banner374
18 Eylül 2012 Salı 18:14
Öğretmenine Sahip Çıkmayan Hiçbir Toplum Ayakta Duramaz
 
Gündoğdu, 24 TV’de yayınlanan ‘Farkında mısınız?’ programına katılarak kademeli eğitim sistemi, öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasına yönelik yaklaşımlar ve imam hatip okullarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

 

Halkın İsteklerine Cevap Veren Bir Sisteme Geçiyoruz

 

Türkiye’de dine bakışın sakıncalı, sağlıksız olduğunu ve dine özgürlükler bağlamında bakılmadığını belirten Gündoğdu, “Dine bakış böyle olunca, eğitime bakış herkes için bir hak ama imam hatip lisesine gitmek isteyenler ve başörtülüler için bir lütuf gibi görüldü. Bunun için de uzun süre ‘imam hatipler açılmamalı’ dendi. Sonra, ‘imam hatip liselerini açalım ama onlar sakın ha polis okullarına, askeri okullara gitmesin’ diye yasaklar konuldu. 28 Şubat sürecinde de katsayı engeli getirilerek prestijli üniversitelere gitmeleri imkânsızlaştırıldı. Orta kısımları da kapatılarak imam hatiplere teveccühün önü kesildi. Bütün bunlar yapılırken, dünyada din eğitimi ya da çocuklarını din eğitimiyle yetiştirmek isteyen vatandaş özgürlüğüne bizde hiç kapı aralanmadı. Anayasa’nın 24. maddesinde evrensel hukuka dayandırılarak, ‘isteyen anne-babalar çocuklarına din eğitimi aldırabilir’ ifadesi hep yer aldı; ama anne-babaların öyle bir hakkı hiç olmadı. Hinduizm, Budizm gibi ilkel dinlerden tüm ilahi dinlere, sadece onların kültürüne has verilen din kültürü ve ahlak bilgisi dersi de darbecilerin bir lütfu olarak, ölümü gösterip sıtmaya razı etme babında Anayasa’ya girdi. Dolayısıyla Türkiye’de hak temelli, halk temelli, birey temelli, halkın isteklerini karşılamak temelli bir yaklaşım hiç olmadı. Şimdi yeni yeni halkın isteklerine cevap veren bir sisteme geçiyoruz. Bu cümlemi teyit etmek için bir örnek vereyim. Sanırım Türkiye’de sadece bir ilimizde imam hatip lisesini devlet yapmıştır. Onun haricinde bütün il ve ilçelerdeki imam hatip liselerini halk yapmıştır. Halkın yaptırdığı bu okullara da 28 Şubat ve sonrasında el konulmuştur” ifadelerini kullandı.

 

Gündoğdu, “Türkiye’de vesayetçilerin, vesayetçilerin izniyle halka rağmen siyaset yapan jakoben siyasetçilerin halkın tercihlerine şaşı baktığı dönemler, yeni eğitim sistemiyle sona ermekte ve yeni bir devir başlamakta diyebiliriz” şeklinde konuştu.

 

Müspet İlerlemelerde Birinci Önemli Adım Referandum, İkincisi Kademeli Eğitim Sistemidir

 

Türkiye’de eğitim sisteminin tek tip insan yetiştirme üzerine kurgulandığını kaydeden Gündoğdu, şunları söyledi:

 

“Batı’dan alınan bazı çağdaşmış gibi görünen sistemler de bu ülkenin yerel değerleriyle kucaklaştırılmadan, tepeden inmeci bir mantıkla yapıldığı için eğitim sistemi toplum mühendislerinin, körü körüne itaat eden bireyler yetiştirmelerine hizmet etmiştir. Dolayısıyla, bilhassa antidemokratik süreçlerde oluşturulan korku devleti, eğitim sisteminde Milli Güvenlik Dersi ve bu derse giren komutanlar eliyle de normal süreçlerde okullar kışlaya dönüştürülmüş, 28 Şubat süreci gibi süreçlerde de milli ve manevi değerler birbirinden ayrıştırılarak, milletin değerleriyle kavga edilmiştir. Onun için sadece imam hatip liselerinin önünün açılması değil, eğitim sisteminin millete dönmesi olarak ben bu sisteme bakıyorum ve Türkiye’deki değişim ve dönüşümde, müspet ilerlemelerde birinci önemli adımın referandum olduğunu, ikincisinin kademeli eğitim sistemi olduğunu söylüyorum, buna inanıyorum. Ama bu sistemin tartışılmasında, sistemin uygulayıcılarının, sisteme özünde karşı olanlara verdiği paslar ne kadar etkilidir, bunu da uzun uzun tartışmamız lazım.”

 

‘4+4+4’e Karşı Olanların Büyük Çoğunluğu Manevi Değerlerle Kavgalı Olanlardır

 

İmam hatip okullarından rahatsız olanların esasen dinden, manevi değerlerden, bu ülkenin aile yapısından rahatsız olduğunu dile getiren Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aile yapısını bozmak için, aile yapısına giden İslam ahlakının damarlarını kesmek için uğraşmaktadırlar. Şu anda da 4+4+4 kademeli sisteme karşı olanların büyük çoğunluğu milli ve manevi değerlerle kavgalı olanlardır. Bir kısmı da slogancı-maneviyatçı ama kaostan beslenen unsurlardır.”

 

Öğretmenine Sahip Çıkmayan Hiçbir Toplum Ayakta Duramaz

 

Türkiye’de, darbecilerin millete sunduğu din kültürünün bile dördüncü sınıfta başladığına dikkat çeken Ahmet Gündoğdu, “Avrupa’da din eğitimi ilkokul birinci sınıfta başlıyor, okul öncesinde başlıyor. Ama benim burada altını çizmek istediğim en önemli konu, ister din eğitimi ister kademeli eğitim ister başka sistem, dünyada bütün sistemler insan unsuruyla anlamlıdır. Eğitim sistemlerini de anlamlı kılan baş aktör öğretmendir. Bizde şu anda, son bir yıldır kademeli eğitim sistemine geçişle Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar halkın tercihlerine saygı, temel beceri, seçmeli dersler havuzu, birey olmaya yönelik, hayata hazırlık gibi sistemde olumlu bir trend yükseltiliyorken, öğretmene bakışta baş aşağı iniyoruz. Öğretmene bakışta sorun var. Öğretmen, uygulayıcılar tarafından çalışmıyor gösteriliyor. Yöneticiler suç işlemeye meyilli gösteriliyorlar. Öğretmeni, ülkenin geleceğini inşa eden biri olarak görmek zorundayız. Bugün bakanlık yetkililerinin genel üslubuna baktığımız zaman, sistemin uygulanışına dair eksikliklerde bile fatura sendikaların yöneticilerine çıkarılmaktadır. Bir toplum mühendisliğiyle karşı karşıyayız. Açık söylüyorum, 18. Milli Eğitim Şurası’nda bu kademeli eğitim sisteminin önergesini veren biziz. Önergesini verdiğimiz sistemin uygulayıcılarının öğretmeni aşağılayıcı yaklaşımları dolayısıyla bunun tadını çıkaramıyoruz. Onun için benim kamuoyuna çağrım, öğretmenine sahip çıkmayan hiçbir toplum ayakta duramaz. Öğretmenleri, sivil toplum örgütlerini dikkate almayan hiçbir uygulama da başarılı olamaz. Sisteme, sonuna kadar ‘evet’, uygulayıcıların yanlışlıklarına ‘hayır.’ Paydaşlarla ortak çalışma ve iletişim sorunu var. Buna bağlı olarak uygulamada metot, üslup ve tarz sorunları yaşıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
banner182
Son Güncelleme: 18.09.2012 18:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hakan öztürk 4 yıl önce

yapılan bütün adaletsizliklere ve hukuksuzlara göz yuman bir sendika eğitim bir sen, kimsenin hakkını aradığı da yok hükümet yapmışsa doğrudur örnek: özür durumuna açılmayan okullar bir hafta sonra 40 öğretmen atamasına açılıyor, ikinci özür durumunda da alanda kontenjan listesinde açıklar var iken öğretmenler alan değiştirilmeye zorlanıyor eğitim bir senden tık yok yalansa birisi yalan desin

Avatar
ali 4 yıl önce

sen çok sahip çıkıyon sanki öğretmenine her yer norm fazlası