banner374
21 Ekim 2013 Pazartesi 00:44
ÖĞRENCİLERE DE BAŞÖRTÜSÜ ÖZGÜRLÜĞÜ İSTİYORUZ

 Ülkemizde, millet iradesinin dışında oluşmuş güç odaklarının uzun yıllar sürdürdükleri yasaklar bir bir ortadan kalkıyor. Millet olarak yılladır oluşturulan korku tünelinden çıkmanın yollarını hep aradık durduk. Zulmün en şiddetli olduğu yıllarda bile biz biliyorduk ki bir gün insanlığın hak ettiği özgürlük ortamına ulaşacağız. Zulmün binası olmayacak ve herkes bir gün yaptıklarından utanacak.

Bugün artık herkes, başörtüsü üzerinden verilen kavganın aslında yönetme ve ekonomik ayrıcalıkları koruma kavgası olduğunu gördü. Bir avuç mutlu azınlığın, adaletsiz dünya düzenine paralel içerde oluşturdukları düzeni koruyabilmek adına; caddede, sokakta, çarşıda, pazarda huzur içinde yaşayan insanlarımızın arasına başörtüsü yasağını sokarak oluşturdukları kavga deşifre oldu ve sonu geldi. Bugünlerde başörtüsünün siyasi bir simge olduğu saçmalığına kimse inanmıyor. Herkes biliyor ki başörtüsü giymek, en temel insan hakkıdır ve bir meslek grubuna, yere ve zamana göre sınırlandırılamaz, ertelenemez ve yok sayılamaz.
Memurlar için yapılan düzenleme yıllardır sürdürülen bir ayıbın kısmi de olsa ortadan kaldırılmasıdır. Ülkemiz adına, insanlık adına tarih şahittir ki çok önemli bir adımdır. İlk adım olduğu için önemlidir. Bundan sonra gelecek adımlar için önemlidir.  Ama eksik bir adımdır. Ülke olarak hiçbir sınırlama getirmeden; öğretmen, öğrenci, polis, asker, savcı, hâkim bütün insanlarımıza bu hakkı tanımalıyız. Başörtüsü; çorap gibi, şapka gibi giyildiğinde veya giyilmediğinde hiçbir şeyin fark edilmediği kadar içselleştirilmiş bir giysi olmalıdır.
Bazı meslek grubundan olanların başörtülü görev yapması neden tarafsızlığına gölge düşürsün? Diğer bütün giysilere, bıyığın, saçın, sakalın şekline yüklenmeyen anlam neden başörtüsüne yükleniyor? Ben de davama bakan hâkimin saçına, bıyığına, sakalına bakarak tarafsız olmadığını düşünemez miyim? Aslında bu bir zihniyet meselesidir, iş ahlakı meselesidir, tek taraflı değildir. Ancak, tartışılan hep başörtüsü olmuştur. Başörtülü ise objektif olamaz; post bıyıklı, top sakallı, atkuyruklu ise objektif olur! Ülkemiz aydınlarının(!) yılladır bize yutturmaya çalıştıkları ve tutundukları son yalanları da budur. Boşa uğraşmayın beyler.
Bugün yaşadıklarımıza yıllar sonra dönüp baktığımızda, tarih anlamsız yasakların son bulması için varlığını ortaya koyan ve toplumun her kesimi için özgürlük isteyen Memur Sen ve Eğitim Bir Sen’in mücadelesini yazacaktır. Son bir yıldır verdiğimiz mücadele örnek bir mücadeledir. Yıllardır özgürlüğü diline dolayıp arka planda anlamsız gerekçelerle yasakları savunanlar, bir yıldır dut yemiş bülbül kesildiler, kafaları karıştı. Bazılarının son anda aldıkları eylem kararı, gerekçelerine bakıldığında kazandığımız özgürlüğü sabote etme çabasıdır. Bu çaba sendikamızın, kadın erkek bütün kıyafet sınırlarının kaldırılması sağlanana kadar eyleme devam kararı ile yine havada kalmıştır.
Açılan demokrasi paketlerine, yapılan ileri düzenlemelere rağmen problemler yaşanmaktadır. Ortaokul öğrencilerinden, İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde varlığını korumaya devam eden, “baş açık” ibaresi yüzünden okulu bırakan öğrencilerimiz var. Ortaokul ve lisede yasak, üniversitede serbest, öğretmen olursan serbest, savcı-asker olursan yasak olmaz. Bir yasak, bir serbest; hayatımızın bazı dönemlerinde serbest, bazı dönemlerinde yasak, aç kapa, aç kapa. Ömrümüz bununla geçti. Bu çile artık bitsin. Taksit taksit özgürlük olmaz. Öğrenciye de memura da; askere de polise de savcıya da serbest olsun ve bu ayıplı yasak son bulsun.

Talat YAVUZ
Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı
banner182
Son Güncelleme: 21.10.2013 00:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol