banner374
29 Eylül 2015 Salı 15:06
EĞİTİM-İŞ: 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DEĞERLENDİRMESİ

 Bilindiği üzere 14 Eylül’de başlaması gereken 2015-2015 eğitim öğretim yılı, artan terör eylemlerinin turizme darbe vurduğu gerekçesiyle Kurban bayramı tatili sonrasına ertelenm ve bugün başlamıştır.   

AKP iktidarı, turizm sektörünün ihtiyaçları karşısında, kâr hesabıyla gösterdiği hassasiyeti, sözkonusu eğitim-öğretim olunca ne yazık ki gösterememiştir. Oysa özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da artan terör eylemleri ve çatışma ortamının en fazla eğitime darbe vuracağı ortadır. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayacak önlemler alınmadığı gibi çatışmalar nedeniyle hasar gören birçok okulun tamiratı henüz yapılmamıştır.

Öte yandan, taşımalı eğitimin en fazla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yapıldığı dikkate alındığında, merkez okullara taşınan öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için hiçbir tedbir alınmamıştır.

Yaşanan onca olumsuzluğa rağmen, eğitim biliminin en temel ilkelerine aykırı düzenlemelerde ısrarını sürdüren Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi niteliksizliğe, düzensizliğe ve kaosa sürükleyerek çocuklarımızın geleceği ile oynamaya devam etmektedir.

Okulların Ödenek ve Altyapı Sorunları Devam Etmektedir

2015-2016 eğitim-öğretim yılına girerken okulların eğitim-öğretime fiziksel olarak hazır olması gerekir. Öğrencilerin okula olan ilgilerinin sağlanmasında fiziki ortamın etkili olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla özellikle ilköğretim okullarına yeterli ödenek aktarılmalıdır. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Yasası ile verilen haklar, ödenekler okullara aktarılmalıdır. Çocuklar boyası, badanası yapılmış, temiz tertipli, düzenli bir okulla karşılaşmalıdırlar. Boyası, badanası, tamiratı devam eden ve dağınıklık içindeki bir okul hem onların, hem de öğretmenlerin psikolojileri üzerinde olumsuz etki yapar.

Ancak bir ay geç açılmasına rağmen, hala okullarımızda tamirat, boya ve badana işleri devam etmektedir. Mevcut okulların fiziki altyapıları dördüncü uygulama yılı olmasına rağmen 4+4+4 için hala son derece yetersizdir. Okulların giriş çıkışları, merdiven basamaklarının yüksekliği, sıralar, tuvaletler ve lavabolar 5 ve 6 yaş çocukların fiziki durumlarına uygun değildir.

Öte yandan okullarımızda yeterince memur ve yardımcı personel bulunmamaktadır. Bu alandaki pek çok eksiklik bu öğretim yılında da okul-aile birlikleri yoluyla velilerin sırtına yüklenerek karşılanmaya çalışılacaktır. Yardımcı hizmetler personelimizin atamasından adeta vazgeçilmiştir. Özel okullara kaynak aktaran bakanlık, devlet okullarına üvey evlat muamelesi yaparak kaynak aktarmamakta ve okul müdürlerini, velilerden para toplama cambazı yapmaktadır.    

Kamu Kaynaklarıyla Özel Okullara Kıyak

AKP iktidara geldiği günden bu yana eğitimde özelleştirme kapsamında çeşitli adımlar atmıştır. Dershanelerin kapatılma süreci ile bu girişimler hızlanmıştır. 2015-2016 eğitim öğretim yılında binden fazla dershane Temel Liseye dönüşmüştür. Dershanelerin kapatılması ile üniversiteye hazırlık amacı ile öğrenciler Temel Liselere yoğun bir şekilde kayıt yaptırmış, üniversiteye hazırlık maliyeti 12-15 bin TL’ye kadar yükselmiştir.

AKP hükümeti, 6528 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında özel okullara kayıt yaptıracak olan öğrencilere 3 bin 750 TL’ye kadar destek vermektedir. Bu desteğin toplam maliyeti yaklaşık 1 milyar 116 milyon 300 bin TL’dir. Bu ödenek devlet okullarını geliştirme amacı ile kullanılmalıdır. Ödeneğin devlet okullarına aktarılması halinde öğrenci başına 63,78 TL’lik bir kaynak aktarımı yapılacaktır. Dolayısıyla bin kişilik bir okula yaklaşık 64 bin TL kaynak verileceğinden okulların velilerden zorunlu olarak bağış toplamasının da önüne geçilecektir.

Kamusal eğitime ayrılması gereken kaynakların dershanelerin dönüşümü bahanesiyle özel öğretime aktarılması, özel okulların eğitim içindeki payının arttırılması için sayısız teşvik ve destek getirilmek istenmesi, iktidarın eğitim politikasının merkezinde halkın değil, piyasa güçlerinin olduğunu göstermektedir.

Yıllardır bir taraftan devlet okullarında eğitimin niteliğini bilinçli olarak düşüren, özel öğretimi özendirmek için özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla destekleyen, kamusal eğitime ve okullara yeterli bütçe ayrılması ile ilgili talepler gündeme geldiğinde “kaynak yok” bahanesini ileri süren siyasi iktidar, adeta halkımızla alay etmektedir.

Öğretmen Açıklarının Kapatılamadı

Bakanlığın resmi açıklamalarına göre mevcut öğretmen açığının 120 bin olmasına ve 400 bin civarında atanmayan öğretmen olmasına rağmen Eylül 2015’te 37 bin öğretmenin ataması yapılmıştır. Sayının bu kadar düşük olması, Bakanlığın önümüzdeki dönemde de ücretli öğretmen politikalarına devam edeceğinin göstergesidir. 

Atamalarda aslan payı ise yine Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerine ayrılmıştır. 717 İ.H.L meslek dersleri öğretmeniyle birlikte toplam 4 bin 536 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni atanması olması dikkat çekicidir.

Birçok branşta öğretmen ihtiyacı olmasına rağmen, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi branşının ilk sırada olması eğitimin dinselleştirilmesi politikalarının devam edeceğinin açık bir göstergesi olmuştur.

4+4+4 eğitim sistemi ile seçmeli din derslerinin konulması, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin özellikle yönetici olarak atanmaları bu branşa olan ihtiyacı artırmıştır. Yine ortaokullarda derse giren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin ilkokulda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine de girmesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bilinçli olarak planlanmış bu nedenle de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ihtiyacı ortaya çıkarılmıştır. Bu masum bir sonuç değildir; bu, hükümetin eğitimde uyguladığı ayrımcı politikaların bir sonucudur.

Bugün okullarımızda bilim ve fen dersleri ile spor ve sanat derslerinin sayısı düşerken Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin sayısı sözde seçmeli ama gerçekte zorunlu din bilgisi dersleriyle haftada 10 saate kadar çıkabilmektedir.

MEB’in 2014/2015 istatistiklerine göre Türkiye genelinde imam hatip ortaokulu sayısı bir yılda 1361’den 1597’ye, imam hatip lisesi sayısı ise 854’ten 1017’ye çıkmıştır. Yine imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen sayısı 11 bin 408’den 17 bin 325’e, derslik sayısı ise 7 bin 134’ten 10 bin 385’e yükselmiştir. İmam hatip ortaokullarında 22 öğrenciye 1 öğretmen düşmektedir. Öğretmen ihtiyacının had safhaya ulaştığı ülkemizde imam hatiplerin öğretmen kadrosu bakımından avantajlı olması dikkat çekicidir.

Taşımalı eğitim uygulamasındaki artış sürmektedir

6287 sayılı Yasa hazırlanırken gerekçe olarak kesintisiz 8 yıllık eğitim nedeniyle kırsal kesimde pek çok köy okulunun işlevsiz kaldığı, fizikî şartların yetersiz olduğu, yatılı bölge okullarına ya da taşımalı eğitim merkezi olan okullara öğrencilerin taşınması için tahsis edilen servislerin uzun mesafeleri kat ettiği ve öğrencilerin bu yolculukta çektiği eziyetler ileri sürülmüştü.

Ayrıca kırsal bölgelerdeki ailelerin küçük kızlarını bu şartlardaki taşımalı eğitime vermeleri konusunda ciddi şikâyetleri olduğunu ve bu uygulamanın okullaşma, özellikle de kız çocuklarının eğitimi adına sorunlara kaynaklık ettiği ifade edilmişti. Oysa 2015-2016 eğitim öğretim yılında taşımalı eğitim artarak devam edecektir.    

2012-2013 eğitim öğretim yılında taşınan öğrenci sayısı 801 bin 708 iken, 2013-2014 eğitim öğretim yılında toplam 23 bin 880 okul, 10 bin 551 merkez okula taşınırken taşınan ilkokul ve ortaokul öğrenci sayısı 825 bin 90’a çıkmıştır. 2014-2015 eğitim öğretim yılında ise 27 bin 921 okul, 10 bin 748 merkez okula taşınmış, taşınan öğrenci sayısı ise 850.405 olmuştur. 

İkili Eğitim Sorunu Hala Çözülememiştir

Yıllardır sınıf mevcutlarının azaltılması ve tekli öğretime geçilmesi hedeflenmekteyken 4+4+4 düzenlemesi ve artan sınıf mevcutları nedeniyle okulların önemli bir bölümü ikili eğitime zorlanmaktadır. 2015-2016 eğitim öğretim yılında da tam gün öğretime başlayan okulların önemli bir bölümü ikili öğretime geçmek durumunda kalmıştır. Türkiye genelinde ilköğretimde 9919 okulda, liselerde 1085 okulda olmak üzere toplam 11.004 okulda ikili eğitim yapılmaktadır.

Okula Başlangıç Giderleri Geçen Yıla Göre Yüzde 34,61 Oranında Artmıştır

AKP iktidarı döneminde yaşanan hayat pahalılığı öğrencilerin kullandıkları malzemelere de yansımış, geçen yıla oranla % 34,61’lik bir artış gerçekleşmiştir. Asgari ücretle hayatını devam ettiren bir kişi, okula başlayan çocuğu için, bir aylık maaşından fazlasını, en düşük maaş alan memur ise maaşının %70’ini okul masrafı olarak harcamak zorunda kalacaktır.

Okula başlangıç giderleri

2015-2016 eğitim öğretim yılında;

·         Okulöncesi eğitime başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 707,71 TL’dir.

·         İlkokul 1 inci sınıfa başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1153,83 TL’dir.

·         Ortaokula (5. Sınıfa) başlayan öğrencinin başlangıç gideri 1300,05 TL’dir.

·         Liseye başlayan öğrencinin ise 1426,02 TL’dir.

Anayasanın 42’nci maddesine göre, temel eğitim, tüm vatandaşlarımıza eşit ve parasız olmalıdır. Sosyal Devlet anlayışı gereği, ülkemizdeki tüm çocuklara eşit şart ve olanaklarda eğitim almalarını sağlayacak ortamlar hazırlamalıdır.

Öğrencilere ücretsiz kitap vererek, giderlerin azaltılamayacağı açığa çıkmıştır. AKP iktidarı bu uygulamayı siyaseten kullanarak yaptığı özelleştirmelerin, fahiş zamların, özel eğitime verdiği desteğin üzerini örtmekte, adeta kamuoyunun gözünü boyamaktadır.                     

SONUÇ:

Eğitim sisteminin karşı karşıya kaldığı sorunlar, 4+4+4 eğitim sisteminin uygulamaya konulmasının ardından bugün içinden çıkılamaz hale getirilmiştir. Eğitim sorunlar yumağı haline gelmiş, bakanlığın ayağına dolanmıştır.

Bilim insanlarının ve eğitim örgütlerinin uyarıları dikkate alınmadan, yeterli hazırlık ve altyapı çalışmaları yapılmadan uygulamaya geçirilen 4+4+4 düzenlemesi eğitim sistemimizde yıkım yaratmıştır.

Dogma ve hurafelerin belirleyeceği bir toplumsal yapının oluşumuna zemin hazırlayan 4+4+4 düzenlemesi, ülkemize ve ulusumuza daha fazla zarar vermeden kaldırılmalıdır. Zorunlu 13 yıllık bilimsel, laik ve demokratik bir eğitim yapılması için hızla çalışmalar başlatılmalıdır. Ülkemizin geleceğini oluşturacak yeni kuşaklar, akıl, bilim ve sanat ortamında barış ve huzur içinde verilen bir eğitim sistemiyle yetiştirilmelidir. 

                         MERKEZ YÖNETİM KURULU 

banner182
Son Güncelleme: 29.09.2015 14:57
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol