banner374
07 Mart 2015 Cumartesi 21:57
“KADINLARI KUTLAMAYIN, HAKLARINI VERİN”
 Dünya Kadınlar Günü nedeniyle BASK Genel Merkezinde, Anadolu Eğitim Sen (AES) Genel Başkanı Sn. Cansel GÜVEN ile Bağımsız Enerji Sen Genel Başkanı Sn. Hanife EKİNCİ tarafından yürütülen “2015 Yılında Türkiye’de Kadın“ konulu araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Konfederasyonumuzun iki değerli kadın genel başkanının paylaştıkları çarpıcı veriler ile yıllardır tekrarlanagelen beylik sözlere rağmen sosyal, ekonomik ve siyasal alanda KADININ değersizleştirildiğini ortaya koymuşlardır.

Kadın hakkına İNSAN hakkı temelinde yaklaşılması gerektiğini belirterek sözlerine başlayan AES Genel Başkanı Sn. Cansel GÜVEN, cinsiyet ayrımcılığının bir eğitim sorunu olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’de taciz, tecavüz, kadın cinayeti verilerinde Dünya ölçeğinde bir utanç tablosuyla karşı karşıya olduğumuzu belirten Sn. Cansel GÜVEN; ülkemiz kadınlarının şiddeti en fazla aile içinde, yakınlarından gördüğünü, kız çocuklarının erken yaşta evlenmeye zorlandığını, namus veya töre bahanesi altında cinayetler işlendiğini, genç kız ve kadınların intihara zorlandığını hatırlattı.

 “13 yaşında olsa da onlarca kişiyle birlikte olmaya rızası vardı”, “tecavüz gerçekleşmemişti”, “mahkemeye kravatla geldi”, “kadın kot pantolon giymişti” gibi akla, mantığa ve vicdana aykırı bir takım sebeplerle ceza indirimlerini meşru kılanlar da suça ortaktır,  şeklinde konuşan Sn. Cansel GÜVEN, “Kadın hakkını yaşama hakkı- beden dokunulmazlığı hakkı seviyesinden başlayarak tartışmak zorunda isek gelişmişlik seviyemiz çukurdadır, bunun için utanç duymalıyız” dedi.

Konuşmasını emekçi kadın ekseninde sürdüren Sn. Cansel GÜVEN genel başkan; “Kadın; işgücü piyasasında ucuz işçi olarak görülmekte, hizmet sektörü ile dokuma, gıda ve benzeri belirli sektörlerde en alt kademede çalıştırılırken, kriz anlarında işten ilk çıkarılacaklar arasında bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdamda da kadın başı çekmekte, sosyal güvencesiz çalıştırılmaya göz yumulduğunu” anlattı.

Kamu ve özel sektördeki üst düzey yöneticiler arasında erkeklerin ezici çoğunlukta olduğuna dikkat çeken Sn Cansel GÜVEN;  kadın istihdamının sürekli düşüşte olduğu; 1990’da % 34’ün üzerindeki oranının 2008 yılına geldiğimizde % 24,5’a indiğini,  2000-2012 yılları arasında Türkiye’de kadın yönetici oranı % 5’ten yukarıya çıkamadığını söyleyerek, çalışmakta olan her 100 kadından 58’inin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmamasını büyük bir tehlike olarak tanımladı.

Okul yöneticilerinin sadece % 11'iin, 62 bin 333 okul yöneticisinden sadece 6 bin 701'inin, 81 il milli eğitim müdürü içinde sadece birinin, 718 ilçe milli eğitim müdüründen sadece 3'ünün  KADIN olduğunu açıklayan Sn Cansel GÜVEN, 255 il milli eğitim müdürü yardımcısı arasında yer alan 8 kadının da asil değil vekil olarak çalışmasını “utanç tablomuz” olarak niteledi.

Üniversitelerimizdeki  akademik kadroların yüzde 42,65’i kadın iken 174 rektör arasında sadece 14 kadın bulunmasını BİLİMDE cinsiyet ayrımcılığı olarak niteleyen Sn. Cansel GÜVEN; “Hayatın her alanında gelenek, kültür, inanç ve benzeri pek çok gerekçe ile kısıtlanan kadınların yılda bir gün hatırlanmaktan vazgeçilmesini” isteyerek sözlerini tamamladı.

Bağımsız Enerji Sen Genel Başkanı Sayın Hanife EKİNCİ de konuşmasına Şiddetin her geçen gün arttığı, ayrımcılığın artık pembe otobüslere kadar yaygınlaştırılmaya çalışıldığı ama kadına siyasal haklarının dünyada bir ilk örnek olarak verildiği Türkiye’de,  8 Martları kutlamak, bir anlam ifade etmemektedir” şeklinde başlayarak, Devletin kadına bakışına dair çarpıcı örnekler sundu.

ILO, 2013 GMI (Governance Metrics International) Ratings Anketi’nin sonuçlarına göre Türkiye özel sektör ve kamuda her düzeydeki yöneticiler içinde kadınların oranı sıralamasında 128 ülke arasında 95’inci olduğunu açıklayan Sn. Hanife EKİNCİ,  Türkiye’deki en büyük 50 “kamu kurumunda” CEO konumundaki yöneticiler arasında erkeklerin oranı % 98 iken, kadınlar % 2 seviyesinde ise kimse bize gelişmişlikten bahsetmemeli” dedi.

ILO’nun 49 ülkeden sağladığı özel ve kamu sektörlerinde kıdemli ve orta düzeydeki mevkilerde kadın oranını ortaya koyan 2012 verilerine göre kadın kıdemli ve orta seviye yönetici yüzdeleri incelenen 49 ülke arasında Türkiye’nin % 14.3 oranı ile son sırada yer aldığını açıklayan Sn. Hanife EKİNCİ, Filistin dahi % 15.4’lük oran ile Türkiye’nin üzerinde yer aldığına göre “durup düşünmenin vakti gelmiş, geçiyordur” şeklinde konuştu.

Siyasi iktidarların onca pozitif ayrımcılık söylemlerine rağmen; 26 bakandan sadece 1’i, 550 milletvekilinden 77’si, 81 validen sadece 2’si ve 25 müsteşardan sadece 1’inin kadın olduğunu söyleyen Sn. Hanife EKİNCİ, ÇSGB’nca derlenen 2013 yılı verilerine göre, 121 işçi sendikasından 5’inin genel başkanı kadın iken, 551 yönetim kurulu üyesinden 39’unun, 336 denetleme kurulu üyesinden 35’inin, 378 disiplin kurulu üyesinden 42’sinin kadın olduğunu açıkladı. 

Sn Hanife EKİNCİ konuşmasında, “Aynı verilere göre kamu görevlileri sendikalarında ise; 115 sendikanın 5’inin genel başkanı kadın iken 663 yönetim kurulu üyesinden 70’inin, 340 denetleme kurulu üyesinden 38’inin ve 351 disiplin kurulu üyesinden 55’inin kadın olduğunu” belirtti.

 “İşçi ve memur sendikalarının zorunlu organlarında görev yapan kadınlara aktif görev değil pasif olarak ve listeleri doldurmak amacıyla yer verildiği anlaşılmaktadır” diyen Sayın EKİNCİ, mevcut istatistiklere göre kamu görevlileri sendikaları üyelerinin yüzde 37’sinin kadın olduğunu açıklayarak söz konusu çelişkiyi  “kadınlara adeta sendikalı ol, yönetimini erkeklere bırak, denilmektedir”  sözleriyle örnekledi.

“Nihayet üzerinde en fazla nutuk çekilen siyasal veriler de KADININ ADI YOK demektedir” şeklinde konuşan Sn. Hanife EKİNCİ; siyaset ve karar alma mekanizmalarındaki konumu açısından baktığımızda seçme ve seçilme haklarını pek çok Avrupalı kadından önce kazanan Türk kadınlarının, 1935 seçimlerinde Parlamentodaki temsil oranları % 4,6 iken bugün yerel yönetimlerde dahi bu oranı tutturamamış olmanın ayıbına dikkat çekti.

Görmezden gelmenin, kısıtlamanın, dışlamanın, evlere mahkum etmenin ve ikinci sınıf insan muamelesi yapmanın pozitif ayrımcılıkla önlemeyeceğini” belirten Sayın EKİNCİ, siyasette, sivil toplum kuruluşlarında, sendikalarda veya benzeri örgütlerde “pozitif ayrımcılık” adı altında kadın birimleri, kadın kolları oluşturulması, kotalar belirlenmesinin dahi kesin ve keskin bir ayrımcılık olduğu”nun altını çizdi.

Basın açıklamasını ileriye dönük olarak uygulanabilir önerilerini yasa yapıcı olan parlamentoya ve genel seçimde iddiası olan siyasi partilere sunacaklarını belirterek son veren genel başkanlarımıza BASK adına teşekkür ediyoruz.

BASK ve bağlı sendikalar olarak; örgütümüz içinde ve her seviyede yol arkadaşımız olan kadın emekçilerimiz başta olmak üzere kadın emekçilerimizin gününü kutlarken, haklarını kazanmak için omuz omuza çalışıyor olmanın da gururunu paylaşıyoruz. Önümüzdeki günler kadınlarımızı kutlamak yerine anladığımız, teşekkür etmek yerine haklarını teslim ettiğimiz günler olsun…

 

BASK BASIN BÜROSU 

banner182
Son Güncelleme: 07.03.2015 21:58
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol