da tartışılma biçiminin yanlış olduğunu vurgulayan Gündoğdu, “Bugün gençlikle ilgili iki tartışma var. Birisi, gençliğin kaldığı evler. Sayın Başbakan’a teşekkür ediyorum, bu konuyu bu kadar önemli bir şekilde gündeme getirdiği için. Sayın Kılıçdaroğlu’na ilk kez teşekkür ediyorum, ‘Biz CHP olarak da nikâhsız evli olmayan kız ve erkeklerin aynı evde kalmasına razı olmayız’ dediği için” diye konuştu.



Dershanelerin Tartışılma Biçimi Yanlış

Dershanelerin tartışılma biçiminin yanlış olduğunu ifade eden Ahmet Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu eğitim sistemi, eleyen bir sistem olduğu sürece, üniversiteye gelinceye kadar bu çocuğun önüne koyduğumuz tek değer, ‘yavrum ne kadar netin olursa o kadar değerlisin.’ Komşunun oğlundan bir neti fazla olan daha değerlidir. Ahlaklı olmak, erdemli olmak, hayata hazırlık yok. Testle tost arasına sıkıştırmışız. Üniversiteye gelince hangi değeri isteyeceksiniz. Yurtlar mükemmel yapılmış ama yeterli değil. Maddi, teknolojik gelişmeler çok güzel ama ruhun inkişafıyla ilgili yeterli adımlar atılabilmiş değil. 4+4+4, dört dörtlük eğitim. Kur’an ve Siyer derslerinin seçmeli de olsa olması. Bu ilk kez hayata geçti ama şu anda dershanelerin tartışılma biçimi de yanlış.”







 

Devlet Eğitim Alanındaki Sorunları Çözerse Dershaneye İhtiyaç Azalacak

Yüzde 58 evet ile paydaş olanların, bu yüzde 58’e zarar verme hakkının olmadığının altını çizen Gündoğdu, “O zaman devlete düşen görev; birincisi, eğitimi, sınavları amaç olmaktan çıkarıp, hayata hazırlık olarak öne çıkarmak. İkincisi, 120 bin öğretmen açığı var, 39 bin ücretli, vekil istihdam edilmiş. Öğretmenin ücretlisi, vekili olmaz. Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere, öğretmenlerin bölgeler arası dağılımındaki adaletsizlik eğitimde fırsat eşitliğinin hayata geçmesine engel. Eğer devlet bu sorunları çözerse, dershanelere zaten doğal olarak ihtiyaç azalacaktır. SBS ile ilgili bir adım atıldı, 280 bin öğrenci dershanelere gitmemeye başladı” değerlendirmesinde bulundu.



Dershanelerin sebep değil, sonuç olduğunu kaydeden Gündoğdu, şunları söyledi: “Dershane, asli ürün değil, yan üründür. Dershane, devletin yapması gerekip de yapmadıklarından doğan ama kayıtdışı hayata yolculukta diploma vermeyen, umuda yolculukta yan unsurlardır. Yapılması gereken, Eğitim-Bir-Sen olarak biz, hükümet, dershaneler, Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer paydaşların bir araya gelip bir taraftan eğitimin bu eksikliklerini gidermek, diğer taraftan dershanelerin dönüşümü için bunu en az dört yıllık bir sürece yayarak, eğitim odaklı pedagojik yaklaşımla konuya bakmaktır. Onun için diyorum ki, dershaneler kapatılmamalı, kapanmalıdır.”

 

Büyük Türkiye’yi Hep Beraber Oluşturmamız Lazım

Gündoğdu, 2010 Referandumu’ndan önceki Türkiye’ye eski Türkiye dediğini, çünkü o Türkiye’de Anayasa gereği oluşturulmuş bürokratik oligarşinin sözcülüğünü yapan kurumlar eliyle milletin iradesinin değersizleştirildiğini belirterek, “Şimdi bütün kurumların millete hizmet etmek zorunda olduğu bir yolculuğu gerçekleştiriyoruz. Bunun miladı 2010’da yapılan referandumdur. Çözüm sürecine de, kamuda başörtüsü yasağının kaldırılmasına da, yeni anayasa ihtiyacına da bu açıdan bakıyoruz ve 76 milyonun kardeşliğini önemsiyoruz. Çanakkale ruhu, bizim olmazsa olmazımızdır. Çanakkale ruhunda zalime karşı, yedi düvele karşı Kürt’üyle, Türk’üyle, Alevisi’yle, Sünnisi’yle omuz omuza vermiş bir millet kavramı var. Bu millet kavramını biz, Memur-Sen olarak çok önemsiyoruz. Büyük Türkiye’yi hep beraber oluşturmamız lazım” dedi.





 

Memur-Sen Sendikacılığın Yeni Bir Destanını Yazıyor

Büyük Türkiye’nin içerisinde sendikaların sivil olmak zorunda olduğunu ama geriye dönüp bakıldığında yakın tarihimizde iki kirli sürecin olduğunu ifade eden Gündoğdu, şöyle konuştu:

“Biri 28 Şubat. 28 Şubat’ta beşli çete içerisinde Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu var, yeni süreçte de, Ergenekon sürecinde de Ergenekon’un planladığı darbeler içerisinde Ergenekon’a ev sahipliği yapan o günün en büyük memur konfederasyonu var. O zaman ‘ne için sendikalar’ sorusu sorulduğunda; birey için, insanımız için, üyemiz için, millet için cevabını veremeyen, bireyi merkeze almayan oluşumlar sivil olamaz ancak sivilceli olabilir. Memur-Sen, bu açıdan sendikacılığın yeni bir destanını yazıyor. Kamuda başörtüsü özgürlüğü yüzde 100 Memur-Sen’e ait bir proje. Şapka kanunu yürürlükte ama kimse bu kanuna uymuyor, bu suç değilse, 82 model yönetmeliği tanımamak daha ahlaki, daha erdemli bir davranıştır diyerek bu sorunu fiilen çözen biziz. İktidar da hukuken çözmüş oldu.”

Çözüm sürecinde eşit yurttaşlık, ötekileştirilen başörtülülerin, Alevilerin, Kürtlerin, muhafazakârların, toplumun ötekisi görülen Romanların eşit olduğu bir yaklaşım adına taşın altına ellerini koyduklarını dile getiren Gündoğdu, “Bugün açıklanan paketler hala birçok eksikliğine rağmen, Alevilerle ilgili kucaklama, Romanlarla ilgili kucaklamalarda topyekûn milleti yeni anayasayla kucaklayan bir ihtiyacı henüz karşılamamış olmasına rağmen istikameti doğru ve bu istikamet milletin istikametidir” ifadelerini kullandı.



Konferansa Bingöl Valisi İbrahim Taşyapan, Belediye Başkanı Serdar Atalay, Emniyet Müdürü Ercan Taştekin, Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı, Kurum amirleri, bini aşkın üye ve davetli katıldı.

Genel Başkan Ahmet Gündoğdu, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, Memur-Sen Bingöl İl Temsilcisi Mücahit Çelik, Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şube Başkanı Yunus Kava ile birlikte, Vali İbrahim Taşyapan, Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı, İl Sağlık Müdürü Dr. Abdullah Demir ve Müftü Mecit Can’ı ziyaret etti. 

















- See more at: http://www.egitimbirsen.org.tr/manset-haberleri/sendikaciligin-yeni-bir-destanini-yaziyoruz-/2414/#sthash.hHsV6JxA.dpuf
banner182
Son Güncelleme: 20.11.2013 21:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol