banner374
09 Mart 2015 Pazartesi 00:00
Kamuda çalışan kadın nüfusun, yüzde 30'u sendikalı
 Enerji Bir-Sen Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir etkinlik düzenledi. Devlet Su İşleri Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen etkinliğe Enerji Bir-Sen Genel Başkan Vekili Mehmet Doğan, Enerji Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Ayşe Açıkbaş, 4 Nolu Şube Başkanı Gülen Üye, İstanbul Şube Kadın Komisyonu Başkanı Şule Can Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul'un Eşi Nermin Tonbul ve çok sayıda davetli katıldı.
Programda Konuşan Kadın Komisyonu Başkanı Açıkbaş, ''Çalışan kadın nüfusu 6 milyon civarında ve nüfusun ancak %10 u sendikalı işçi ve Kamu çalışanlarının ise ancak %30'u oranında sendikalı kadın var. Neden kadınlar daha az örgütlü? Çünkü kadın emeği erkek emeğinden farklı. Yaygın kanı ise kadın çalışanların sendikaya ilgi göstermediği yönünde üstü örtülü bir suçlamayı da içeriyor: "kadınlar kendi sorunlarına sahip çıkmıyor, şartlarını zorlamaya yanaşmıyorlar, biz başardıysak, onların da çaba göstermesi gerekir". Oysa bir kadının sendikada görev üstlenebilmesi için aşması gereken ailesel ve sosyal engeller o kadar çok ki, öncelikle eşini ve yakın çevresini ikna etmesi sonra günlük yaşamını, toplantılara katılmasını mümkün kılacak biçimde organize etmesi gerekiyor. Yani o evde olmadığı zamanlarda çocuğa kimin bakacağı, ev işlerinin kimin tarafından yapılacağı kadın tarafından çözülmesi gereken sorunlar oluyor. Bütün bunların üstesinden gelmek için farklı geçmişleri, eğitim düzeyleri, sosyal çevreleri olan kadınların , erkek katılımcılarla aynı performansı göstermelerini beklemek mümkün değil.''

"SENDİKALARDA GÖREV ALMAK İSTEYEN CİDDİ BİR KADIN POTANSİYELİ VAR"

Sendikalar genel olarak çalışanların çıkarlarının korunması, ekonomik ve demokratik haklarının geliştirilmesi açısından demokratik bir toplumun vazgeçilmez ögeleri. Kadınların sendikal çalışmaya ilgi duymalarını sağlamak çok önemli, çünkü çalışma yaşamında var olan ayrımcılıkla mücadele etmek için de temel örgütlenme biçimleri sendikalardır. Kadınlar sendikalara üye olmanın ötesinde bu örgütlerde aktif konumlara gelerek sadece sınıf olarak çıkarlarını değil cins olarak çıkarlarını korumak zorundalar. Nitekim sendikalarda daha aktif olmak isteyen ciddi bir kadın potansiyeli var.

"KADINLARIMIZIN GÜÇLENMESİ İÇİN EĞİTİM ÖNEMLİ"

Kadınların güçlenmesinde ve ilerlemesinde en önemli alanın eğitim olduğunu söyleyen Açıkbaş şöyle konuştu: "Ülkemizin 2023 yılı hedeflerine ulaşması için, toplumun tüm kesimlerinin ve özellikle kız çocuklarımızın eğitim seviyelerinin yükselmesi önemli bir devlet politikasıdır. Bu da biz kadınları sevindirmektedir. En azından eğitimli bir anne, yetiştireceği evlatların, topluma faydalı olacağı inancıyla daha özverili davranacaktır. Türkiye genelinde nüfusun yarısını oluşturan biz kadınlarımızın eğitimi yeterli olmadığı takdirde yeterli eşit hak ve fırsatlara ulaşmayı başarmada hayli zorlanmaları söz konusu olacaktır."

"KADIN VE ERKEK FITRATI KAVRAMLARI KONUŞULUR HALE GELDİ"

Son zamanlarda kadın fıtratı ve erkek fıtratı gibi kavramlar konuşulur hale geldiğini söyleyen Açıkbaş, ''Fıtrat çerçevesi içinde her kadın ve her erkek öncelikle kendi imkan ve kabiliyetlerine uygun düşen rolü üstlenir, hizmeti yüklenir ve şartlar gerekli kılındığında bir kısım rollerin değişmesinde, bir kısım hizmetlerin her iki cins tarafından da ifasında bir sakınca olmamalıdır. Bu "Bir Kısım" denildiğinde ise fıtratı, İslam'ın umumi kuralları içinde ki amacı belirler'' dedi.

Etkinlik, protokol konuşmalarının ardından Ankara Üniversitesi Karadeniz Folklor ekibinin gösterisiyle son buldu.
banner182
Son Güncelleme: 09.03.2015 00:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol