banner374
17 Aralık 2013 Salı 13:35
Eğitim Sen'den sitem dolu açıklama
 Uzun süredir farklı alanlarda yaşanan gelişmeler, Türkiye`nin hukuksuzlukların, adaletsizliklerin yaşandığı bir ülke haline geldiğini göstermiştir. Başbakan`ın meydanlarda vurgu yaptığı "milli iradeye saygı" sözünün, halkın oylarıyla seçilmiş tutuklu milletvekillerinin hepsi için geçerli olmadığı dün bir kez daha açık bir şekilde görülmüştür.  

Anayasa Mahkemesi`nin İzmir milletvekili Mustafa Balbay için uzun tutukluluk gerekçesiyle vermiş olduğu kararın bütün mahkemeler için bağlayıcı olmasına rağmen, diğer tutuklu vekillerin serbest bırakılmamış olması, kararın hukuki değil siyasi olduğunu ortaya koymakta; devletin bütün kurumlarıyla çözümsüzlük politikasında ısrar ettiğini göstermektedir. 

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen bu hukuksuzluk, Türkiye`de adaletin bireylerin etnik kökenine, mezhebine, ideolojisine göre değiştiğinin ispatıdır. Hukuk ve adalet dağıtması gereken kurumların açıkça ayrımcılık yapar hale getirilmiş olması her açıdan ibret verici bir durumdur. 

Milletvekilleri kendilerini seçen halkın temsilcisidir. O halk milletvekillerine kendilerini parlamentoda temsil etme görevini vermiş, onları "milli irade"nin temsilcileri olarak belirlemiş ise milletvekilleri adına karar veren mahkemenin önce halkın iradesine, daha sonra Anayasa Mahkemesi`nin kararına saygı göstermesi ve gereğini yapması gerektiği açıktır.  

Kürt sorunu söz konusu olunca kendi hukuk sisteminin gereklerini bile yerine getirmeyen bir zihniyetin halkın karşısına çıkıp "milli iradeden", "hak"tan ve "hukuk"tan bahsetmesinin hiçbir anlamı kalmamıştır. Yaşanan bu hukuksuzluk karşısında 4 milletvekilinin karara tepki göstermek ve çözüm üretilmesi için açlık grevine başlaması, çözümsüzlük politikalarının geldiği noktanın görülmesi açısından önemlidir.   

Tutuklu vekillerin de içinde olduğu on bine yakın siyasetçiye yönelik operasyonu başlatma kararı verenler, özel yetkili mahkemeleri kurarak, binlerce insanı uzun tutukluluğa mahkûm ederek fiilen cezalandırmak isteyenler, yaşanan hukuk ve adalet skandalının öncelikli sorumlularıdır. 

Tutuklu vekillerine yönelik olarak uygulanan anti-demokratik karar açıkça "çifte standart"tır ve kabul edilemez. Sistemin kendi koyduğu ilke ve kuralları bile yok sayan bu hukuksuzluk en kısa sürede düzeltilmelidir. Kürt sorununda demokratik barışçıl çözümün önündeki engellerin kaldırılması için gerekli demokratikleşme adımları atılmalı, hukuk ve adalet kavramlarının daha fazla kirletilmesine izin verilmemelidir.  

banner182
Son Güncelleme: 17.12.2013 13:37
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
geri kalmış ülkem 3 yıl önce

3. dünya ülkesiyiz herkese ayrı hukuk herkese farklı yaşam

Avatar
hasan ali k. 3 yıl önce

"çifte standart"tır ve kabul edilemez. bunu sınıf öğretnemleride meb için söylüyor. yan alan yok ama kurslarla alan değişikliği var. peki, bunu kim yapıyor?