Sendikalar:
İL İÇİ YER DEĞİŞTİRME KILAVUZUNA DAVA
 Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 19.07.2012 tarihinde yayınlanan 2012 Öğretmenlerin İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzunun Başvurular başlıklı 2. Maddesinde yer alan “15 Eylül” ibaresinin, Başvurular Başlıklı 4. Maddesinde yer alan “Hariç” ibaresinin, Kılavuzun Genel Açıklamalar Bölümünün 7. Maddesinin,  Başvurular Bölümünün 8. Maddesinin, Tercihler başlıklı 1. Maddesinde yer alan “en fazla (5)” ibaresinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali amacı ile Danıştay nezdinde dava açılmıştır.





   İlgili dava dilekçesi için tıklayınız



DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA

“Yürütmeyi Durdurma Taleplidir”

DAVACI                               :Türk Eğitim-Sen

VEKİLİ                                :Av. Hatice AYTEKİN-Av. Emrah AYTEKİN

                                               Av. Dilek ATAK

                                               Bayındır 2 Sok. No:46 Kızılay/ANKARA

DAVALI                               :Milli Eğitim Bakanlığı

T.KONUSU                          :19.07.2012 tarihinde yayınlanan 2012 Öğretmenlerin İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzunun Başvurular başlıklı 2. Maddesinde yer alan “15 Eylül” ibaresinin, Başvurular Başlıklı 4. Maddesinde yer alan “Hariç” ibaresinin, Kılavuzun Genel Açıklamalar Bölümünün 7. Maddesinin,  Başvurular Bölümünün 8. Maddesinin, Tercihler başlıklı 1. Maddesinde yer alan “en fazla (5)” ibaresinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali talebinden ibarettir.

 Ö.TARİHİ                           :19.07.2012

AÇIKLAMALAR               : 1)Davalı idare tarafından 19.07.2012 tarihinde 2012 Öğretmenlerin İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzu yayınlanmıştır. Anılan kılavuzun Başvurular başlıklı 2. Maddesinde “Bulunduğu eğitim kurumunda çalışılması gereken en az 3 (üç) yıllık sürenin hesabında 15 Eylül, hizmet puanlarının hesabında da yer değiştirme başvurularının son günü esas alınır.”denilmektedir.  Anılan tarih sebebi ile bir çok eğitim çalışanı yer değiştirmek istese dahi birkaç günle bu haktan yararlanamayacaktır. Şöyle ki; 2009 yılında öğretmen atamaları 14 Eylül 2009 tarihinde yapılmış, göreve başlamalarının ise sonuçların duyurulması ile başlayacağı 2009-2 Öğretmenlik için Atama ve Başvuru kılavuzunda belirtilmiştir. Yine aynı kılavuzda öğretmen olarak atanmış bütün adayların adreslerine, görevlerine başlamaları için 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre tebligat yapılarak, tebliğ tarihinden itibaren yasal 15 günlük süre içerisinde göreve başlamaları gerektiği bildirilmiştir. Gelinen noktada 14 Eylülde atandığını öğrenen bir kişinin ertesi gün göreve başlaması gerekmektedir. Bu da uyguluma da pekte mümkün değildir. Hal böyle iken bakanlık bu durumda olan il içi yer değişikliği başvurusunda bulunacak öğretmenlerde 15 Eylül tarihini esas almış ve bir anlamda il içi yer değişikliği talep edecek olan öğretmenleri bulundukları eğitim kurumunda 3 değil 4 yıl çalışmak zorunda bırakmıştır. Davalı idare bu ve buna benzer atama dönemlerinde her zaman esas aldığı tarihler ile bir çok eğitim çalışanının yer değişikliği yapmasını engellemektedir. Çünkü, Milli Eğitim Bakanlığında atama dönemlerinin ne zaman yapılacağı bellidir. Davalı idare ise her atama döneminde göreve başlayan eğitim çalışanlarının ortalama göreve başladıkları tarihleri bildiği halde daha az yer değişikliği meydana gelmesi amacı güderek eğitim çalışanlarının yer değiştirmek için gereken süre hesabını talep edemeyecekleri şekilde belirlemektedir. Örneğin; 2011 Yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmelerde özür durumuna bağlı yer değiştirme isteğinde bulunanlardan, öğretmenlikte ve devlet memurluğunda adaylıklarının kaldırılmış veya yarıyıl tatilinin son günü, yaz tatili için 31 Ağustos tarihini esas almıştır. O yıl ise davalı idare tarafından 04.06.2010 tarihinde atanan kadrolu öğretmen atamaları ve 09.07.2010 tarihinde sözleşmeli öğretmen görevlendirmeleri yapılmasına rağmen Eylül ayında bu kişiler görevlerine başlatılmışlardır. Bakanlık geçen yılda ve bundan önceki tüm yıllarda bu uygulamayı yaparak başvuruda bulunacak öğretmen sayısını azaltmaya çalışmaktadır. Aslında davalı idarece de yaşanılan mağduriyet çok iyi bilinmektedir. Şöyle ki, Anadolu Ajansının 29 Haziran 2010 tarihli haberi şu şekildedir. “Bakan Dinçer, ''Özür grubu atamalar ne zaman yapılacak?'' sorusu üzerine ise şunları kaydetti: ''Daha önceden Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerini daha erken alabiliyordu. Ağustos ayının başında veya Temmuz ayında öğretmen alabiliyordu. Dolayısıyla kıdem yılı hesaplanırken veya stajyerliğin kalkıp da memur olma şartıyla ilgili düzenlemeler hesaplanırken 30 Ağustos limit olarak belirlenmişti. Yönetmeliklerimizde de böyle durum. Ancak şimdi biz öğretmenlerimizi Ağustos ayı sonuna doğru aldığımız için büyük bir ihtimalle yönetmelikte bir değişiklik yapacağız ve bunu 30 Eylül'e çekeceğiz. Yine atamayı Ağustos ayında yapacağız ama kıdem süresi, yıl tamamlamasıyla ilgili hesaplamada limit olarak 30 Eylül'ü belirleyeceğiz. Çok büyük bir ihtimalle bir mağduriyetin doğmayacağını düşünüyoruz.'' Görüleceği üzere bakan Ömer DİNÇER tarafından da açıkça ifade edilen bu mağduriyet bilerek ve isteyerek hala devam ettirilmektedir. Bakanın bu sözüne güvenen binlerce kişi ise mağdur edilmektedir.

2) Yine anılan kılavuzun Başvurular Başlıklı 4. Maddesinde  “06.05.2010 tarihinden önce sözleşmeli öğretmen olarak görevli iken KPSS puanı ile kadrolu öğretmenliğe atananlar hariç olmak üzere, sözleşmeli öğretmenlikten 632 sayılı Kanun  Hükmünde Kararname kapsamında kadrolu öğretmenliğe geçenler ile 06.05.2010 tarihinde  yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı  Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği  ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümlerine göre zorunlu çalışma yükümlülüklerini yerine getirmek üzere birinci hizmet bölgesine dâhil illerin (D) ve (E) ilçelerindeki eğitim kurumlarına atananlar ile 06.05.2010 tarihi itibarıyla kadrolu olarak görev yapmakta olan öğretmenler, bulundukları  eğitim kurumunda çalışmaları gereken sürelerini tamamlayıp tamamlamadıklarına bakılmaksızın il içinde yer değiştirme başvurusunda bulunabileceklerdir.” Denilmektedir.  06.05.2010 tarihinden önce sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken KPSS puanı ile kadrolu olan öğretmenler bulundukları eğitim kurumların 3 yıl çalışmadıkça il içinde yer değişikliği isteyemeyecektir.

632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine göre görev yapan başta öğretmenler olmak üzere, tüm sözleşmeli personel, hiçbir şart aranmaksızın kadroya geçirilmişlerdir. 632 sayılı KHK ile kadroya geçen öğretmenler süre şartı aranmaksızın başvuruda bulunabiliyorken, KPSS puanı ile kadroya geçenler bu haktan faydalanamamaktadır. 632 KHK ile kadroya geçen öğretmenler geçen yılda hem özür grubu yer değişikliklerinde, hem il içi ve il dışı tüm atama döneminde herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın yer değişikliği talebinde bulunmuşlardır. Ancak; KPSS puanı ile kadroya geçen öğretmenler geçen atama dönemlerinde olduğu gibi bu il içi atama döneminde de süre şartına tabi tutulmuşlardır. Kısacası, daha önce de olduğu gibi KPSS puanı ile kadroya geçen öğretmenler bir anlamda cezalandırılmıştır. KHK ile kadroya geçenlere zorunlu hizmet muafiyeti, adaylıklarının kaldırılması ve tüm yer değiştirme dönemlerinde yer değişikliği hakkının tanındığının makamınızca bilinmesi ve aynı tavrın iptali istenilen madde ile yeninden tekrar edilmesi tesis edilen işlemdeki haksızlığı gözler önüne serecektir.

3) Kılavuzun Genel Açıklamalar Bölümünün 7. Maddesinde; “İl içi isteğe bağlı yer değiştirmesi yapılan öğretmenler, iller arasında yer değiştirmeye başvuruda bulunamaz. İl içinde ataması yapılamayanlar ise iller arası yer değiştirme başvurusunda bulunabileceklerdir.” hükmüne yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 26. Maddesi ile İl içi ve iller arası isteğe bağlı yer değiştirmeler düzenlenmiştir. İl içi isteğe bağlı yer değiştirmesi yapılan öğretmenlerin, iller arasında yer değiştirmeye başvuruda bulunamayacaklarına ilişkin bir sınırlama olmadığı halde, kılavuzla bu konuda sınırlamaya gidilmiştir. Yönetmelikle verilmiş bir hak kılavuz ile kısıtlanamaz. Kılavuzun bu maddesi üst norm olan yönetmeliğe ve normlar hiyerarşine aykırıdır.

4)Başvurular Bölümünün 8. Maddesinde; “İl içi yer değiştirme ile görev yeri değiştirilen öğretmenler, özür durumundan tekrar yer değiştirme isteğinde bulunamaz. Atamalarının yapıldığı tarihten sonra özür durumu oluşanlar hariç bu durumda bulunan öğretmenler özür durumundan yer değiştirmeye takip eden yılda başvurur.” hükmüne yer verilmiştir. Özür durumuna bağlı yer değiştirme dönemi ve şartları, isteğe bağlı yer değiştirme döneminden ve şartlarından ayrı olarak yönetmelikte yerini almıştır. Bu atamalar birbiri ile ilişkili olmadığından dolayı il içinde yer değiştiren bir öğretmenin özrü sebebi ile yer değişikliği talebinde bulunması engellenemez.

5)Yayınlanan kılavuzun Tercihler başlıklı 1. Maddesinde “İl içi yer değişikliği talebinde bulunan öğretmenler, başvurularında alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunup bulunmadığına bakılmaksızın en fazla 5 (beş) eğitim kurumunu tercih edebileceklerdir” denilmektedir. Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin İsteğe ve zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirmelerde duyuru, başvuru ve tercihler başlıklı 25/5. Maddesinde“İsteğe ve zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenler, atanmak istedikleri yerlerden en fazla 25 eğitim kurumunu tercih edebilirler. Öğretmenler başvurularında tercihleri dışına atanmayı kabul edip etmediklerini de belirtirler.” hükmüne yer verilmiştir. Kılavuzun bu hükmü, Yönetmeliğin 25. Maddesine açıkça aykırıdır. Yönetmeliklerin uygulanması amacı ile çıkarılan kılavuzda 5 kurum tercih edilmesi yani tercih sayısının azaltılması yer değiştirmek isteyen öğretmenlerin atanma şansını azaltmaktadır.

2577 sayılı Yasanın 27. maddesinin 2 numaralı bendi gereğince idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.”denilmektedir. Ayrıca 27. maddesinin 4 numaralı bendi, “Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.” hükmüne amirdir. Yukarıda yürütmesinin durdurulması talep edilen maddelerin uygulanması sebebi ile bir çok eğitim çalışanı mağdur edilmektedir. Bu nedenle iptali istenilen maddeler ile ilgili davalı idareden savunma alınmaksızın yürütmeyi durdurma kararının verilmesi elzemdir.

SONUÇ VE TALEP                       :Yukarıda arz ile izahına çalıştığımız ve mahkemenin re’sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile;

1)      19.07.2012 tarihinde yayınlanan 2012 Öğretmenlerin İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzunun Başvurular başlıklı 2. Maddesinde yer alan “15 Eylül” ibaresinin, Başvurular Başlıklı 4. Maddesinde yer alan “Hariç” ibaresinin, Kılavuzun Genel Açıklamalar Bölümünün 7. Maddesinin,  Başvurular Bölümünün 8. Maddesinin, Tercihler başlıklı 1. Maddesinde yer alan “en fazla (5)” ibaresinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline,

2)      Tüm yargılama harç ve masrafların karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi hususunda gereğini saygılarımızla arz ile talep ederiz.

 

Davacı Vekili

Av. Hatice AYTEKİN



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

İki Sendikanın Farklı Uygulamaları
Memursen'e bağlı Eğitim-Bir-Sen, MEB Görevde Yükselme Yönetmeliklerine ve hukuksuz, şaibeli şube müdürlüğü...

Haberi Oku