banner374
24 Mart 2014 Pazartesi 15:56
Kamu Çalışanları İçin En Güvenli Liman Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen'dir

 Tektaş, Eğitim-Bir-Sen Sivas ve Erzincan şubelerinin genişletilmiş işyeri temsilcileri toplantısına katılarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

1992 yılında bu soylu mücadeleye başlarken, zulmün ve zalimin karşısında olacaklarını, mazlumun ve mağdurun yanında yer alacaklarını; emeği saygın kılmanın, ekmeği büyütmenin mücadelesini vereceklerini; hakkı haykırmanın en gür sesi, hak aramanın en güçlü adresi olacaklarını dile getirdiklerini hatırlatan Tektaş, sözlerini şöyle sürdürdü:





 

“Eğitim çalışanlarını, kamu çalışanlarını; istismarcı sendikaların ve sakat sendikal anlayışların insaf ve istismarına bırakmayacağız; kamu görevlileri için en emin adres, en güvenilir liman biz olacağız dedik. İnsanımıza dair, insanlığa dair, medeniyet değerlerimize dair ne varsa dert edeceğiz, sahipleneceğiz; bunların yeniden inşası için aklımızı, yüreğimizi ve bedenimizi taşın altına koyacağız dedik. Vesayeti deşifre edeceğiz, milletin iradesini gasp etmeyi meslek edinen darbecilere geçit vermeyeceğiz dedik. Derdimiz millet olacak, Cahit Zarifoğlu’nun ifadesiyle ite çakala karşı yarin kapısında duracağız dedik. Söylemlerimizi pratiğe geçirecek hiçbir eylemden geri durmadık. Kararlı eylemlerle eğitim çalışanlarına, kamu çalışanlarına önemli kazanımlar sağladık. Ülkemiz, insanımız, değerlerimiz adına önemli kazanımların sağlanmasının öncüsü yine bizler olduk. Söylem, eylem ve kazanımlarımız sebebiyle nüfuzumuz arttığı gibi, her geçen gün nüfusumuz da katlanarak arttı. Bugün Eğitim-Bir-Sen olarak 300 binlere, Memur-Sen olarak 800 binlere doğru yol almaktayız. Ülkemizin en büyük sendikası, en büyük konfederasyonu, en büyük sivil toplum örgütüyüz.”

 



 

Ülkemizde Huzur İklimi Devam Etmelidir

İnsanlığın yararına birçok çalışmayı başlatıp sonuçlandırdıkları gibi, başka kişi ya da kurumlar tarafından yine insanımızın faydasına olan çalışmalara da destek veren bir sivil toplum kuruluşu olduklarını kaydeden Esat Tektaş, “Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen, kardeşlik sevgisinin merkezi, kişi hak ve özgürlüklerini besleyen esintilerin kaynağıdır. Kanın, kinin, acıların, gözyaşlarının olmasını istemiyoruz. Ülkemizde bir huzur iklimi olsun, oluşsun; barış, güven, kalkınma ve esenlik olsun istiyoruz. Ülkemizde adına çözüm süreci, barış süreci, kardeşliğin pekiştirilmesi süreci, demokratikleşme süreci, terörün bitirilmesi süreci diye herkesin kendi anlayış, beklenti ve öngörüsü çerçevesinde tanımlama yaptığı bir süreç başlamış, başlatılmıştı. Devletin bir projesi olan bu sürece destek olduk. Büyük riskleri taşımasına, provokasyonlara açık olmasına, yönetilmesi oldukça zor bir süreç olmasına rağmen; ülkemizin huzuru, insanımızın mutluluğu, insanlar arası güvenin yeniden oluşması adına sürece destek verdik. Gittiğimiz illerde, kandan beslenen çevrelere inat huzurun önemini anlattık. Şehitlerimizi rant kapısı olarak görenlere inat esenliğin önemini anlattık. Büyük zorluklarla yakalanmış olan bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini, bu fırsatın kaçırılmaması için herkesin gayret göstermesi gerektiğini, bu sıkıntıyı gelecek nesillere miras olarak bırakmamamız gerektiğini anlattık. Acılar son bulsun istiyorduk. Analar, babalar ağlamasın; gelinler, çocuklar boynu bükük kalmasın istiyorduk. Bizleri suçlayan çevreler oldu; bizleri ihanetle suçlayan, sorumsuz anlayış sahibi çevreler, sendikalar oldu. Süreç sıkıntıya girsin, kafalar yeniden karışsın, adeta ülkeye huzur gelmesin diye el ovuşturup bekleyen çevreler oldu. Ama süreç şu ana kadar pek fazla sabote edilememiştir. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen olarak ülkemizde huzur ikliminin devam etmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

 



 

Terörün ve Vesayetin Başka Versiyonlarını Görüyoruz

Türkiye’de yıllarca devam eden terörün durmasından rahatsız olan bazı odakların yeni arayışlara kalkıştığını vurgulayan Tektaş, “Ülkemizde beş ay önce dershane tartışmaları olarak gündeme gelen, 17 Aralık’ta ana, 25 Aralık’ta tüm ara renkleriyle açığa çıkan yeni bir süreç daha başlamıştır. Yolsuzluk ve rüşvet kılıfıyla gündeme taşınan; senaristleri, dublör, suflör, figür ve figüranları biraz farklı, çeşidi belki biraz daha bol olsa da, bildik çevrelerin başlattığı yeni bir süreç yaşamaktayız. 17 Aralık, ‘Büyük Türkiye’ hedefini yaralama; ülkemizi demokratikleşme, özgürleşme ve kalkınma yolculuğundan geri döndürme girişimidir. Yakalamış olduğumuz huzur iklimini bozma, ülkemizi yeni bir kaosa sokma girişimidir. 17 Aralık, kişilere ait mahrem bilgiler elde edilerek, ahlaksızca kullanarak şantaj terörüyle korku oluşturup, ülkenin ve milletin geleceğini zapturapt altına alma hamlesidir. Yeni bir vesayet sistemi kurma, yeni bir vesayetçi güruh oluşturmadır. Bu ülkenin beş kuruşuna göz koyanın kursağında koyar, hesabını sorar, sorulmasının takipçisi herkesten önce bizler oluruz. Bağımsız ve tarafsız yargı eliyle, hukuk içerisinde en ağır cezaya çarptırılmasını isteriz. Ama yeni vesayetler oluşturarak, milletin iradesinin çalınmasına asla fırsat vermeyiz. Devletin içerisine sızmış, emniyet, yargı ve bürokraside gizlenmiş kişiler, örgütler ve paralel yapılanmaların, şantaj terörü ile kayıt dışı siyaset yaparak, sandık dışı yollarla iktidar olmalarına fırsat tanımaz, yüz vermeyiz. Aziz milletimiz de bu duruma fırsat vermez, asla vermeyecektir. Ülkemiz de, milletimiz de bu sıkıntıyı demokratik yolla en kısa zamanda atlatacaktır. Örgütümüz bu sıkıntının aşılmasında yine öncü rol oynayacak ve süreçten daha da güçlenerek çıkacaktır” değerlendirmesinde bulundu.





 

Milletvekilleri, il milli eğitim yöneticileri, okul müdürü ve müdür yardımcıları, ilçe ve işyeri temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, Eğitim-Bir-Sen Sivas 1 No’lu Şube Başkanı İlhan Karakoç, Erzincan Şube Başkanı Nebi Gül de birer konuşma yaparak, gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.

banner182
Son Güncelleme: 24.03.2014 15:57
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
niyeee 3 yıl önce

bişeyden mi kaçıyosunuzki liman arıyosunuz sizi de bbi korku sarmış ki sorma gitsin neden acep

Avatar
tamam da kimin limanı? 3 yıl önce

aman bana okul ilçe il şube mdürlüğü versin diyenlerin limanıdır sizin güvenli liman dediğiniz. güvenilir liman olmak hırsızlıklara haksızlıklara kul hakkı yemelerine ses çıkarmaktır. 2010 kpss hırsızlığı olurken tek bir açıklama yapamayıp şimdi paralel de paralel diyen siz değil misiniz??? siz kiiiiiiiiim, güvenli liman olmak kim kardeşim, adamlar sizden olmadığı halde aman bana bir yerler versinler bir yerlere getirsinler diyenler sizde. ama allaha şükürler olsun ki, makama mevkiiye tamah etmeyip sizlerin önünde eğilmeyecek binlerce insan var. allahım makam mevkii için bizleri, kim olursa olsun, birilerinin önünde eğidirmesin allahım. hele hele kpss hırsızlığına susan( 2010) sizin sendikanıza bizi muhtaç etmesin. amin.