banner374
18 Eylül 2013 Çarşamba 15:45
MEB PROBLEM ÜRETEN BİR BAKANLIK
 GENEL BAŞKAN İSMAİL KONCUK, MEB’İN PROBLEM ÜRETEN BİR BAKANLIK OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

“MEB ne işe yarar?” sorusunu yıllardır sorarız. MEB, problem üreten bir bakanlık görüntüsünden bir türlü kurtulamadı. Kurtulmak için bir gayretini de göremiyoruz. Zaman zaman, müsteşar ya da bakan değişikliğiyle, bir şey yapılacak görüntüsü verilir, öğretmen ve eğitim çalışanlarının tepkileri bir süreliğine yumuşatılır, ancak geçen zaman içerisinde yeni bakan da, yeni müsteşar da sisteme entegre olarak suskunluğa bürünür ya da yaşanan haksızlığın bir parçası olmayı tercih ederler.

Şu anda, Milli Eğitim Bakanlığı, adeta toz duman bir manzara içerisindedir. Problem yumağı haline gelmiş olan MEB’de, sıkıntılar, her geçen gün artarak devam etmektedir. Bu sıkıntılardan bazılarını paylaşmak istiyorum.

*Okul müdürü mülakatlarında yaşanan torpil artık aleniyet kazanmıştır. Sözlü komisyon üyeleri, milli eğitim müdürleri ahlaki tüm değerleri alt üst ederek, yandaş sendikadan olmayan, yazılı sınavdan yüksek puan almış bir çok kişiyi atamamak, yandaşlara mevzi kazandırmak için her türlü ayak oyununu sergilemektedir. Bu yaşananlar, Türk Eğitim Sen teşkilatları tarafından, iller bazında yapılan eylemlerle duyurulmasına rağmen, ne Bakan Nabi Avcı’dan ne de başlangıçta çok iş yapacağı görüntüsü veren Müsteşar Yusuf Tekin’den bir açıklama gelmemektedir. Hatta  sözlü komisyon oluşturulmasında Müsteşar Yusuf Tekin’in bizzat müdahale ettiği bilgileri gelmektedir. Anlaşılan, Bakan Nabi Avcı ve Müsteşar Yusuf Tekin, tüm eğitim çalışanlarının yöneticisi olmak, onların güvenini kazanmak yerine, yandaş sendikayı memnun ederek, parti teşkilatının güvenini kazanmayı tercih etmişlerdir. Böyle bir anlayışın sergilenmesi, MEB’de zaten var olan kamplaşmayı, daha da derinleştirecek, eğitim çalışanları arasına nifak sokacaktır. Halbuki, Milli Eğitim Bakanlarının görevi görev alanında huzur ve mutluluğu sağlamak, tüm eğitim çalışanlarını kucaklamak olmalıdır. Bunun aksine her tutum ve davranış, küskünlüğü artıracak ve toplumsal olayları tetiklemekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.

*Alan değişikliği konusunda yaşanan kaos devam etmektedir. Bir yandan bir kısım alan değişikliğinin yargı tarafından iptali, diğer yandan Ömer Dinçer tarafından zorla alan değiştirilen öğretmenlere, isteklerine bağlı olarak eski alanlarına geri dönüş hakkı verilmemesi, 2013-2014 eğitim öğretim yılına yönelik çalışma takviminin de yayınlanmasına rağmen, alan değişikliği uygulamasının halen yapılmamış olması bu konuda problem yaşayanların infialine sebep olmakta, ancak Nabi Avcı ve Müsteşar Yusuf Tekin, yaşanan problemi çözmek adına ne bir açıklama yapmakta ne de bir tedbir almaktadırlar.

*Eğitim çalışanlarının yıllardır beklediği, görevde yükselme sınavları yılan hikâyesine dönmüştür. Bakanlık, zaman zaman “yapacağız, edeceğiz” diye açıklama yapsa da, sendikamızın başvurularına, “çalışma yapılmaktadır” diye cevaplar verilse de, bugüne kadar, yapılacağına dair ciddi bir çalışma görülmemiştir. Anlaşılan MEB, görevde yükselme sınavında da, “yandaşlarımı nasıl bir uygulama ile korurum” anlayışıyla görevde yükselme sınavını yılardır ötelemektedir.

*4+4+4 sisteminin getirdiği problemler, hem öğretmenler hem de yöneticiler için ciddi norm problemleri yaratmıştır. Binlerce öğretmenin görev yeri değiştirilmiş, yüzlerce yönetici norm kadro fazlası duruma düşmüştür. Yaşanan bu konularda her il farklı uygulamalar yaparken, MEB bu olaylara seyirci kalmış, ülke genelinde birçok konuda uygulama birliği sağlayamamıştır.

*Okullarımız bakımsız, sahipsizdir. Tüm sorumluluk, okul yöneticilerinin omuzlarına yüklenmiş, MEB okullarımızın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, konu mankeni gibi seyirci kalmaktadır. Bir yandan kayıt dönemlerinde bağış alan yöneticiler cezalandırılırken, diğer yandan okullarımıza MEB bütçesinden öğrenci başına 120 TL ödenek ayrılması teklifi görmezden gelinmektedir. Binlerce okulumuz ödenek yokluğundan asli ihtiyaçlarını karşılayamamakta, öğrenciler güvensiz, hijyen olmayan ortamlarda ders görmek zorunda kalmaktadır.

*Problem çözücü bir öğretmen atama politikası ortaya konulamamıştır. Son 11 yılda ataması yapılmayan öğretmen sayısı 70 binden, 350 bine çıkmıştır. MEB kendine yetecek sayıda öğretmen atamasını dahi başaramamış, binlerce ataması yapılmayan öğretmen, gençliklerinin baharında, hayattan umudunu kesme noktasına gelmiştir.

*Peygamberlik mesleği diye tanımladığımız öğretmenlik mesleği, yaşanan ekonomik problemlerim yanında, toplumsal itibarını da gittikçe kaybeden bir meslek durumuna düşürülmüştür. Tribünlere oynayarak, halkın yanında olduğunu gösterme çabaları sonucunda, ülkeyi yönetenler kamuoyu gözü önünde öğretmenleri küçük düşürücü sözleri söylemeyi marifet saymışlar, öğretmenle birlikte kaybedilenin toplumun geleceği olduğu gerçeğini bir türlü görememişlerdir. Moda haline gelen, öğretmeni horlama, kötüleme, eğitimde yaşanan tüm problemlerin sebebi olarak gösterme yarışına zaman zaman milli eğitim bakanları da dahil olmuştur.

Türk Eğitim Sen olarak, sadece birkaçını belirttiğimiz bu problemlere daha onlarcası dahil edilebilir. Bakan Nabi Avcı şunu iyi bilmelidir: Bu bakanlık onlarca bakan gördü, sizin de ahir ömrünüzde göreceğiniz son bakanlık görevi olabilir. Milli Eğitim Bakanlığı, herkese nasip olmayacak çok şerefli bir görevdir. Önemli olan, hayırla yad edilebilmektir. Bu makamlar şerefli olduğu kadar, insanın gelecekte nasıl anılacağını da belirleyen makamlardır. Nasıl anılacağımızı belirleyen de, makam koltukları değil, bu koltuklarda oturduğumuz sürece ortaya koyduğumuz değerler ve ürettiklerimizdir.

Dilerim ki; tüm yöneticilerimiz hayırla anılsınlar, ancak yukarıda bir kısmını anlatmaya çalıştığım problemler devam ettiği sürece kimlerin hayırla, kimlerin başka şekilde anılacağı bellidir. Bizden söylemesi, tercih sizin. Makamlar, koltuklar geçicidir; önemli olan iz bırakabilmektir, eser bırakabilmektir, güzel anılabilmektir.

        

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

banner182
Son Güncelleme: 18.09.2013 15:45
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ayşe 3 yıl önce

şu öğretmenlerin atama yaş sınırı kaldırsınlar yıllardır mağduruz sesmiz olun lütfen

Avatar
ayşe 3 yıl önce

şu öğretmenlerin atama yaş sınırı kaldırsınlar yıllardır mağduruz sesmiz olun lütfen

Avatar
esler magdur iliçinde 3 yıl önce

yazık..

Avatar
ayse 3 yıl önce

hep din kültürüden atama yapmayın bedular alıyorsunuz