banner374
17 Mart 2014 Pazartesi 20:35
Gündoğdu: Her Türlü İllegal Yapılanmanın Karşısındayız

 Başkan Gündoğdu'dan Açık Çağrı

"Yolsuzluk iddialarının üstüne gidilsin, paralel devlet de deşifre edilsin" diyen Başkan Gündoğdu, "Altını çizerek söylemek istiyorum; yolsuzluğu kim yaparsa yapsın, sonuna kadar üzerine gidilmelidir. Hukuk devletinin ilkelerinden taviz verilmeden haddi bildirilmelidir. Yetimin hakkını kim yerse yesin fark etmez. Sonuna kadar yolsuzlukların peşine gidilmesini istiyoruz. İktidarın 3 Y sloganı var. 'Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklarla mücadele. 3 Y formülü… Bende bir çağrıda bulunuyorum; 4. ‘Y’ yi yani yağcılıkla mücadeleyi hayata geçirin. Geçirin ki bugün Hakan Fidan’ı İrancı gösterenlerin, İran devletinin kendisine yakın gördüğü katil Esed’e değil, onun karşısındakilere yardım götürürken TIR’ları durduranlar bu iktidara yağ çekerek göreve gelmiş insanlardır. Öyleyse yolsuzlukla da yağcılıkla da mücadele edilmelidir. Paralel devletin sonuna kadar üstüne gidilmeli, asla geri adım atılmamalıdır. 28 Şubat darbesinin yıl dönümünde teşkilatımız Diyarbakır’da bir etkinlik düzenliyor. FEM dershanelerinin müdür ve müdür yardımcıları, bizim arkadaşlara sözlü sataşmada bulunuyorlar. Gerilim peşindeler…  Asla oyuna gelmeyeceğiz ve provokatörlere dikkat edeceğiz.  Dün nasıl ki bir kesime KPSS sınavından dolayı yargısız infaz yapılıp ‘hırsız’ ilan edildiklerinde; ‘bunun üzerine gidilmelidir’ derken ne kadar samimiysek şimdi de aynı şekilde samimiyiz. Masumiyet karinesine önem veriyor, kul hakkına göz dikenlere haddini bildirilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz" dedi.



 

Hukuksuz Dinlemelere Sert Tepki

Sanal Selam Örgütü kapsamında hukuksuz bir şekilde yapılan dinlemelere konuşmasında tepki gösterenEğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, "

Dinlemeler meselesinde birileri telefon açıyor, "Başkanım geçmiş olsun dinlenmişsiniz" diyor. Bir başka arkadaş arıyor, "Başkanım benin adım dinleme listelerinde yok. Ben de bir eksiklik mi var?" diye soruyor.Kimisi ise bana telefon açıyor, "Başkanım sizi aradım, beni de dinlesinler diye" tepkisini dile getiriyor. Anlaşılan beni dinlememişler. Dinleselerdi İsrail'e terörist devlet dediğimi duyarlardı.  Beni dinleyeceklerine Allah’ı dinleselerdi, anne ve babanızın evine bile izinsiz girilmemesi gerektiğini bilirlerdi.

Selam Örgütü ile ilintileyip dinlenilmemizden dolayı bir rahatsızlığımız yok ama bir kıbleye yönelmiş olduğumuz arkadaşlarımızın bizi dinlemesi elbette bizi üzüyor" diye konuştu.



 

Memur-Sen Aksiyoner Bir Özgürlük Hareketidir

Başkan Gündoğdu sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bugün, Suriye’de sendikadan bahsetme imkanı yoktur. Özgürleşmeyi, demokratikleşmeyi, sivilleşmeyi, mazluma destek olmayı, zulmü ortadan kaldırmayı, insanı ve insan onurunu korumayı da görev ve sorumluluklarımız arasında görüyor, varlık nedenleri arasında kabul ediyoruz. Memur-Sen, özgürlük insana aittir, insana dairdir anlayışıyla hareket eden aksiyoner bir özgürlük hareketidir. Bu düşünceyle, darbe dönemlerinin, vesayet süreçlerinin eseri kanun ve kararlarla uygulamaya konulan bütün yasakların kaldırılması mücadelesi verdik, vermeye devam ediyoruz. Bu mücadeleyle elde ettiğimiz kazanımların sonuncusu ve bu ülkenin kadınları açısından en değerlisi, kamudaki başörtüsü yasağının kaldırılmasıdır. Bunu milletimize inanarak ve güvenerek başlattığımız “Özgürlük için On Milyon İmza” kampanyasında topladığımız 12 Milyon 300 bin imzayla başardık."



 

Büyük Türkiye İdeali Rahatsız Etti

"Çözüm süreci kardeşlik sürecidir" diyen Gündoğdu, "Bu ülkede çözüm sürecinin başarıya ulaşmasını görmek isteyenler Memur-Sen’e baksın, kardeş sendikalara baksın yeter. Biz de ırkları tokuşturma yoktur. 76 milyon eşit yurttaşlık istiyor. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesine de “Çözüm Süreci”ne de destek olduk, destek oluyoruz. Akil İnsanlar Heyeti’nde yer almayı millet tarafından verilmiş bir görevin ifası olarak gördük. Türkiye’yi tabiri caizse karış karış gezdik. Çözüm iradesini destekleyecek girişimlerin ya öncüsü ya da paydaşı olduk. Çözüm süreci ve sonrasında açıklanan demokratikleşme paketi 30 yıllık kanın durması için yakalanan tarihi bir fırsattır. Şimdi "çözüm sürecinden kimler neden rahatsız olur?" bu soruyu sormak lazım. Kendi iç sorunlarını çözen bir Türkiye istemiyorlar. Büyük Türkiye ideali illegal yapıları rahatsız ediyor" dedi.

 





 

Şimdi Sağduyu Vakti

Konuşmasında "Referandum’da hayır diyenler, şimdi Türkiye’yi dünya’ya şikayet ediyorlar" hatırlatmasında bulunan Başkan Gündoğdu, " 'Efendim Berkin'in eylemlerde ne işi vardı?' Bu doğru bir soru değil. Devlet bütün vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak zorundadır. Eylem yapılmaması güzeldir ama yapılıyorsa, polisin orada ceza kesme yetkisi yoktur. Kasım ayında Küçükçekmece’de bir otobüs durduruluyor. İçine molotof kokteyl atılıyor. Otobüsde ‘Serap’ adlı bir kızımız yakılarak öldürülüyor. Berkin Elvan’ın cenazesine bugün gazetelerinde, televizyonlarında, sosyal medyada ilgi gösterenlerin yüzde 90’nı o an ilgisiz. Serap bizim genç kızımız değil miydi? Şiddete uğrayan bir anneyi korumak için öldürülen polis bizim gencimiz değil mi? Berkin de Burak da Serap da bizim canlarımız. Acılarımız yeni acıların gerekçesi yapılmamalıdır. Şimdi Rahmet dileme ve sağduyu vaktidir.  huzura ve istikrara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu şu günlerde gösterilerin, marjinal gruplar tarafından farklı mecralara çekilmek istendiği aşikardır. Bir takım yapıların, Çözüm Süreci ile sağlanan barış ortamından rahatsız olduğu bir dönemde, yakaladığımız huzur ikliminin dağılmaması için samimi ve ortak bir gayretin içinde olmalıyız" şeklinde konuştu.

 

Tahliye Kararları Beraat İlanı Değil

Anayasa Mahkemesinin Başbuğ kararı ve tutukluluk süresini 5 yıla indiren düzenleme sonrası gelen tahliyeleri de değerlendiren Gündoğdu, " Gerçekleşen tahliyelerin bir kısmı yasa kaynaklı zorunluluk, büyük bir kısmı yargı organlarının gerekçeli kararı geciktirme keyfiyetinin eseridir. Tahliye kararları üzerinden kaygıya kapılması istenen hatta bu anlamda planlı bir faaliyetle karşı karşıya kaldığını düşündüğümüz milletimiz rahat olsun. Verilen tahliye kararları suçsuzluk ya da beraat ilanı değil, yargının ağır işleyişinden kaynaklanan bir durumdur. Unutmayalım ki ilk derece mahkemeleri bu kişilerin mahkûmiyetine karar vermiş ve büyük çoğunluğunun suçunu sabit görerek müebbet hapse varan cezalarla mahkûm edilmelerini sağlamıştır. Bu kişiler millet vicdanında yargılanmış ve suçlu bulunmuşlardır. Şüphesiz beraat asıldır ancak son tahliyelerle tutuklulukları sona erenler gelinen nokta itibariyle beraattan çok mahkûmiyete yakındırlar ve o mahkûmiyet kararının çok da uzak olmayan bir zamanda kesinleşmesini bekliyor ve kesinleşeceğine inanıyoruz" dedi.

 

7 Ayda Gerekçeli Karar Yazılmaz Mı?

Konuşmasında 13. Ağır Ceza Mahkemesinin tutumunu eleştiren Başkan Gündoğdu, " Unutulmamalıdır ki 13. Ağır Ceza Mahkemesi 7 ayı aşkın bir süredir gerekçeli kararı yazmamıştır. 7 aydır gerekçeli kararı yazamayan mahkeme, Meclis’in yasama yetkisiyle özel yetkili mahkemeleri sona erdirmesi ve Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla bitmiştir, mülgadır. 7 ayda gerekçeli kararı yazamıyor Anayasa Mahkemesi’ne müracaattan bahsediyor. Bu olay dahil son süreçte yaşadığımız tüm olayların ortak bir senaryonun parçaları olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

banner182
Son Güncelleme: 17.03.2014 20:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol