banner374
14 Şubat 2013 Perşembe 14:09
Koncuk: Her Zaman Çalışanların Yanındayız
 Genel Başkan İsmail KONCUK, İstanbul 4 No’lu Şube Başkanlığı tarafından Şişli Öğretmenevi’nde düzenlenen İşyeri Temsilcileri İstişare Toplantısı’na katıldı. Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN ve Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN da Genel Başkana eşlik ettiler. Ayrıca İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Ali İhsan HASANPAŞAOĞLU, 5 No’lu Şube Başkanı Fuat YİĞİT ve 9 No’lu Şube BaşkanıEnver DEMİR de toplantıya iştirak ettiler.
Şube faaliyetlerinin anlatıldığı sinevizyon sunumu ve Şube Başkanı Erdinç ÖZTAŞ’ın açılış konuşmasından sonra kürsüye gelen Genel Başkan İsmail Koncuk, katılımcılara hitaben geniş açıklamalarda bulundu.

Sendikacılığın, sadece tepeden oluşturulan kurgularla yapılan bir faaliyet olmadığını; birlikte ve elele yürütülen bir süreç ve ortak aklın harekete geçirildiği bir emek mücadelesi olduğunu belirten Koncuk, “Türk Eğitim-Sen, gelinen noktada ülkemizin en muteber eğitim sendikası olarak hak ettiği bir konumdadır. Bu seviyeye gelmiş olmamız hiç şüphe yoktur ki, sendikamızın her kademedeki yönetici ve temsilcilerinin elbirliği içerisinde sergilediği gayretler ve üyelerimizin takdire şayan desteğidir. Bundan ötürü bütün mensuplarımıza teşekkür ediyorum.” Dedi.

Kamu Çalışanları Ülkemizdeki Sendikacılık Anlayışlarını Sorgulamalıdır

Türk Eğitim-Sen’in, eğitim çalışanları adına ne söylenmesi gerekiyorsa söylediğini ve ne yapılması gerekiyorsa yaptığını ifade eden Genel Başkan, “Bize düşen sorumluluğun gereğini her koşulda ve her makama karşı cesurca yerine getiriyoruz. Eğitim çalışanları adına gerçekleşen her gelişmeye müdahil oluyoruz. Muhatabımız kim olursa olsun; Başbakan, Bakan ya da bürokrat fark etmeden temsil ettiğimiz kesimin hakları için dirayetli bir duruş ortaya koyuyoruz. Bu tutumumuzun da eğitim çalışanları tarafından takdir ediliyor olmasının da mutluluğunu yaşıyoruz. Şunu da özellikle belirtmek isterim ki, kamu çalışanları ülkemizdeki sendikacılık anlayışlarını sorgulamalıdır. Bir yanda ilkeli ve mücadeleci sendikacılığı büyütmenin gayreti; diğer yanda sendikal eylemleri dahi sabote etmekten kaçınmayan, siyasal iktidarın her yaptığını izahatla kendini mesul addeden bir sözde sendikal anlayış. Kamu çalışanları omurgasızlığın, sarı sendikacılığın, yalanı ve kandırmayı tarz olarak kabul eden riyakarlığın palazlanmasına daha fazla müsamaha göstermemelidir.” Şeklinde konuştu.

Günümüzde sendikacılığın her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayan Genel Başkan İsmail Koncuk, “Memurlar olarak, en önemli sermayemiz olan iş güvencemizin dahi elimizden alınmaya çalışıldığı günümüzde, tek kurtuluş yolu sendikal mücadeledir. Fakat nasıl bir sendikal mücadele? Tabii ki, olması gereken, sendikacılığı hakkı tutup kaldırmak olarak kabul eden bir sendikal mücadeledir. Hak ve adalet duygusunun ayaklar altına alındığı bir ülkenin geleceği olmaz. Bu açıdan, yaptığımız mücadelenin, sadece şahsımız için değil aynı zamanda ülkemizin geleceği için de çok önemli olduğunu görmeliyiz.” Dedi.

Türk Eğitim-Sen’in kırmızı çizgilerini benimseyen herkesle buluşmayı arzuladıklarını belirten Koncuk, “Bizim derdimiz; ülkemizin birlik ve bütünlüğü ile kamu çalışanlarının hak ettiğini alması meselesidir. Buluşma noktamız burasıdır. Söylemlerimizin rengini, eylemlerimizin gerekçesini ve hedeflerimizin kaynağını buradan hareketle belirliyoruz. Türk Eğitim-Sen’in başarısının sırrı da buradadır.” Dedi.

Önceki Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer döneminde yaşanan problemlerin eğitim çalışanlarının motivasyonlarını dibe indirdiğini ve eğitim hayatımızı içerisinden çıkılamaz sıkıntılara sevk ettiğini söyleyen Genel Başkan Koncuk, “Milli Eğitim Bakanlığı, Sayın Dinçer ve onun tebeşir tozu yutmamış üst düzey bürokratlarının yarattığı sorunlarla boğuşmaktadır. 4+4+4 sistemi, Alo 147, Okullar Hayat Bulsun projesi, özür grubu atamaları, alan değiştirme, becayiş sorunları, Ek ödeme oranların artırılmaması, öğretmenlerin itibar kaybı vs. gibi sıralayabileceğimiz onlarca garabet bu dönemin ürünüdür. Dilerim yeni dönemde hızla bunların üstesinden gelinebilir. Sendika olarak MEB’in siyaset üstü bir kurum olması gerektiğini düşünüyoruz. Zaten Bakanlığa yönelik eleştirilerimizin ana sebebi de Bakanlığın bu özelliğinde uzaklaştırılmış olmasındandır. Bizim amacımız, hiçbir zaman kavga etmek değil, sorunlarımızı diyalog yoluyla çözmek olmuştur. Yeni Bakan Sayın Nabi Avcı, şu ana kadar diyaloga açık bir tutum sergilemektedir. Bunu umut verici bir durum olarak görüyoruz. Nitekim özür grubu atamalarında yaptığı manevra ve serbest öğrenci kıyafetleri hususundaki değerlendirmeleri, seslere kulak verdiğini göstermektedir. Adil bir yönetim sergilediği ve çalışanların problemlerine karşı duyarlı olduğu müddetçe sayın Bakana karşı memnuniyetimizi ifade etmekten hiçbir zaman çekinmeyiz. Ancak, bundan önceki sayın Bakan da olduğu gibi, eğitim çalışanlarına sırtını dönerse de Türk Eğitim-Sen’in duruşu her zaman olduğu gibi çalışanların yanı başı olacaktır.” Dedi.

Genel Başkanın konuşmasından sonra il dışına tayini çıktığı için görevini bırakan Kağıthane İlçe Temsilcisi Celal Aramaz’a Genel Başkan tarafından şükran plaketi takdim edildi.Ayrıca program sonunda Genel Başkanımız sendikamıza yeni üye olan eğitim çalışanlarını tebrik ederek rozetlerini taktı.

 

                      

 

                     


banner182
Son Güncelleme: 14.02.2013 14:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol