banner374
18 Temmuz 2012 Çarşamba 18:13
MEB ÖMER DİNÇER'İN ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR
Mevzuata uygun davranmaktan bahseden Bakan Ömer Dinçer, mevzuatı yok sayarak ilçe milli eğitim müdürlüklerine atamaları yaptı.Bir çoğu atama şartlarını taşımayan torpilliler bir anda ilçe milli eğitim müdürü oldular.


Benzeri uygulamayı eski Bakan Hüseyin Çelik’de yapmış, bakanlığının son günlerinde, yaklaşık bin kişiyi, atanma şartlarını taşıyıp taşımadığına bakmaksızın, bir gecede okul müdürü yapmıştı.Türk Eğitim Sen bu torpilli atamaların üzerine gitmiş ve pek çok atamayı açtığı davalarla iptal ettirmişti. Açılan bu davalardan bazıları hala devam etmektedir.


Aynı anlayışın Ömer Dinçer’de de devam ettiğini görüyoruz, bakanlar değişiyor ama kafa değişmiyor.Adalet, hak ve hukuktan yoksun sözde milli eğitim bakanları insan hakları ihlallerine son gaz devam ediyor.İlçe milli eğitim müdürleri 76. Maddeye dayanılarak yapıldı.Yani, bakan yetkisi ve tasarrufu ile.


Öğretmenlerin atama ve yer değiştirme yönetmeliğini bile yayınlama becerisini göstermeyen MEB’in hak ve hukuk gaspında ne kadar başarılı olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.Ancak, bu anlayış ve uygulama esasen MEB’e ve uygulamayı yapan bakana bir şeref getirmeyecektir.Bu makamlara atanmayı hak eden pek çok eğitim çalışanının bu uygulama karşısında MEB ve sayın Bakanla ilgili duygu ve düşüncelerini duyar gibiyiz. Eminiz, sayın Ömer Dinçer’in de kulakları çınlamaktadır.


Milli Eğitim Bakanlığı gibi hak ve hukuk kavramlarını uygulamalarının temeli olarak görmesi gereken bir bakanlığın, tüm bunları reddettiği anlamına gelecek iş ve işlemlere imza atması kabul edilemez bir durumdur.Bunları yapan bir Bakanlığın ve Bakanın şu saatten itibaren haktan, hukuktan bahsetmesi mümkün değildir.


Atayan bakımından kamu oyunda büyük bir güvensizlik  oluşmaktadır, ancak atananlar bakımından da olayı değerlendirdiğimizde, hak etmediği bir makamı talep etmek, kimlerin hakkını gasp ettiğini düşünmeden o makamda oturmak nasıl bir duygudur. Buna göz yummak kul hakkı yemek değilse, nedir?


Buna sessiz kalan sendikalar yönünden de olayı değerlendirmek gerekmez mi, bunu biz yapmayacağız, bunu eğitim çalışanları yapmalıdır.Bütün eğitim çalışanları şunu iyi düşünmelidir.Hak ve hukuk en temel insan hakkıdır.Bir ülkede, hakkın önünde engeller oluşturulduğu sürece, hakkı ve hukuku bir yana koyduğumuz ve yapılanları  konjonkturel olarak değerlendirip, normal olarak görüp, onayladığımız  sürece, bugün başkasına yapılan haksızlık bir başka dönemde bize de yapılacaktır. O zaman tüm itiraz haklarımızı da kaybetmiş olacağız.


Bütün bu sebeplerle Türk Eğitim Sen olarak bu haksız ve tüm eğitim çalışanlarına hakaret olarak gördüğümüz 76. Madden yapılan ilçe milli eğitim müdürlüğü atamalarına itiraz edeceğiz. Atama şartlarını taşıyan üyelerimiz adına davalar açacağız Bu konuda dava açmak isteyen üyelerimize her türlü hukuki yardım sendikamız avukatlarınca yapılacaktır.Dava açmak isteyen üyelerimiz sendika şubelerimizle irtibata geçmelidir.Ayrıca Türk Eğitim Sen Genel Merkezi olarak atama listesi Milli Eğitim Bakanlığından yazılı olarak istenecektir.Açılacak toplu dava ehliyet yönünden reddedileceği için şahsi davalar açmak sonuç almak için daha doğru bir yoldur.


Türk Eğitim Sen olarak inanıyoruz ki, Milli Eğitim Bakanlığı kimsenin babasının çiftliği değildir.Ömer Dinçer’in de kafasına buyruk davranma hakkı söz konusu bile değildir.Ömer Dinçer, Milli Eğitim Bakanlığını babasının çiftliği gibi yönetemez, hakkı da yoktur. Hangi makamda olursa olsun, her kes kanun, yönetmelik ve insan haklarına uygun davranmak zorundadır. Milli Eğitim Bakanlığında yaşanan, yaşanacak olan her türlü suistimalin üzerine gidileceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır.


Kamu oyuna saygı ile duyurulur.


TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ 
banner182
Son Güncelleme: 18.07.2012 18:13
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol