banner374
29 Temmuz 2015 Çarşamba 08:40
KESK, 2016-2017 Toplu Sözleşme Taleplerini açıkladı

 2016-2017 toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin taleplerini açıklayan KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, %25 zam talebinde bulundu.

Mülkiyeliler Birliğinde düzenlenen basın toplantısı ile taleplerini açıklayan Özgen, reel kayıplar ve enflasyon karşısındaki maaşının erimesini telafi edecek yüzde 25 artış talebinde bulundu.

Görüşmeler ertelensin

Daha önce çeşitli defalar dile getirdiği, 3 Ağustos'ta yapılacak görüşmelerin eylül ya da ekim aylarına alınması talebini tekrarlayan Özgen, "Talebimizi hem iktidara hem de muhalefet partilerine ilettik, çeşitli girişimlerde bulunduk. Bu çabamız devam edecektir. TBMM 29 Temmuz’da, yani yarın olağanüstü toplanacak. Ateşten günlerden geçtiğimiz şu ortamda Meclis'in yeniden tatile girmesi zaten doğru değildir. Dolayısıyla hem Meclis çalışmalarına devam etmeli hem de TİS görüşmelerinin ertelenmesine dair ek bir madde gündeme alınarak hızla Meclis'ten geçirilmelidir. 3 Ağustos’ta ise usulen bir araya gelinip toplantı bitirilerek yapılacak değişiklik beklenmelidir. Kaldı ki TİS görüşmelerini devlet adına yürütecek olan geçici Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı milletvekili bile değildir. Bu vesile ile tüm tarafları kamu emekçilerinin çıkarı adına sorumlu davranmaya çağırıyoruz.’’ dedi.

KESK olarak tüm taleplerini Devlet Personel Başkanlığı’na ilettiklerini belirten Özgen, "Bugün itibariyle en düşük maaş alan kamu emekçisi (13. Derecenin 1. kademesindeki hizmetli), maaş+ek ödeme olarak toplam 2 bin 323 TL almaktadır. Konfederasyonumuzun hesaplamalarına göre dört kişilik bir aile için Temmuz 2015 itibariyle kira, yakıt, çocuk ve aile yardımı hariç bu miktar 2 bin 900 TL’ye yükseltilmelidir. 2 bin 900 TL, AKP iktidarı boyunca en düşük maaş alan kamu emekçisinin reel kayıpları ve enflasyon karşısındaki maaşının erimesine denk gelen yüzde 25 artışa karşılık gelmektedir. Bununla birlikte kamu emekçilerine kira yardımı olarak aylık 395 TL, aile/eş yardımı aylık 290 TL, çocuk yardımı 232 TL, asgari ücret tutarında yılda iki ikramiye ve ulaşım için aylık abonman bilet ücreti ödenmelidir.” talebinde bulundu.

4688 sayılı yasanın ILO normlarına ve AİHM kararlarına göre düzenlenerek, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı tanınması talebinde bulunan Özgen, “Sözleşmeli, taşeron esnek kuralsız çalışma yasaklanmalı, 4/b, 4/c kadroya alınmalı, herkese güvenceli iş ve gelecek sağlanmalıdır. Ayrımsız tüm çalışanları kapsayan yeni bir İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası yapılmalı, meslek hastalıkları tanımlanmalıdır. Kamu ve özel sektör dâhil tüm çalışanların ücretlerinin asgari ücret tutarındaki kısmı vergiden muaf tutulmalı, üzerindeki miktar için vergi kesintisinin en alt sınırına sabitlenmelidir.” ifadelerini kullandı.

KESK Genel Başkanı Özgen diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:

“Tüm ek ödemeler emekliliğe ve emekli aylığına yansıtılmalıdır. Çalışanlara verilen promosyon tüm emeklilere de verilmelidir. Anayasa Mahkemesi'nde kazandığımız otuz yılı aşan hizmetler için ikramiye ödenmesi kararının ilgili tarihten önce emekli olanları da kapsayacak şekilde yasal düzenleme yapılmalıdır. TİS sonuçlarından etkilenen emeklilerin de toplu sözleşme masasında temsiliyeti sağlanmalıdır. Kamu emekçilerine siyaset yapma yasağı kaldırılmalıdır. Ek ödemeleri düzenleyen 666 Sayılı KHK ile yaratılan ücret adaletsizliği ve mağduriyetler giderilerek, aynı unvanda farklı kamu kurumlarında çalışan tüm kamu emekçilerine eşit ücret ödenmelidir. Başta öğretmenler olmak üzere lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergeleri 3600'e, önlisans mezunu olanların 3000'e çıkarılmalı, ek gösterge adaletsizliğine son verilmelidir. Kadrolaşma, sürgün, rotasyon, soruşturma, mobbing, mülakat gibi ayrımcılık yaratan bütün uygulamalara son verilmelidir. İstihdam, terfi ve unvan değişikliklerinde cinsiyet eşitliği sağlanmalıdır. Kadın kamu emekçilerine; çalışma yaşamında uygulanan ayrımcılık, mobbing, baskı ve şiddete son verilmeli, uygulayanlar hakkında etkili cezai yaptırımlar getirilmelidir. En az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ücretsiz nitelikli anadilinde hizmet verecek kreş ve bakımevleri açılmalıdır. İdarenin kamu emekçileri üzerinde çeşitli yöntemlerle uyguladığı baskılar son bulmalı, ayrımcı politikalardan vazgeçilerek özgür örgütlenme ortamı sağlanmalıdır. Kamu hizmetleri herkese parasız, eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve anadilinde olmalıdır. Kamu hizmetleri işletmecilik esaslarına göre değil, toplumsal fayda gözeterek sağlanmalıdır. AKP-MEMUR SEN Toplu Satış Sözleşmesi sonucu olarak kamu emekçilerinin 2014 yılı için alamadıkları enflasyon farkından kaynaklı kaybı karşılanmalıdır."
banner182
Son Güncelleme: 29.07.2015 08:41
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol