banner374
17 Eylül 2012 Pazartesi 16:32
Eğitim Bir Sen Sonuç Bildirgesi Yayınladı
 
Antalya’da gerçekleştirilen Eğitim Bir-Sen 6. Türkiye Buluşması, sonuç bildirgesinin okunmasının ardından sona erdi. Türkiye ve dünya gündemine değinilen ve 20 maddeden oluşan sonuç bildirgesi şu şekilde:

 

-Dinimiz Islama ve Hz. Peygamberimize hakaret eden fikir ve hürriyet kapsamında değerlendirilemeyecek, açıkça provokasyon amacı taşıyan filmi planlayanları, çekenleri, oynayanları ve dünya kamuoyuna internet aracıyla yayanları esefle kınıyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak derhal sorumlular hakkında soruşturma başlatılmasını ve suçluların cezalandırılmasını bekliyoruz. İslam dünyası olarak haklı tepkilerimizi İslam’ın özüne ve Müslüman’ın ferasetine yakışacak şekilde vererek, filmi çekenlerin ve arkasındaki Siyonist güçlerin oyununa gelmememiz gerektiğine inanıyoruz.

 

-Suriye’de kan akıtmaya ve katliam yapmaya devam eden, Esat yönetimindeki Baas rejimini kınıyoruz. Katliamları seyreden, gerek ülkemizdeki gerekse dünyadaki destekçilerini anlamakta güçlük çekiyoruz. Bütün ülke ve uluslar arası kuruluşları katliamı durdurmak için birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.

 

 

 

-Türkiye’nin gelişmesini engellemek isteyen ve yakın ülkelerdeki karışıklıkları, fırsat bilenler terörü azdırma ve terör örgütünü maşa olarak kullanma yarışına girmişlerdir. Son günlerde terör saldırılarının artmasını terör örgütünün ve yandaşlarının son çırpınışları olarak görüyoruz. Birlik ve beraberliğin mayasının çalındığı bu topraklar ve medeniyet mefkûremiz, terörü yenmeye ve Çanakkale ruhu ekseninde Anadolu’da kardeşlik türküsünü seslendirmeye devam edecek idraki bizlere sunmuştur. Terörün her türlüsüne karşı olan milletimiz, terörü sona erdirmekle kalmayacak, arkasındaki güçlere de haddini bildirecektir.

 

-Yakın siyasi dönemin en büyük projesi bizzat millet tarafından ilan edilen yeni anayasadır. Milletin bu projesine başta siyasi partiler olmak üzere bütün kişi ve kuruluşlar katkı sunmalıdır. Yeni Anayasa’nın yazım süreci 2012 sonuna kadar tamamlanmalı, 2013 yılı içerisinde yürürlüğe girecek şekilde halkın onayına sunulmalıdır.

 

-Yeni anayasa, hükümleri ve ruhuyla insanı esas almalı, bütün vatandaşları kucaklamalı, tanımlama dayatması yerine tanıma erdemi içermeli, bu ülkenin vatandaşlarını Türkiyelilik çerçevesi içerisinde bir ve eşit görmeli, doğuştan gelen hakları sınırlamamalı aksine teminat altına almalı, din ve vicdan özgürlüğüne yönelik mevcuttaki sınırlamaları sona erdirmelidir. 

 

 

 

-Türkiye’de kadın erkek eşitliğine yönelik çalışmalar kayda değerdir. Ancak benzer çalışmaların ve sonuçların kadın-kadın eşitliliğinin sağlanması bakımından gerçekleştirilmesi elzemdir. Bu çerçevede kamuda başörtülü görev yapmayı mümkün kılan, mecliste başörtülü kadınların yer almasını sağlayan, kadınların başörtüsüyle eğitim hakkından yararlanmasına imkân veren ve bütün bunları teminat altına alan yasal ve anayasal düzenlemeler, milletimizin haklı ve ortak beklentisidir.

 

 

 

-Eğitim sisteminde müfredat, kademeli eğitim, din eğitimi seçeneklerinin artırılması, seçimlik dersler aracılığıyla bireylere daha fazla seçme hakkının tanınması gibi birçok alanı kapsayan ve milletin taleplerini karşılayan reformlar gerçekleşmiştir. Ancak reformlardaki doğru yaklaşım, uygulama süreçlerinde aynı hassasiyetle sürdürülememiştir. İlkokula başlama yaşı  ve rapor alma zorunluluğu, sınıf mevcutları, derslik sayısının artırılamaması, öğretmenlere yönelik norm kadro ve yer değiştirme odaklı sorunlar, okulların fiziki donanımlarının yaş gruplarına uygun şekle getirilmesindeki eksiklikler ve benzeri sorunlar, yapılan reformların hak ettiği kamuoyu desteğinin elde edilmesine engel olacak mahiyettedir. Bu durum Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamaya ilişkin üslubundan ve sosyal paydaşlarla iletişim kurmamasından kaynaklanmaktadır.

 

-Eğitim sisteminde yapılan reformların fikri sahibi olan Eğitim-Bir-Sen, reformların uygulama sürecine dönük talep ve önerilerini de başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bütün kamuoyuyla paylaşmıştır. Öneri ve taleplerimizin zamanında dikkate alınmamasından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Riskler ve olumsuzluklar artmadan önerilerimiz dikkate alınarak uygulamalardaki aksaklıklar ivedilikle giderilmelidir. 

 

 

 

-Eğitimde tarihi değişiklik olan yeni eğitim sistemine ilişkin reformun amacına ulaşması için, ikili öğretim yapan eğitim kurumunun kalmaması, sınıf mevcutlarının 24–30 aralığında olması, 120 bini aşan öğretmen ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. Bu çerçevede siyasi irade kamu maliyesi ve bütçe disiplini gibi gerekçelere sığınmadan üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.

 

-Türkiye’deki her birey gibi öğretmenlerin de aile bütünlüğünün sağlanması Anayasal bir haktır. Öğretmenler evlerinin yanında değil, eşlerinin ve çocuklarının yanında olmak istemektedirler. Bu konuda imkân ve fırsatları oluşturmak Milli Eğitim Bakanlığı’nın öncelikli görevleri arasındadır.

 

-Karma eğitim mecburiyeti başta olmak üzere 28 Şubat sürecinin bütün yasakları ve dayatmaları kaldırılmalı, eğitimde özgürlükler, bilimsel ve pedagojik kriterler ile toplumsal hassasiyetler esas alınmalıdır.

 

-4 + 4 +4 yeni eğitim sistemine karşı çıkanlar, ideolojik bakış ve saplantı içerisinde olan kişi ve kuruluşlardır. Bu kişi ve kuruluşlar, eylemlerinde 5–6 yaş grubundaki çocukları kullanmaktan çekinmemiş, teröre lojistik destek veren örgütlerin eylemlerinde boy göstermesine izin vermiş, eğitimin amaç ve hedefleriyle bağdaşmayan fiillerin altına imza atmışlardır. Milletimize ve eğitim camiasına çağrımız, milletin değerleriyle kavga etmeyi görev saymış bu örgütlere itibar etmemeleri, bu örgütlerin çağrılarını ellerinin tersiyle itmeleridir.

 

-Bir milletin ruhunu inşa eden eğitimdir, eğitimin mimarı ise öğretmenlerdir. Öğretmenleri itibarsızlaştırmak ve değersizleştirmek eğitim sistemini ve toplumu çökertir. Buradan başta Milli Eğitim Bakanlığı ve iktidar mensupları olmak üzere herkesi öğretmenleri değersizleştirecek ve itibarsızlaştıracak söz, davranış ve eylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz.

 

 

 

-Son yıllarda bütçeden eğitime ayrılan payın artması ve ilk sırada olması takdir ettiğimiz bir durumdur. Fakat öğretmenin bütçesine aktarılan payın artırılmaması ise “eğitim en önemli sorun” söylemiyle örtüşmemektedir. Emsalsiz bir görevi üstlenen öğretmenlere emsaliniz yok diyerek ek ödeme verilmemesi yanlışından bir an önce dönülmelidir. Eğitim çalışanlarının yetkili sendikası olarak kalkınan Türkiye’nin adalet mağduru öğretmenlerine hak ettikleri ek ödemenin verilmesini istiyoruz.

 

-2012–2013 yılına ait öğretim yılına hazırlık ödeneği bütün eğitim çalışanlarına verilmelidir.

 

-Kamu görevlilerine grev ve siyaset hakkı tanınmalıdır. 

 

 

 

-Öğretmen ve yöneticilerin norm kadrolarında fazlalık oluşmaması için öğretmenlerin alan değişikliği kapsamı geniş tutulmalı, yöneticilerin normu kadrolarının belirlemesinde yeni düzenleme yapılmalıdır.

 

- Teknik hizmetler, Genel idari ve Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının atama ve yer değiştirme işlemleri öğretmenlerde olduğu gibi bir düzenlemeye bağlanmalıdır.

 

- Görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğine ilişkin yönetmelik değişikliği bir an önce yapılarak unvan değişikliği sınav süreci başlatılmalıdır.

 
banner182
Son Güncelleme: 17.09.2012 16:32
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol