banner374
29 Temmuz 2012 Pazar 13:50
İl içi Yer Değiştirme Sorunu
 
İl, ilçe MEM lerin farklı tasarrufları ve bölgesel koşullar da çeşitlendiğinde yer değiştirmenin giderek daha zor olacağı açıktır. Yeni eğitim sistemine geçişle birlikte norm fazlası öğretmen sayısında artış yaşanacağını, re’sen yer değiştirmelerle de karşılaşacağımızı düşünüyoruz.

 

- Kılavuzun BAŞVURULAR başlıklı 1.MADDESİ (Zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunmayan, bu yükümlülüğünü tamamlayan ya da muaf tutulan öğretmenler ile sağlık ve eş durumu özrü nedeniyle zorunlu çalışma yükümlülüğü ertelenmiş olanlar, bulundukları eğitim kurumunda en az 3 (üç) yıl süreyle çalışmaları şartıyla il içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilirler.) ile aynı başlığın 5.MADDESİ (Üç yıllık sürenin hesabında, öğretmenlerin kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda fiilen öğretmen olarak geçirdikleri süreler ile diğer eğitim kurumlarında ders okutmak ya da eğitim kurumu yöneticisi olarak görevlendirildikleri süreler dikkate alınacaktır.) çelişmektedir. Öğretmenlerin aynı kurumda 3 yıl fiilen çalışma şartı belirsizdir ve mağduriyet doğuracağı kişiler tarafından dava konusu edilebilir.

 

Ayrıca, 1.MADDE, Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 26.MADDE’sinin aynısı olduğundan, kılavuzdaki 5.MADDE ile yönetmelik de çiğnenmiş olmaktadır.

 

- Kılavuzda “Bulunduğu eğitim kurumunda çalışılması gereken en az 3 (üç) yıllık sürenin hesabında 15 Eylül, hizmet puanlarının hesabında da yer değiştirme başvurularının son günü esas alınır.” hükmüne yer verilerek, sendikalar ve öğretmenlere verilen sözün arkasında durulmamıştır. Özellikle 2009’da atananların 14 Eylül’den itibaren göreve başladıkları ve göreve başlama süresinin 15 gün olduğu düşünülürse, binlerce öğretmenin tayin hakkının gasp edildiği görülecektir. Yer değiştirmeye esas sürenin hesaplanmasında 30 Eylül tarihinin belirlenmiş olması vicdani bir gerekliliktir. 15 Eylül’de ısrar etmek ise MEB’in keyfî ve yararsız cezalandırmalarından biri olmuştur.

 

- BAŞVURULAR başlığındaki 5.MADDE: “06.05.2010 tarihinden önce sözleşmeli öğretmen olarak görevli iken KPSS puanı ile kadrolu öğretmenliğe atananlar hariç olmak üzere, sözleşmeli öğretmenlikten 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadrolu öğretmenliğe geçenler ile 06.05.2010 tarihinde yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümlerine göre zorunlu çalışma yükümlülüklerini yerine getirmek üzere birinci hizmet bölgesine dâhil illerin (D) ve (E) ilçelerindeki eğitim kurumlarına atananlar ile 06.05.2010 tarihi itibarıyla kadrolu olarak görev yapmakta olan öğretmenler, bulundukları eğitim kurumunda çalışmaları gereken sürelerini tamamlayıp tamamlamadıklarına bakılmaksızın il içinde yer değiştirme başvurusunda bulunabileceklerdir.”

 

MEB, bu madde ile, sınav başarısıyla kadroya geçen öğretmenlere bir darbe daha vurmuştur. KPSS yoluyla kadroya geçen öğretmenler, hükümet eliyle kadroya geçirilen öğretmenler karşısında eşitsiz bir duruma getirilmiş ve ayrımcılık derinleştirilmiştir. Bu haksız uygulama, MEB’in “Bizim istediğimiz olur” şeklindeki külhanbeyi anlayışının bir sonucudur.

 

 

 

- Kılavuzun GENEL AÇIKLAMALAR başlıklı 7.MADDEsinde “İl içi isteğe bağlı yer değiştirmesi yapılan öğretmenler, iller arasında yer değiştirmeye başvuruda bulunamaz. İl içinde ataması yapılamayanlar ise iller arası yer değiştirme başvurusunda bulunabileceklerdir.” denmektedir.

 

Bu kısıtlama haksız ve gereksizdir. Öğretmenin kurumundan ayrılmak istemesi ve bunu özellikle de il dışı tayinle yapmak istemesi durumunda işi şansa kalabilecektir. İşini şansa bırakmak istemeyen bir öğretmenin öncelikle il içi yer değiştirmeye başvuru yapması ve bu yer değiştirmenin gerçekleşmesi anormal değildir.

 

Durumu farazî bir örnekle açıklayalım: (İl içi tayin olanlara il dışı tayin hakkı verildiğin varsayarak) “Konya’daki Ayşe öğretmen A okulundan B okuluna il içi tayinle atandı. Daha sonra il dışı tayinle İzmir’deki C okuluna tayin oldu. Ayşe öğretmen il dışı tayin olmasaydı B okulunun öğretmeni olacaktı ve il dışı atamalar sonrasında B okulu, öğretmensiz kalmayacaktı. Bu açıdan baktığınızda kılavuzdaki hükmün yerinde olduğu düşünülebilir. Ama zaten B okuluna gelemeyen bir başka öğretmen, bir başka X okulunun öğretmeni olmaya devam edecektir. Yani B okulunun öğretmensiz kalması bir yerlerdeki X okulunun öğretmenini kaybetmemesi anlamı taşımaktadır. Ayşe öğretmenin A okulundan B okuluna, oradan da C okuluna gitmesi gereksiz bir keyfiyet değildir.”

 

- Belirtilen takvim, il içi sıraların 1 kez çalıştırılmasını mümkün kılmaktadır. Bu durum MEB’in daha önceki hatalarının bir sonucudur ve MEB hataların faturasını öğretmenlere kesmiştir. Yönetmelikte belirlenen sürelerde tayinleri yapamayan MEB, il dışı tayinleri de daha fazla zora sokmamak için bu yönteme başvurmuştur. Yine bu durumun bir sonucu olarak da yukarıda bahsettiğimiz Kılavuzun GENEL AÇIKLAMALAR başlıklı 7.MADDEsini icat etmiştir.

 

- Kılavuz’da “İl içi yer değişikliği talebinde bulunan öğretmenler, başvurularında alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunup bulunmadığına bakılmaksızın en fazla 5 (beş) eğitim kurumunu tercih edebileceklerdir.” hükmünün bulunması da MEB’in uygulamalarında bir geriye gidişin ifadesidir. Daha önceki il içi tayinlerde 25 tercih hakkını 2011’de 10 tercih hakkına indiren MEB, kısıtlamalarına gereksiz bir yeniliği daha eklemiştir.

 

ÖZET

 

MEB, Ömer Dinçer’in döneminde şiar edindiği ‘rotasyonu en aza indir’ şiarına daha fazla bağlanmıştır. İl içi tayinler de önceki yıllara göre anlamlı veya anlamsız kısıtlamalara gidilmiştir.

 

Çeşitli nedenlere reddedilen il içi başvurulara, yapılan kör tercihlere, norm fazlası olup tercih yapacak okul bulamayanlara, nihayetinde ilan edilen İl içi sıralara baktığımızda bakanlığın ne denli başarılı (?) ne kadar adil (?) olduğu kolayca anlaşılmaktadır.

 

Anadolu Eğitim Sendikası/Hukuk
banner182
Son Güncelleme: 29.07.2012 13:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol