banner374
19 Nisan 2014 Cumartesi 10:49

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Yalçın, “Mısır'da halkın iradesinin tecelli etmesine tahammül edemeyen entrikacılar ve emperyalist güçler, dikta rejimden miras kalan askeri ve yargı bürokrasisinin müdahalesiyle etekleri tutuşanlar İsrail'e selam çakmış ve "Telaşlanmanıza gerek yok Firavun ölmedi" demiştir.”


Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen, Anadolu Gençlik, Vizyon Gençlik, Tuzla İmam Hatip Mezunları Derneği "İnsanlık İdam Ediliyor! Uyan Dünya!" başlığı altında Mısır’da 529 kişiye verilen idam cezasını protesto etti. Tuzla Hatboyu Mopaş önünden, Tuzla Sahil Caddesine kadar ellerinde meşaleler ve sloganlar eşliğinde yürüyen yaklaşık 2 bin kişilik grup miting alanında temsili darağacı yaktı. Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 Nolu Şube Başkanı ve Eğitim Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Yalçın ise bir konuşma yaptı.

 

Sözlerine "İnsanlık İdam Ediliyor! Uyan Dünya!" diye başlayan Yalçın, “İsrail, ABD, AB ve Körfez Diktatörlerinin de yer aldığı uluslararası konsorsiyumun Siyonist işgalci İsrail’in güvenliğinin sağlanması, Mısır’dan Filistin'e açılan özgürlük tünellerinin ve refah kapılarının kapatılması, Arap sokağını saran özgürlük taleplerine had bildirilmesi, Suriye diktatörünün ve Baas rejiminin desteklenmesi için kurgulanan ve uygulanan tiyatro devam ediyor. Zalimler 529 masum ve mazluma verilen idam kararıyla; herkese gözdağı veriyorlar” dedi.



İdam Kararları Uluslararası Kapsamlı Bir Proje

Yalçın sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mısır’ı yangın yerine çeviren, çocuk, kadın, yaşlı demeden insanı ve insanlığı hedef alan vahşet uygulamalarını rutinleştiren Sisi darbesi, sadece Mısırı ve Mısırlı kardeşlerimizi değil bütün İslam coğrafyasını ve Müslüman toplumları cezalandırmanın yeni miladıdır. Bize; "Size ne Mısır'dan, size ne Filistin'den, size ne Gazze'den, size ne Arakan'dan, Orta Afrika'dan, Doğu Türkistan'dan, uslu çocuklar olun ve sesinizi çıkarmayın" diyorlar. Mısırda gerçekleşen darbeyle; İslami hassasiyeti yüksek siyasi iktidarların ve aktörlerin yok edilmesi, örgütlü İslami yapıların zayıflatılması, itibarsızlaştırılması, kriminalize edilmesi ve bu sayede söz dinleyen kukla yönetimlerin önünün açılması; uluslararası kapsamlı bir projedir. Bangladeş’te Cemaati İslami’nin yönetici ve mensuplarını hedef alan yargı darbesi ile sözde general gerçekte Siyonizmin emir eri Sisi’nin Mursi ve İhvan’a yönelik darbesi, bir birine akraba darbelerdir. Her ikisi de, kalemlerine kandan mürekkep dolduran senaristlerin kirli senaryosudur. Gerçekleştirdiği katliamlarla; insanlığa dair yeni utanç vesikalarının altına imza atan Suriye canisi katil Esed’in hala muktedir olması da yine aynı senaristlerin bir başka büyük oyunudur.”



Firavun'un Karşısında Olmak Yetmez, Musa'nın Da Yanında Olmak Lazım



Kirli senaryolarını sahneye koyan, Müslüman kanını vazgeçilmez dekor olarak kullanan bu kirli uluslararası şebekeyi durdurmamak, İslam coğrafyası üzerinden söküp atmamak, zulme sessiz kalmak, zulme ortak olmak ve dilsiz şeytanlığı kabul etmek olduğunu ifade eden Ali Yalçın, “Bu gün burada yapılanlara ve yaşananlara suç ortağı olmamak, Darbenin açık ya da örtülü destekçileri ABD, AB, BM'ye seslenmek, insanlık ayıbının suç ortaklarına haykırmak için toplandık. Darbeyi bertaraf etmeye yönelik girişimlerde bulunmayan İslam İşbirliği Teşkilatı'na "Sen ne işe yararsın" diye sormak için toplandık. Yaşanan kepazeliklere sesimizi yükseltmek, "Firavun'un karşısında olmak yetmez, Musa'nın da yanında olmak lazım" diyerek İhvan-ı Müslimin'in şahsında Mısır halkının yanında olduğumuzu haykırmak için toplandık” dedi.



Meşru yollarla mücadele etme yetenek ve ahlakından mahrum olan Sisi ve avanesinin, gayri meşru yöntemlerle İhvanı Müslimin'i yok etme çabalarına sesiz kalarak çanak tutmamak, "Ne kadar zindana atsanız da bizde bitmez Yusuf'lar" demek için toplandıklarını belirten Yalçın, “Mısır’ın İstiklal Mahkemeleri, yapılan darbeye direnen onurlu insanları "şiddete teşvik ve karakollara saldırı" gibi uydurma gerekçelerle darağaçlarına çekmeye; "Karar ön karar hükmündedir ve temyize açıktır" diyerek alıştıra alıştıra toplu cinayete doğru yol almaktadır. Darbe mahkemelerinin ve darbeci hâkimlerinin geçmiş günahları dikkate alındığında, Mısır yargısının karar vericileri, cübbe giymiş Baltacılardan oluştuğunu söylemek kehanet olmayacaktır. Verilen karalar evrensel hukuk ölçütlerine göre gayri meşrudur ve yok hükmündedir” şeklinde konuştu.



Karar, Hukuk Normlarını Ayaklar Altına Almaktadır



529 insanın idamına dair karar; darbecilerin talimatını makyajlama işlevi gördüğünü söylen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Yalçın, şunları söyledi: “İnsanlığın hukuk birikimini, hukuk normlarını ayaklar altına almaktadır. Darbeye karşı direnci kırmaya yönelik siyasi ve sinsi bir karardır. Evrensel hukuk ölçütlerine, insanlık kriterlerine, İslami hükümlere her yönüyle aykırı olan bu karar uygulanır ve 529 idam kararı infaz edilirse, insanlık tarihi büyük bir kara lekeye daha sahip olacak, peşinden şu an zemini hazırlanan 670 kişi daha idam sehpasına yollanacaktır. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, “Mısır ordusu demokrasiyi inşa ediyor” diyerek darbeyi meşrulaştırmaya, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komisyonu "Yargılamayı bekleyen İhvan üyelerinin akıbeti hakkında endişe duyuyoruz" açıklamasıyla tansiyonu düşürmeye ve dostlar alışverişte görsün kabilinden işi geçiştirmeye çalışmaktadır. Yüzyılın en büyük toplu idamlarından biri olacak olan bu hukukilik süsü verilmeye çalışılan, ahlak, vicdandan yoksun, insani ve İslami yönü bulunmayan cinayete hayır diyoruz. Millet olarak tarih boyunca zulüm ve haksızlıklar karşısında susmadık, susmayacağız. Az sonra adalet aradığımız Özgürlük meşalemizle Darağacını yakacak ve kararlarınız yok hükmündedir diyeceğiz. Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği, Arap Birliği ve diğer uluslararası organizasyonları ve insan hakları örgütlerini; idam kararına karşı tepki vermeye ve bu kararların uygulanmaması için gerekli somut adımları atmaya siyasi ve ekonomik baskıyı harekete geçirmeye davet ediyoruz.”



Zulm İle Abad Olanın Sonu Berbad Olur



Her insanın ihtiyacı gibi Mısır’ın ihtiyacı da daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk, daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları ve daha fazla huzur olduğunu belirten Yalçın, “Mısır meydanlarına idam sehpaları kurulmamalı, sandık konulmalıdır. Askeri vesayeti seçenler unutmasınlar ki "Zulm ile abad olanın sonu berbad olur" Türkiye'de 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, e-Muhtıra ve 17 Aralık Küresel Operasyonu tutmadı. Dün "Bin Yıl Sürecek" tehdidi savuranlar bu gün hukuk karşısında "bin pişman" tavırlar içinde; dünkü tehditlerini bu gün tevil peşindedirler. Biz bu zihniyeti tanıyoruz. Biz bu zihniyeti “sanığın idamına, delillerin bilahare toplanmasına” kararları ile bilinen İstiklal Mahkemelerinden tanıyoruz. Biz bu zihniyeti, on yılda bir yapılan darbelerden tanıyoruz. Biz bu zihniyeti, 28 Şubat’ın yürütülen tanklarından biliyoruz.  Yazdığı bir kitap yüzünden asılan İskilipli Atıf’tan, yaşı tutmadığı için yaşları büyütülen sonrada asılan çocuklardan, kendi başbakanlarını gözlerini kırpmadan darağaçlarına yollayanlardan tanıyoruz. Mısır'da Sisi darbesiyle tutunmaya çalışanlar da er ya da geç yıkılacaklardır. 21. yüzyılın utanç vesikası olan başta Suriye, Irak, Doğu Türkistan, Filistin ve Arakan olmak üzere yeryüzündeki tüm vahşetlerin, işkencelerin, katliamların, idamların son bulması için de uluslar arası kamuoyunu sorunlu değil, sorumlu davranmaya ve göreve davet ediyoruz. Zalimler tarafından ezilen ve susturulmak istenen bütün masum ve mazlum insanların yanında olduğumuzu bir kez daha bu vesileyle haykırıyoruz. Darbeleri, muhtıraları, operasyonları ve bütün antidemokratik oluşumları kınıyor, insan iradesine yönelmiş her türlü antidemokratik müdahaleleri reddediyoruz. "İhvan'a selam ve direnişe devam" diyoruz” şeklinde konuştu.



İnsanlığın Vicdanına Sesleniyoruz



Mısır'da yapılan darbenin, yıllardır Filistin'i işgal eden İsrail'in güvenliğini tahkim etmeye yönelik olduğunu vurgulayan Yalçın, “Gayrimeşru korsan devlet İsrail'in Mescid-i Aksa’yı yok etmeye yönelik girişleri karşısında Küdüs'te nöbet tutan onurlu Müslümanları Türkiye'den, İstanbul'dan, Tuzla'dan selamlıyor. "Allah hesap gününün sahibi ve en iyi hesap yapandır" diyor ve Allah'tan bizleri hesabına memur kılmasını diliyoruz. Bizim için "Mısır’daki darbeci düzenin idam kararları hükümsüzdür" diyerek İsrail için çalışanlar İsrail’le birlikte tarihin çöp sepetini boylayacaktır diye haykırıyoruz. Katil Sisi Mısır halkına hesap vermelidir. Asıl yargılanması gereken SİSİ ve İsrail yardakçılarıdır. Buradan insanlığın vicdanına sesleniyoruz. Ey insanlık, Mısır’da insanlık idam ediliyor. Susma. Ey insanlık, Mısır’da insanlık öldürülüyor. Uyan dünya. Diren insanlık. Artık yeter de ve seyretme. Küresel adalet için, insanlığın ölmemesi için, insanı ve insanlığı yaşatmak için özgürlük meşalenle darağaçlarını yak. İdamları durdur. Kukla rejimlerin ve darbecilerin iktidarına son ver diyoruz. Utanabilme yeteneğini kaybetmemiş dünya ülkelerini bu hukuk dışı kararın uygulanmasını iptal ettirme yönünde irade beyanına davet ediyoruz” dedi.



Darağaçlarını Özgürlük Meşalesiyle Yakmak İçin Buradayız

Bugün, Mısır’da darbecilerin yargı tiyatrosunda aldığı kararı protesto etmek, 529 masum kardeşimize sahip çıkmak için burada olduklarını söyleyen Ali Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı “İdamları durdurmak, 529 Mısırlı mazlum adına ses vermeye davet etmek ve insanlığın vicdanına seslenmek için buradayız. Özgürlük ateşiyle yola çıkan 529 kardeşimizin boynuna ölüm düğümü atmak için kurulan darağaçlarını özgürlük meşalesiyle yakmak için buradayız. İradesine ipotek konulmasına karşı çıkan ve direnen 529 insana idam kararı verenlere fert fert haykırarak; "Ben de İhvan'ım, Ben de Mursi'yim. Beni de ekle 530 olsun ey Darbeci Sisi" demek için buradayız. Başta batılı ülkeler olmak üzere Mısırdaki darbe yönetimine destek verenler, sessiz kalanlar; idam yoluyla gerçekleştirilmek istenen katliamın azmettiricisi, ortağı ve asli faili olacaklardır. Yaptıkları ve yaptırdıkları zulümlerle kundaktaki bebeğe Rabia işareti yapmayı öğretenler, küresel işgale karşı küresel intifada ile uyanacaklardır. Yusuf'ları zindanlarda ve sehpalarda yok edemeyeceksiniz. Bir Yusuf giderse bin Yusuf'lar kuyudan çıkacak ve er ya da geç Firavunların saltanatı yok olacaktır. Ellerimizi havaya kaldırıyor ve Rabia diyerek, Hepimiz Muhammet Mursi, Hepimiz Mavi Marmara Gazisi Muhammed Bilteci diyoruz. Hepimiz Şehit Esma ve hepimiz Mavi Marmara Şehidi Muhammet Furkan'ız diyoruz. Türkiye Mısır'dır. Ankara Kahire'dir ve Tuzla Meydanı Rabiatül Adeviyye Meydanıdır diyoruz.”



Protesto yürüyüşü temsili idam sehpasının yakılmasıyla son buldu.

 

Eğitim Bir Sen İstanbul 4Nolu Şube

Tuzla Basın Sekreterliği

banner182
Son Güncelleme: 19.04.2014 10:51
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol