banner374
06 Haziran 2012 Çarşamba 11:43
Eğitim Bir-Sen’den Niçin İstifa Ettim
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Eğitim Bir-Sen’in kurucu üyelerinden Mustafa Aracı, Eğitim Bir-Sen’in içinde bulunduğu yanlışlara tepki olarak, eleştirel bir yazı yazarak, Türkiye’nin hemen her yerinde olduğu gibi Eğitim Bir-Sen’den istifasını açıkladı.
 
Hatay Dörtyol’da, Yeni Doğuş Gazetesinde yayınlanan sitem ve eleştiri yazısı aşağıdadır.
 
Eğitim Bir-Sen’den Niçin İstifa Ettim?
 
 
 
Yıllar önceydi. Hatay Eğitim Bir Sen in Kongresinde bana da beş dakikalık konuşma hakkı vermişlerdi. Bende konuşmama Ebu Zerr-i Gıfari’nin o ünlü sözünü hatırlatarak başladım. Çağın yitik vicdanı Ebu Zerr, evinde ve elinde yiyecek ekmeği olmayıp ta kılıcını çekip hakkını devletten ve toplumdan almayan adamın aklına şaşarım demişti.
 
 
 
Kılıcı çekmek…
 
 
 
Evet çağın ve zamanın ruhuna göre kılıcın adı,anlamı,ödevi ve görevi değişir. Kimi zaman kılıç akıl olur kimi zaman pasif direniş kimi zaman bütünüyle sessiz kalmak (Ki bütünüyle sessiz kalmak tamamen reddetmenin kibar biçimi derler) modern zamanlarda ise sendikal faaliyet… İşte Eğitim Bir Sen in sırtında Ebu Zerr’in böyle bir emaneti vardır. Böyle inandığım için sendikaya ilk üye olanlardan birisi ben olmuşumdur. İlkesel tavrımız; tamamen meşru vasıtalar kullanarak hakkımız planı devletten almak. Bundan başka hakları gasp edilenlerle birlikte yürümek.
 
 
 
O gün kongre salonunda bunları söylemiş konuşmamı bitirirken de hemen önümde oturan Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun gözünün içine bakarak, İlahiyatçıdan sendika başkanı olmaz demiş ve ilave etmiştim. Çünkü bende bir ilahiyatçıyım. Bizler er –rızku ale’l –la ile eğitildik. Rızkımızı veren Allah tır bilinci ile yetiştirildik. Bizim dişe diş mücadele ederek hak aramak gibi bir geleneğimiz yoktur. Çünkü bize sövene dilsiz dövene elsiz olmayı öğrettiler. Emevi kabilesine mensup akrabalarını devlette çokça istihdam eden, güç ve servetiyle şımaranların çoğaldığı bir zamanda, devlet başkanı Hazreti Osman’ın yüzüne karşı peygamberimiz böyle yapmamıştı deyip şehri terk eden ve Gıfar Kabilesine geri dönen Ebe Zerr in bizim sendikamızın asıl kurucusu olduğunu söylemiştim. Eda endam ve tavrımızın böyle olması gerektiği dile getirmiştim.
 
 
 
 
 
Protokol buz kesmiş, fikir işçisi öğretmenler hayli alkışlamışlardı o gün.
 
O günden bu günlere geldik. Sinmiş, verilenle yetinen, bütün bildiklerinden ömründe bir defa bile şüpheye düşmeyen, tapınma derecesinde kişi sever, içindeki kerameti(gücü) açığa çıkarmaktan aciz, haksızlığa karşı şahsiyet kıpırtısı göstermeyen, çula, çaputa, demire, sarıya, bakıra düşkün, iltifat ağyaradır hane halkına değildir diyerek haneyi sefil bırakan, kamu malıyla caka satanlara pek de güzel olmuş efendim diyerek iltifatlar yağdıran Epiktetos Ahlakına sahip, vaaz verir gibi konuşan ama sürekli konuşan ve hep konuşan, koca bir sendikayı dar’ul – laklak a çeviren, eylemi ibadet bilenlere diş bileyen insanların bin adım öne çıktığı bir yerde durmanın, riyakârlığı körüklemek anlamına geldiği için; basıyorum istifayı..!
 
Yıllar önce kongre salonunda genel başkanın yüzüne ne söyledimse şimdide aynı şeyi söylüyorum.
 
 
 
Delikanlı gibi sende bas istifayı! Çünkü senden sendika başkanı olmaz…
 
 
 
Mustafa Aracı
 
Felsefe Öğretmeni
banner182
Son Güncelleme: 06.06.2012 11:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Tebrik 5 yıl önce

hocam sizi tebrik ederim..zülmün zincirlerini kırıp vicdani esirliğe de isyan bayrağı açtıp özgürlüğünüzü kazandığınız için..sizi küçük ama onurlu bir mücadele için eğitim-söz-sen'e bekleriz..

Avatar
murad 4 yıl önce

sendikalar ikiye ayrılır, 1.dilenci sendika 2.dirençli sendika,helal sana sen dirençliymişsin.