banner374
06 Haziran 2013 Perşembe 14:18
Eğitim Sen'den KESK Grevine Saldırı İddiası
 Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `KESK Grevi’ne Saldırı: Halkın Tepkisinde Boğulmak Üzere Olan İktidar, Can Simidi Olarak Şiddete Tutunuyor!` başlıklı açıklama metnidir.

 

Bir haftayı aşkın süredir yediden yetmişe sokağa çıkan tüm yurttaşların üzerine vahşice ve korkuyla saldıran AKP`nin "isyan günlerinde" bir korkulu rüyası da kamu emekçilerinin mücadelesi olmuştur. Sloganlarından, halaylarından ve günlerce süren şiddete rağmen alanlara çıkacak yüreklerinden başka bir silahı olmayan ve son derece barışçıl bir biçimde yıllardır kendilerinden sakınılan meydanlarda seslerini, taleplerini dillendiren kamu emekçileri grevine Ankara Kızılay meydanında vahşice ve korkuyla saldırıldı. Kimileri günlerdir başkaldıran insanların arasında provokatör arayadursun, bizler dün polisin barışçıl eylemimize saldırısıyla asıl provokatörün polis olduğunu böylece bir kez daha görmüş olduk!

 

Kamu emekçilerini güvencesizleştiren, yoksullaştıran, esnek ve düzensiz çalışmaya mahkûm eden AKP politikalarına karşı konfederasyonumuz Gezi Parkı tepki eylemleri başlamadan önce, 5 Haziran için grev kararı almış, bilindiği gibi yurt genelinde AKP faşizmine karşı mücadele ile kamu emekçileri mücadelesini birleştirebilmek amacıyla grevi bir gün önce başlatmıştır. AKP iktidarında kamu emekçileri açısından 10 yıldır gerçekleştirilen yıkım politikaları, 10 gündür halkın sokaklara dökülmesine neden olan patlamaya yol açan birikimin şüphesiz ki bir parçasıdır. Bu yıkım politikalarının son noktası önümüzdeki süreçte 657 sayılı DMK değişikliği ile beklenmektedir. AKP`nin baskıcı ve otoriter politikaları en çirkin yüzünü KESK ve bağlı sendikalarına gerçekleştirilen operasyonlarla uzun süredir göstermektedir. Bu nedenle konfederasyonumuz KESK,  ülkemizde yükselen demokratik hak taleplerini ve çalışma koşullarına ilişkin talepleri bir araya getirerek,  Taksim Gezi Parkı`nın park olarak kalacağının resmen ilan edilmesini, halka uygulanan şiddetin sorumlularının hesap vermesi ve istifa etmesini, biber gazı kullanımının yasaklanmasını talep etmiş, ülkenin dört bir yanında gözaltına alınan binlerce kişi hakkında hiçbir soruşturma açılmayacağının ilan edilmesini istemiştir. Ayrıca, günlerdir süren devlet terörü nedeniyle hükümetin halktan özür dilemesini istemiştir.

 

Meşruiyeti, günlerdir halkın üzerine saldığı TOMA ve akreplerin altında kalarak yok olan AKP hükümeti ise özür dilemek bir yana dün barışçıl şekilde sürdürülen greve saldırarak, Tayyip Erdoğan`ın Tunus`tan dönüş yolundaki dikenleri yani halkı, emekçileri temizleme çalışmalarına başlamıştır.  Hukuki ve meşru hakları olarak greve çıkmak isteyen eğitim emekçileri sokakların yanı sıra işyerlerinde de türlü tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Greve çıkacak isimler okul yönetimleri tarafından itinayla toplanmış, eğitim emekçilerine adeta gözdağı verilmiştir. Grev hakkını kullanan emekçiler birçok ilde baskı ve soruşturma tehdidi altındadır. Şüphesiz ki yaşanan bu olaylar, güvencesiz istihdamı çalışma alanına yerleştirmek isteyen AKP`nin, kendisine sadakat ve itaatle bağlı olmayan çalışanları işten çıkarabilme amacının da bugünden ilanı olmuş, iş güvencesi talebimizin ne kadar hayati bir role sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

AKP`nin neferi haline gelmiş idari amirleri, okul yönetimlerini kınıyor, iktidarın kuklası olmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak derhal halka ve emekçilere yönelen, insanlık dışı hale gelen devlet şiddetinin sona erdirilmesi, emek ve doğa düşmanı yasa tasarılarının geri çekilerek, bu yöndeki uygulamaların derhal sonlandırılması talebiyle hükümeti uyarıyoruz! Bu halkın tepkisinde boğulmak üzereyken can simidi olarak kullandığınız devlet şiddeti sizi daha da dibe batıracaktır!

 

banner182
Son Güncelleme: 06.06.2013 14:18
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol