banner374
26 Mart 2012 Pazartesi 09:49
İsmail Koncuk : Ömer DİNÇER ve Ahmet GÜNDOĞDU’ya Çok Sert Yüklendi
 Türkeğitimsen’in Genel Başkanı İsmail KONCUK’un , Kızılcahamam’da yapmış olduğu konuşma da ;
 
Öğretmenlerimizin nefsi davranma hakkı olmadıklarını, Öğretmenlerimizin toplumsal düşünmek zorunluluğu bulunduğunu, Enayinet  noktasında önce ben ilkesinden çok biz ilkesiyle hareket etme mecburiyetlerinin bulunduğunu dile getirdi.
 
Türkeğitimsen olarak Eğitim çalışanlarının ve ataması yapılmayan öğretmenlerimizin bütün sorunları için kar kış demeden neredeyse her hafta eylem yaptık. Buna karşılık sırçalı köşkünden çıkamayan Ahmet GÜNDOĞDU ve sendikası makam odalarından dışarı kafalarını çıkarmadan yüzde 1100 büyüme sağladılar. İşte Türkiye’de sendikacılığın ve toplumumuzun geldiği nokta buradan anlaşılabilir dedi.
32 yıllık öğretmenim. Dünya’ya bir daha gelsem yine öğretmen olurum diyen KONCUK, Öğretmenlik mesleği Dünya’da çok az insana nasip olan Peygamber mesleğidir. Bugün iktidarın ve onun arka bahçesi sendikanın bütün uğraşlarına rağmen öğretmenlerimizi itibarsızlaştırma çabaları sonuç alamayacaktır.
 
Bütün değerlerimizin ayaklar altına alındığı, Milli değerlerimizin tartışmayan açıldığı bir dönemde Ahmet GÜNDOĞDU Beyefendi çıkmış diyor ki , “ Andımız ritüeldir. “ Ritüel dini tören demektir. Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz her gün dini türen mi yapıyor?
 
Ahmet GÜNDOĞDU bu ve buna benzer açıklamalarla öğretmenlere hakaret etmektedir.
 
Öğretmenlere hakaret etmek Ak Parti iktidarı ve onun arka bahçesi sendikanın yetkiyi alması ile moda haline geldi.
 
Öğretmenlerimize şahsiyet kazandıracağız diyen kişiler önce kendileri şahsiyet kazanmalıdır. Görsel ve yazılı medyada gün geçmiyor ki öğretmenleri aşağılayan, hakarete varan açıklamalar içeren sözler siyasetçi ve onun avane takımından gelmesin. Buna rağmen yetkiliyiz diyen hükümetin arka bahçesinden öğretmenlerin hakkını savuna tek bir açıklama yer almıyor. Üyesi olan öğretmenlere hakaretler yapılırken Sayın GÜNDOĞDU, gözünü sendika üyesi olmayan öğretmenlere dikmiş durumda  ve sendika üyesi olmayan tüm öğretmenlerden de Eğitimbirsen’e aidat kesilmesini istiyor.
 
El insaf Ahmet GÜNDOĞDU … El insaf…
 
Memurlar 4 aydır zamlı maaşlarını ve maaş farklarını alamadı. Referandum üzerinden iki yıl geçmesine rağmen bir gecede kişiye özel yasalar çıkaran hükümet milyonlarca memuru ilgilendiren toplu sözleşme yasasında adeta ipe un serdi.
 
EŞE DOSTA ÜCRET DÜZENLEMESİ YAPILDI
 
Ak Parti hükümeti eşit işe eşit ücret adı altında , Eşe dosta ücret artışı düzenlemesi yaparak 2 milyon memuru görmezden gelmiştir. Öğretmenlerimizin açlık sınırında yaşadığı bir dönemde 700 bin öğretmenimizin ek ödeme göstergesine 1 puan bile zam yapmayan Ak Parti hükümeti kimlere zam yapmıştır. Bakan’ın özel kalemine, Millet vekilleri ve vekil danışmanlarına, üst düzey bürokratlara ek ödeme altında ballı maaşlar vermiştir. Bu kişiler kimler arasından seçilmektedir. Mevcut hükümetin ve onun arka bahçesi sendikacıların eşi dostu arasından seçilmektedir. Burada eşit işe eşit ücret mi verilmiştir ? Yoksa eşe dosta mı ücret verilmiştir ?
 
Bütün bunlar yaşanırken sendikacıyım diye geçinen ve Sırçalı köşklerden inmeyen sendikacılar bir kez olsun alanlarda bu ücret zamlarını protesto edememiştir. İnternet sitelerinde ve sıcak odalarında hamasi nutuk atarak öğretmenlere ek ödeme alacağız diyen kişileri biz alanlarda öğretmenlerimizin yanında görmek isteriz. Sendikacılık her kişinin yapacağı iş değildir. Sendikacılık ancak er kişilerin yapacağı iştir.
 
Ahmet GÜNDOĞDU Beyefendi, sendika binasından çıkmadan MEB’e yazılar yazarak öğretmenlerin sorunlarını çözdük, aldık, kazandık gibi manşetler atarak öğretmenlerin gözünün içine bakarak öğretmenlerimizi oyalamaktadır. Madem bu sorunlar ve öğretmenlere yapılacak ek ödemeler masa başında talep yazıları ile hallediliyor. Neden şimdiye kadar bu sorunları halletmediniz.
 
ÖMER DİNÇER ZİL TAKIP OYNASIN
 
Değerli dava arkadaşlarım. Başımızda bir Milli Eğitim Bakanı var ki evlere şenlik. Adamın Dünya’dan haberi yok . Milli Eğitim Bakanlığına bir sendikacı gözüyle değil,  32 yıllık bir öğretmen gözüyle bakıyorum Milli Eğitim Bakanlığını eğitimcilerin dışında herkes yönetiyor. Bakanlık işletmecilerle doldu.
 
Ey Ömer DİNÇER; 700 bin kişilik öğretmen camiası içerisinden bir genel müdür bulamadıysan bu öğretmenlerin değil senin ayıbındır. Sayın DİNÇER’e Milli Eğitim Bakanlığının yönetim kademelerine eğitimcilerin getirilmesi gerektiğini diğer iki sendika başkanı yanında dedim. Bu konuda Ömer Bey’le tartışmada yaşadık. Buna rağmen öğretmenlerin haklarını savunduğunu belirten Ahmet GÜNDOĞDU Beyefendi Bakanın yanında tek kelime edemedi. İsmail Bey haklı Sayın Bakanım diyemedi. Ahmet GÜNDOĞDU Beyefendi de, MEB’i eğitimci olmayan işletmeci , iktisatçı, maliyeci kişilerin yönetmesinden anlaşılan memnun.
 
Ak Parti’nin kendi kadrosu içerisinden Genel Müdür , Müsteşar ve üst düzey yönetici atamasına bir itirazımız yok. Tabiiki herkes kendi kadrosu ile çalışmak ister. Ancak öğretmenlik yapmamış, sınıf tozu yutmamış, İdarecilik yapmamış kişinin hizmetli, memur, yöneticilerin ve öğretmenlerin halinden anlaması beklenemez. İşte MEB’de temel sıkıntıların başında da eğitim camiası içerisinden olmayan kişilerin eğitimcileri yönetmeye çalışması gelmektedir.
 
Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER, bağış alan okul müdürlerine soruşturma açtırarak hemen hemen bütün illerde okul müdürlerine; yeni dönem için okullarını eğitim öğretime hazırlayıp, eksiklerini giderip , temiz bir halde öğrencilerin ve halkın hizmetine sunduğu için ceza verdirdi. Bunun başka bir açıklaması yok. Okullara para göndermeyeceksin, hizmetli göndermeyeceksin, sonra çıkıp para toplama diyeceksin. Ne yapacak okul müdürü okulu kendisi mi süpürecek. Okulun giderlerini cebinde mi karşılayacak.
 
Sayın DİNÇER; Okul müdürlerine ceza verdirdin. Başın göğe erdi mi?
 
Sayın DİNÇER; Amacına ulaştın zil takıp oynayabilirsin.
 
Hüseyin ÇELİK ve Nimet ÇUBUKÇU’yu arar olduk.
 
OECD’ye rapor gönderen MEB, Öğretmeninin kaç saat çalıştığını , ne kadar ücret aldığını bilmiyor.
 
Öğretmeninin ne kadar maaş aldığını, yılda kaç saat çalıştığını bilmeyen bir Milli Eğitim Bakanı ve İşletmeci bürokratları Türkiye’de eğitimi yönetmeye çalışıyor.
 
Ömer DİNÇER ve ekibi bir yönetmelik çıkarıyor. Esnafın eşi eş durumundan atama ile gelebiliyor. Bankacının eşi eş durumu ataması ile gelemiyor. Bu sorular Tv ekranlarında Bakan’a sorulduğunda cevap veremiyor. İşte bu zihniyet ve bu kapasite ile MEB yönetiliyor.
 
İMAM HATİPLERİ AÇALIM
 
4+4+4 sisteminin sivil toplum örgütleri, eğitimciler ve siyasi partilerce yapılacak büyük bir uzlaşı ile çıkarılması arzu edilmekteydi. Olayı İmam Hatiplere indirgemek ortaya çıkacak binlerce sorunu görmemezlikten gelmemize neden olmasın.
 
İmam Hatiplerin Orta kısımları açılsın.
 
Okullarımızda Seçmeli Din Dersleri okutulsun. Hatta Kuran’ı Kerim’i seçmeli ders olarak koyalım. Bunları koymakta geç bile kaldık. Bir çocuk dinini okullarda öğrenmeli. Benim çocuğum mezarımın başına gelip bana bir Yasin okuyabilmeli. Din Eğitimi devletin bizzat kontrolünde devlet eliyle yapılmalıdır.
 
Ancak 4+4+4 sistemini getirirken 52 bin sınıf öğretmeninin norm kadro fazlası olacağını hesap etmeliyiz. Okullarımızın fiziki ortamlarını, öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin norm kadro dağılımını vs. diğer unsurları hesap etmeden bu yola çıkarsanız hata edersiniz. Bu ülke yıllardır 5+ 3 sistemi ile ilkokul ve ortaokul olarak eğitim vermiştir. Halkımızın ve eğitimcilerimizin de alışık olduğu bu sistem üzerinden 1+5+3+4 sistemi kabul edilmelidir. Öğretmenlerimiz hiçbir şekilde mağdur edilmemelidir. Dedi.

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 26.03.2012 09:49
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol