banner374
01 Mart 2016 Salı 10:02
İTHAL MÜFREDATLA İKBAL OLUNMAZ
Hakikatin sudûr edeceği yer, Hak'ın bilgisidir.

Sayın Cumhur Başkanımız,

Sayın Başbakanımız ve

Sayın Milli Eğitim Bakanımıza sesleniyorum.

               Bozulma ve sapmaların yaygın olarak görüldüğü, dinin yasakladığı davranışların açıkça işlendiği, öğretmenlerin toplumu eğitmek için ilmin ışığını kaybettiği bir zaman da sorunlarımıza çözüm bulmak istiyorsak, sorunların kaynağına dönmek zorundayız.

               Allah'ın akıl ve irade vererek desteklediği, peygamberleri aracılığı ile onu bu dünyada mutlu edecek yolu gösterdiği insanoğlunun, deneme ve yanılma yoluyla gerçeği arama ve bulma metodundan vazgeçmesi gerektiğini kitabımız bize açık bir şekil de bildirmiştir."Gerçekten şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse sizde onu düşman edinin."(Fatır/6) "And olsun ki o,sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Yasin/62)

Bizler evrensel olan hakikatin bilgisini çocuklarımıza vermeden ve onların zihinlerini evrensel bilgiyle inşa etmeden ve eğitmeden otoyollar da yapsak, havaalanları da açsak, sınıflarımızı 10'ar kişilik sınıflar haline getirsek de; hatta dünyanın tüm imkânlarını seferber etsek de yine de istenilen sonucu alamayacağız.

Çünkü Allah'ın yasası adalet ve eşitliktir.“Ayna aslından bozuksa onu cilalamak güçtür“. 

Bu müfredatla; 

§  Bizler adaleti savunmuyoruz.

§  Bizler emaneti ehline vermiyoruz.

§  Bizler insanlar arasında hükmettiğimizde adaletle hükmetmiyoruz.

§  Bizler hak ve hakikatin bilgisini kaybettiğimiz için bilginin iktidarını ve gücünü sahiplenemiyoruz.

                 Hz. Allah(c.c):"Batılın hiçbir zaman, hakka galip geldiği görülmemiştir".(İsra/81) Buyurarak, eğer inanmıyorsanız. "Size söylediklerimi anlayabilmeniz için tarihe bakın"(En’am/11) Diyor.

                 Neslimizi şeytanların ve şeytanlaşmış insanların saptırmasından kurtaracak yolu ise Efendimiz(sav): Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar. Hadisi şerifiyle toplumları inşa ve ihya etmekte acze düşerseniz “fıtrata dönün” çağrısıyla bize kurtuluş yolunun müfredata eğilmek ve evrensel eğitim vermekten geçtiğini söylemiştir.

                 Fatih projesi ve tablet mi yoksa fetih projesi ve fıtrat mı?

                 Çocuklarımızın gönlünü evrensel bilgiyle ve tevhid ilmiyle Allah'a bağlamadan, fatih projesi ve tabletle Amerika'ya ve Avrupa'ya bağımlı kılmanın bize kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Bizler fetih projesi ve fıtratla evrensel olana yani manevi alana (fıtrata) dönüş yapmadan, ne ülkemiz içinde kurulan barikatları ortadan kaldırabiliriz. Ne Kandil'e giden yolları kapatabiliriz nede nifak ehli insanların eylemlerine engel olabiliriz. Kısaca birlikte hayal olur, dirlikte...

                 Bugün coğrafyamızın başına bela olan Deaş militanlarının...

                 Bugün canımıza, malımıza kasteden Karayılan'ların...

                 Bugün ülkemiz de yaşanan sorun ve sıkıntıların tamamına yakınının maneviyattan yoksun teknolojiyi iyi kullananlardan kaynaklandığını gördüğümüz de, insan sormadan edemiyor; insanların gönlünü fetih projesiyle inşa ve ihya etmeden, fatih projesiyle eğitmenin çözüm mü yoksa sorun mu olduğunu iyi düşünmek lazım.

                 Bizlerin yapması gereken şey ise başın da söylediğimiz gibi çocuklarımızı önceden Yaradan’ına sonra anne ve babasına, sırasıyla vatanına, bayrağına, bağlı kılacak, saygı duyacak ve sevecek anlayışa sahip fıtrata uygun eğitim vermektir.

                 Mevlana derki: Kılıcı eşkıyanın eline verirseniz yol keser, askerin eline verirseniz vatanı savunur.

                 Yanmadan çömlek, vurmadan çomak oynanmayacağını artık bilmemiz gerek. Aklımızı başımıza almanın vakti geldi de geçiyor.

                 Düşünmek de aklen dirilmekle mümkün.

                 Kalem kılıçtan keskindirdiyen İngilizlerin ve nifak ehli batılıların İslam ülkelerine ihraç ettiği ilimlerin içerisine ilhat ve inkâr sokulmuş, gizlice maddeye tapan ve yalnızca duyularla algılanan somut şeylere iman etme anlayışı çocuklarımızın zihnini köreltmiş, "Yaradan Rabb’ın adıyla oku."(Alak/1) anlayışına fırsat vermeden kendi çocuklarımızla, kendi coğrafyamız kan gölüne çevrilmiştir.

                 Daha neyi nasıl anlatalım...

Sayın Cumhur Başkanımız,

Sayın Başbakanımız,

Sayın Milli Eğitim Bakanımız!

2002'nin fıtratları 2023'de Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaşta olacaklar. Unutmayalım ki fıtrattan ve tevhitten ayrı bırakılmış ve bağı koparılmış çocuklarımızın bu eğitim sistemiyle yapabileceği hiçbir şey yoktur. Ya müfredat... Ya müfredat... Ya müfredat...

                 Ya yüzümüzü hakikate döneceğiz, ya da sürüneceğiz.

                 Evrensel kitabımız diyor ki: Sizler hakkın sesine kulak verin adil ve eşit olun, "Allah(c.c) onları kendi emelleriyle kuşatacaktır."(Âli İmran/120)

                 Gerisi lafı güzaftır...
 YÜKSEL HAŞLAK

  EĞİTİM BİR SEN ANKARA 1 NO'LU ŞUBE BAŞKANI
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
demek ki 10 ay önce

bu yazdıklarınızı hayatınıza tatbik etseniz ya!