banner374
17 Aralık 2012 Pazartesi 16:00
Gündoğdu: Öğretmene Bakışta Sorun Var

Mevcut Sistem, Öğretmenleri Diploma Doldurma Memuru Konumuna Getiriyor
Toplumda, öğretmene ve kamu çalışanlarına yönelik bakışla ilgili bir sorun bulunduğunu kaydeden Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: Yaptığımız araştırmada çıkan sonuca göre, toplum öğretmenine geçmiş yıllardaki gibi değer vermiyor. Ya da çocuğunun hayata hazırlanmasında öğretmenin rehberliğine, onun öğrencisine yapacağı inşacılığa ve liderliğe ihtiyaç duymayıp sadece test çözmede çocuğuna yardımcı olunmasını istediği için hayata hazırlıkta daha çok test çözenin öne çıktığı, çarpık bir yaklaşım var. Vatandaşlarımıza çağrım; öğretmenlerin çocuklarımıza dürüst olmayı, erdemli olmayı öğretmesinin, çözülecek bütün testlerden daha önemli olduğu gerçeğini hep beraber görmemiz lazım. Eğer bunu görebilirsek elbette hem test çözsün hem de ahlaklı olsun. Bir ayağı sabit değerlerimizde olsun, diğer ayağıyla da vizyonunu geliştirsin, geleceğe hazırlansın. Mevcut sistem, okulları diploma doldurulan yer, öğretmenleri de diploma doldurma memurları konumuna getiriyor. Sınav, ‘dershanede ya da özel öğretmenle kazanılır'a gidilen yapı, öğretmenin öğrenciye katacağı hayat yolculuğundaki başarısına zarar veriyor. Burada bir başka sorun da, yetkililerin öğretmenle ilgili açıklamalarında özensiz davranmasının zaman zaman öğretmenin ve memurların çalışmıyor gösterilmesine yol açıyor. Bunun yanında hastanede yakınını tedavi eden doktora saygı göstermesi, teşekkür etmesi gerekirken, trafik kazası sonrası, hastalık sonrası yoğun bakıma giren hasta yakınlarının kaza ya da hastalıkla ilgilenmek yerine doktor veya hemşireye şiddet göstermesine yatkın bir yapı da var. Bunun da kamuoyunda ciddi manada tartışılması lazım.”
İnsanlığın Vicdanı Olmaya Devam Edeceğiz
Karadeniz Bölgesi'ni kapsayan bir sendikal çalışmanın içinde olduklarını belirten Gündoğdu, kısa bir süre içinde 8 ili kapsayan programlara katılacaklarını bildirdi. Ziyaretlerde ve katıldığı toplantılarda, Memur-Sen'in değerler sendikacılığı yaptığını örnekleriyle anlattığını ifade eden Gündoğdu, Kudüs Şairi Mehmet Akif İnan'ın kurduğu sendikanın mensupları olarak, Filistin'in devlet statüsü kazanmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Sahip oldukları değer ve misyonun kendilerine Türkiye'de Van ve Samsun'da olduğu gibi Filistin, Arakan, Somali ve Doğu Türkistan'daki ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşma ve onların yardım çığlıklarını geniş kitlelere duyurma görevi verdiğini vurgulayan Gündoğdu, bundan sonra da çalışmalarını bu şekilde sürdüreceklerini ve insanlığın vicdanı olmaya devam edeceklerini kaydetti.
Milletimizin geçmişten bugüne kadar dinden ve değerlerinden uzaklaştırma çalışmalarına prim vermediğini dile getiren Gündoğdu, “Milletimiz kendisine oynanan oyunları elinin tersiyle itti. Yetkiyi Menderes'e verdi. Bugün de Silivri kuşatma altında. Vicdan sahibi herkes, Silivri'deki yargılamanın bir an önce bitmesini istiyor. Bir kişi bile haksız yere içerideyse, en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmalı. Ancak, yargılamanın bitmesi istenmiyor. Yargı kuşatılmak isteniyor. Avukatların ve bazı milletvekillerinin, gazetecilerin, siyasetçilerin Silivri'de mahkemeyi işgal etme ve çalışamaz duruma getirme çalışmaları milletimizin olduğu gibi bizim gözümüzden de kaçmıyor” dedi.
Darbe Ürünü Kurumlardan Tamamen Kurtulmamız Gerekir
Darbe ürünü kurumların millet egemenliği ve hakimiyetinin önünde durduğunu ve özgürlüklere geçit vermediğini dile getiren Gündoğdu, bunların Anayasa Mahkemesi, YAŞ, YÖK gibi kurumlar olduğunu dile getirdi.
Referandumda yapılan değişikliklerin hukukun üstünlüğüne geçiş ve millet iradesinden yana kazanımları içerdiğini söyleyen Gündoğdu, bu sebeple Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen olarak referandumda ‘evet' dediklerini hatırlattı. Millet iradesinin darbeciler eliyle tokatlanması sebebiyle sivil toplum örgütü olarak darbelerle ve darbecilerle mücadele ettiklerini ifade eden Gündoğdu, devletin milletinden milletin devletine geçiş sürecinin tamamlanması için yeni ve demokratik bir anayasanın kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Toplu sözleşme süreciyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Gündoğdu, toplu sözleşme yasasının referandum paketinde yer alması için verdikleri mücadele kadar, toplu sözleşme sürecinde de yetkinin devri sorunuyla karşılaştıklarını söyledi. Referandumda toplu sözleşme hakkını verdiklerine pişman olan ve bunu kabul edemeyen siyaset anlayışıyla karşılaştıklarını söyleyen Gündoğdu, “Bu sürecin hem yıpratıcı hem hazmettirici faydaları oldu. Bundan sonra da bu yönde mücadelemiz sürecek. Toplu görüşme, suya atılan imza gibiydi. Anlaştıklarımızın hayata geçirilmesi için gerekli yasaların çıkmasını takip etmek zorundaydık. Ancak toplu sözleşmede masada alınan karar kanun hükmündedir” şeklinde konuştu.
Ötelenen Taleplerimiz İçin Ağustos'ta Tekrar Masada Olacağız
Ağustos'ta iktidarın kaçamayacağı bir toplu sözleşme yaşayacaklarını kaydeden Gündoğdu, “İlk toplu sözleşmemiz, yasanın çıkarılma sürecinin zorlukları ve yetki devrinin gölgesinde geçti. Eşit işe eşit ücret uygulamasının mağdur ettiği eğitim çalışanlarının mağduriyetinin giderilmesi için çok çalıştık. Onlarca kazanım eldik ama ek ödeme talebimiz gerçekleşmedi. Önümüzdeki yıl iktidarın kaçamayacağı bir toplu sözleşme yaşayacağız. Gerçekleşmeyen taleplerimizin bu süreçte hayata geçirileceğine inanıyoruz” ifadesini kullandı.
Toplantının açılışında, Memur-Sen İl Temsilcisi Mehmet Kartal ve Şube Başkanımız Mustafa Öz de birer konuşma yaparak, Giresun'daki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ahmet Gündoğdu, daha sonra, ilçe temsilcilerimizle bir araya gelerek, yapılacak faaliyetler hakkında görüş alışverişinde bulundu.


banner182
Son Güncelleme: 17.12.2012 16:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol