banner374
12 Şubat 2013 Salı 10:51
KONCUK: “ATEŞLE OYNUYORSUNUZ. MEMUR BU NİYETİNİZE AMİN DEMEYECEKTİR!”
 11 Şubat 2013 Pazartesi günü Beykoz Sabancı Öğretmenevi’nde düzenlen toplantıda ilk önce Şube Başkanı Ali İhsan Hasanpaşaoğlu tarafından açılış konuşması yapıldı. Şube faaliyetleri hakkında bilgi veren Paşaoğlu’nun konuşmasından sonra Genel Başkan İsmail Koncuk katılımcılara hitaben geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu.

 

Sendikal çalışmalar ve önümüzdeki dönemde yapılacak faaliyetlerle ilgili olarak bilgiler veren Genel Başkan, güncel gelişmelerle alakalı dair değerlendirmelerde bulundu.

 

“Sayın Nabi Avcı’dan Tek İsteğimiz Adil Bir Yönetim Anlayışı Sergilemesidir.”

 

Yeni Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya başarılar dileyen Koncuk, “Milli Eğitim Bakanlığı siyaset üstü bir kurum olmalıdır. Çünkü milletimizin geleceğini doğrudan etkileyen bir kurumdur. Türk Eğitim-Sen olarak, Milli Eğitim Bakanı’nın başarılı olmasını yürekten arzuluyoruz. Çünkü biz bu ülkeyi karşılıksız ve samimi seviyoruz. Sayın Avcı’dan tek isteğimiz adil bir yönetim anlayışı sergilemesidir. Adaletten yoksun bir anlayışın başarılı olma şansı yoktur. Önceki Bakan Ömer Dinçer’in, çalışanları yok sayan tutumunu sayın Avcı’da görmeyeceğimizi ümit ediyorum. Kendisini ziyaretimizde, sayın Bakanın, çalışanlarının problemlerine karşı duyarlı davranacağı izlenimini edindim. Dilerim bu tutumunu görevi süresince sürdürecektir. Eğitim çalışanlarını duyan, adaletten uzak durmayan, eğitimin ve eğitim çalışanlarının ihtiyaçları doğrultusunda icraat sergileyen Bakanlar daima iz bırakmış ve minnetle anılmışlardır. Aksi durumda olanlar ise, Ömer Dinçer’e olduğu gibi, beddualarla yad edilmiştir. Dolayısıyla Sayın Nabi Avcı’nın da iz bırakanlardan olması eğitim hayatımız için en büyük temennimizdir.” Dedi.

 

Bakanlık makamının, birilerine ulufe dağıtma makamı olmadığını ifade eden Genel Başkan, Nabi Avcı’dan önceki dönemde yapılan geçici görevlendirme Şube Müdürleri konusuna da el atmasını istediklerini belirtti. Konuyla ilgili olarak, Bakana, iller bazında mevcut durumu gösteren kapsamlı bir rapor sunduklarını söyleyen Koncuk, Şube Müdürlüklerinin birilerine ulufe gibi dağıtılmasının hakkaniyet, adalet ve ahlak ilkeleriyle bağdaşmadığını ve bu ayıptan MEB’in kurtarılması gerektiğini beklediklerini belirtti.

 

“800 Bini Aşkın Eğitim Camiasından Bir Müsteşar, Bir İnsan Kaynakları Genel Müdürü Bulamıyor İsek Bize Yuh Olsun!”

 

Bakanlık üst yönetiminin eğitimci olmayanlardan kurulduğunda, ciddi sıkıntıların yaşandığını ifade eden Genel Başkan İsmail Koncuk, “Sayın Avcı’dan önemli bir beklentimiz de MEB’in komuta kademesini, tebeşir tozu yutmuş eğitimcilerden oluşturmasıdır. Eğitimle alakası olmayan ve hatta eğitimcilere karşı pek de dostane duygular beslemeyen üst düzey yöneticilerin, eğitim hayatımızı getirdiği nokta ortadadır. Sorun çözmesi gerekenler, yeni ve daha büyük problemlerin mimarı olmuşlardır.  800 Bini aşkı eğitim camiasından bir Müsteşar bir İnsan Kaynakları Genel Müdürü bulamıyor isek bizlere yuh olsun! Okuldaki idarecinin, öğretmenin, hizmetlinin, memurun ne yaşadığını ve ne hissettiğini anlamayan zihniyetle MEB yönetilemez. Öğrenci velisi olmaktan başka, eğitimle alakası olmayanların Milli Eğitimi 21. yüzyıla hazırlaması mümkün değildir. Bunlarla başarılı olma şansı da yoktur.” Şeklinde konuştu.

 

“Hükümeti Uyarıyoruz; Ateşle Oynuyorsunuz. Türk Memuru Bu Niyetinize Amin Demeyecektir.”

 

İş güvencesine yönelik hızla yaklaşan tehlikeye de dikkat çeken Genel Başkan İsmail Koncuk, kamu çalışanlarının bunun farkında olmaları gerektiğini ifade etti. Özellikle son iki yıldır bu konuda çalışanları uyandırmaya gayret ettiklerini belirten Koncuk, “Her fırsatta devlet memurunun iş güvencesinin önemini ve AKP Hükümeti’nin bu güvenceye karşı alerjili yaklaşımını vurgulamaya çalışıyoruz. Öğretmenliği dahi sözleşmeli bir meslek haline getiren AKP Hükümeti’nin yapacaklarını görmek için müneccim olmaya gerek yoktur. Nitekim artık niyetlerini de gizlemeden aleni olarak ortaya koymaya başlamışladır. Hem sayın Başbakan hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, değişik zamanlarda Anayasa’nın 128. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılması ve işçi ve memur ayrımının ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Amaç, kadrolu ve güvenceli istihdam yerine; kamu hizmetini sözleşmeli, yarı zamanlı ve esnek çalışma prensibiyle çalışanlarla yürütmektir. Yani modern kölelik düzeni. Her fırsatta Edebalı’nın sözüne atfen, insanı yaşat ki devlet yaşasın, diyen sayın Başbakana sormak lazım, ‘Siz insanlarınızı bu kölelik düzenine mahkum ederek mi Devleti yaşatacaksınız?’. Ama buna müsaade etmeyeceğiz. Hükümeti uyarıyoruz; ateşle oynuyorsunuz. Türk memuru bu niyetinize amin demeyecektir. Türkiye Kamu-Sen, Cumhuriyet tarihi boyunca elde ettiğimiz en önemli kazanımımız olan iş güvencemize dokundurtmayacaktır. Hükümete, aklınızı başınıza alın diyorum. Eğer o noktaya gelinirse Türkiye Kamu-Sen her türlü direnci meşru görecektir. Bu böyle biline.” Şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

banner182
Son Güncelleme: 12.02.2013 10:51
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol