banner374
31 Ekim 2013 Perşembe 14:45
Eğitim-İş'ten
 ğitim-İş, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin yürürlüğünün durdurulması için Danıştay'a dava açtı.
Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik Bakanlar Kurulu kararı ile devlet memurlarının dini kıyafetleriyle görev yapmalarına olanak sağladığını savundu.

"Türkiye Cumhuriyeti'nin laik niteliği, keyfi düzenlemeyi yaşama geçiren hükümetin temsil ettiği siyasi anlayışın Anayasa'yı açık bir kasıtla yok sayan tasarruflarıyla ağır biçimde tahrip edilmiştir" diyen Demir şunları kaydetti:

"Dünya üzerinde kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu, toplumun bütün renklerinin kardeşçe kendisini ifade edebildiği tek İslam toplumu olan halkımız, hızla çağdaş toplumların acıyarak baktığı şer'i kurallarının hüküm sürdüğü geri kalmış toplumlar ligine itilmektedir. Düzenleme bu olumsuz sürecin aşamalarından birisidir ve "Anayasaya', 'Anayasaya aykırı oldukları ileri sürülemeyen devrim kanunlarına', "ulusal' ve "uluslararası yargı kararlarına' aykırıdır."

-DÜZENLEME, Avrupa İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINA AYKIRIDIR-

Kamu görevlilerine görevlerini dini kıyafetleriyle yapma serbestisi getiren düzenleme sonrasında kamu hizmeti alan farklı inançlara sahip olan kişiler ya da hiçbir inanca aidiyet hissetmeyenler üzerinde baskı oluşabileceğini savunan Demir, "Hukuk dışı girişim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına açıkça aykırılık oluşturmaktadır. Aihm, bu tür bir talebe izin verilmesinin diğer dinlere ait giyim ve sembollerin de kullanımını gerektireceğini, bu durumda ise okullarda devletin tarafsızlığını tehlikeye düşüreceğini ifade ederek yasağın başkalarının hak ve özgürlüklerinin, kamu güvenliğinin ve kamu düzeninin korunması amacıyla orantılı ve demokratik bir tedbir olduğuna hükmetmiştir" dedi.

Demir, düzenlemenin iptal edilmemesi halinde, iç hukuk yollarının tüketilmesiyle birlikte takiben AİHM"e tazminat davası açma arayışlarınım gündeme geleceğini belirtti.

Soyut bir varlık olan devletin, kamu görevlisinin bedeninde ete kemiğe bürünerek cisimleşir ve görünür hale geldiğinin altını çizen Demir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Laik devlet sisteminde hedef, devletin hükümranlığı altında bulunan yurttaşlarının tamamının inançlarına eşit mesafede konumlanmasını sağlamak olduğu için, kamu görevlisinin görüntüsü ve davranışları devletin tarafsızlık iddiasını tartışılır hale getirmemelidir. Bu nedenle laik devlet modelinde devlet aygıtını cisimleştiren kamu görevlisi görevi başında aidiyet hissettiği bir inanç grubuna vurgu yapamaz. Zira, inancını görünümüyle dışavuran kişinin eliyle sunulan hizmeti haklı bulmayan ve farklı bir inanca sahip yurttaş, kamu hizmetinin taraflı olarak sunulduğunu düşünebilir."
banner182
Son Güncelleme: 31.10.2013 14:46
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol