banner374
30 Ağustos 2012 Perşembe 04:01
Öğretmenler 1200 Kişiyle Eylem Yaptı
 
Basın Açıklaması;

 

Sendikamızın henüz mağduriyetler yaşanmadan başlattığı çabalar, hak kayıplarının başlamasıyla önce tam sayfalık bir gazete ilanına ardından bakanlık önünde geniş katılımlı bir eyleme dönüştü. Alana çıkma konusunda hiç bir sendika adım atmaya yanaşmazken bu kararını ilk olarak alan sendikamız bakanlık önünde rekor katılımla bir eyleme imza attı. Eylemi kırmaya yönelik yapılan açıklamalar, özrü grubu yerleştirme sonuçlarının olağan takvimden gecikmeli olarak açıklanmasına rağmen eyleme katılma noktasında geri durmayan, kayıtlara göre 1200 kişilik kitleye tek tek teşekkür ediyoruz.

Resmi olarak bildirilen eylem saati olan saat 10: 30 da Güven Park YKM girişine ulaşan kitle önce Ankara İl Emniyet Yetkilileri tarafından engellenmiştir. Engelleme gerekçesi, talepler karşılık buluncaya kadar bakanlık önünden ayrılınmayacağına dair söylemler olduğu tarafımıza ifade edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sayın Orhan ERDEM tarafından eylemden 1 hafta önce verilen randevu gerekçe gösterilerek YALNIZCA 10 KİŞİLİK TEMSİL HEYETİNİN alınacağının ifade edilmesini takiben yarım saati aşkın görüşmeler sonucunda ancak basın açıklamasını müteakiben bakanlık önünü terk etme sözü verilerek bakanlık önüne harekete geçmeye izin verilmiştir. Bu pazarlıklar sürerken kitlesel sloganlar atılmış, haklı talepler en yüksek perdeden dillendirilmiştir.

15 dakika gecikmeyle bakanlık önüne gelen kitle kısa sürede 800 lü rakamlardan 1000 li rakamları aşmıştır. Bir selamlama konuşmasıyla basın açıklamasına başlayan Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Sayın Cansel GÜVEN’in, her başlıktaki özür grubu mağdurlarına ilişkin konuşması kitle tarafından sık sık sloganlarla kesilerek desteklenmiştir.

Eyleme TES Genel Başkan Yardımcısı Sayın Musa AKKUŞ ile birlikte toplam 3 MYK temsilcisiyle katılım gösteren Türk Eğitim Sen’e teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde sendikasını temsilen eylememize destek veren Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Sayın Yusuf TANRIVERDİ’ye de teşekkürü borç biliriz. Her iki temsilci de birer selamlama konuşması yaparak özür grubu mağdurlarına destek vermişlerdir.

Ek olarak paylaştığımız ve AES Genel Başkanımız Sayın Cansel GÜVEN’in basın açıklaması ayrıntılarıyla 1 saat kadar sürmüş, her özür grubuna değinildiği gibi yer yer mağdurlara da söz verilmiştir. Bu açıklamadan sonra “GÖR BİZİ BAKAN” denilerek 3 boyutlu gözlükler pankart üzerine bırakılmış ve oturma eylemine geçilmiştir. Biri özel sektör olmak üzere 2 eş özrü mağduru öğretmen, Erciş Depreminde enkazdan çıktığı halde başvurusu TOPTANCI BİR ANLAYIŞLA reddedilen Faruk Öğretmenimiz, Sağlık özrü mağdurlarını temsilen felçli-yatalak annesini Ceyhan’da bırakarak alana gelen bir öğretmenimiz, eşi denizci asker olduğu için Uludere’ye gidemeyen, kendi de onun yanına gidemeyen bir öğretmenimizle, Eskişehir’de yüksek lisans yapmasına rağmen Mersin Silifke’ye bağlı bir köyde olan Özlem öğretmenimiz Genel Başkanımızla beraber bakanlık protokol kapısında içeriye alınmıştır.

Bakan Yardımcımızın Sayın Bakanla toplantıda olduğundan bahisle önce bakan danışmanlarıyla görüştürülen heyet, sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yrd. Sayın Zübeyir YILMAZ tarafından makama kabul edilmiştir. Tüm gruplarda yer değiştirme sorunlarının ayrıntılı olarak dile getirildiği bu görüşme 1 saati aşkın sürmüş, bir takım “doğru bilinen yanlışlar” heyetimizce düzeltilmiştir. Görüşme boyunca bakanlık önündeki kitlenin sloganları görüşmeye fon oluşturmuştur.

Kitlenin bakanlık önünü terk etmesi konusunda bir garanti vermeyen Sayın GÜVEN, bakanla görüşme talep etmiş, bu talebin eylem sonlanmasını takiben CUMA GÜNÜ YER DEĞİŞTİRME TAKVİMİ SONA ERMEDEN yerine getirileceği sözü verilmiştir. Tüm sorun ve taleplerin detaylı olarak not alındığı görüşme sonrası MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Sayın Hikmet ÇOLAK dahil, yetkililerle bir toplantı yapılacağını belirten Sayın YILMAZ tarafından, bakanlığın son 24 saatte açıkladığı SORUN ÇÖZMEYE DAİR adımları atmaya devam edeceği ifade edilmiştir. Sayın Güven’in özellikle tüm başvuruların toptan reddedildiği deprem mağdurları konusunda da bir açıklama yapan YILDIZ, evrakların yeniden incelenebileceğine dair ipuçları vermiş, mağduriyeti kabul etmiştir. Sağlık, olağan üstü hal ve özel hayatı ilgilendiren hallerde her hangi bir takvime bağımlı olmayı kabul etmeyeceklerini açıkça ifade eden GÜVEN, eş, eğitim ve öğrenim özründeki engellemeleri norm fazlalığı gibi mazeretlere kurban etmeyeceklerinin altını çizdi.

Sorunların yalnızca 4+4+4 lük eğitim sistemine fatura edilemeyeceğini belirten GÜVEN, çözüme dair önerilerini de paylaşarak özellikle BAŞVURUSU KABUL EDİLDİĞİ HALDE branşta açık bulamayanların atanamamasını hukuken skandal olarak niteleyerek, zincir davalar açmak yerine bu soruna ZAMANINDA müdahale edilmesini yeğ tuttuklarını ifade etmiştir.

Olağan eylem saatinden 4 saat sonra bakanlık ana binadan ayrılan Anadolu Eğitim sendikası Genel Başkanı Sayın Cansel Güven, beraberindeki heyetle birlikte alanı terk etmeyen gruba ve basın mensuplarına hitaben bir açıklama yaparak geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine bir gecede, bir anda sorunun çözülebileceğine dair inancı koruduklarını ifade ederek hem bu dünyada hem ebedi dünyada mahkemeleşmeye mecbur bırakıldıklarında kazanan tarafta olacaklarını haykırmıştır. Hem eylem yapan, hem diyalogu sürdüren TEK sendika olduklarını ifade eden GÜVEN, söz verdikleri gibi TEK BİR YER DEĞİŞTİRME MAĞDURU KALMAYINCAYA KADAR bu çabalarının son bulmayacağının sözünü de vermiştir.

Eylem sonrası Ankara Demir Yol İş Şubesi konferans salonunda gündemi değerlendirmek üzere bir araya gelen mağdurlara hem genel merkez yönetimi hem de AES hukuk bürosu tarafından bilgilendirici açıklamalarda bulunulmuş, yol haritası belirlenmiştir.

Sendikamızın bugün durduğu noktanın doğru anlaşılması, bundan sonraki stratejinsin anlaşılması için genel başkanımızın yaptığı basın açıklaması aşağıdadır. Bundan sonraki her gelişme konunun taraflarıyla paylaşılacaktır. Haklı olduğumuz her davada, mutlaka o hakka kavuşan bir sendika olarak diyoruz ki; biz hakkınızı her meşru zeminde aramaya, her koşulda yanınızda olmaya devam edeceğiz…

 

Anadolu Eğitim Sendikası Yer Değiştirme, Özür Grubu Eylemi Basın Açıklaması

Genel Başkan Cansel Güven/ 29 Ağustos 2012

Milli Eğitim Bakanlığı Mayıs 2009 Zorunlu Hizmet Affından başlayarak, 4+4+4 eğitim sistemine uzanan süreçten, kaldırılan il emrine kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nın her reformu (?) bizleri YENİDEN perişan etmiştir.

Öğretmenin onlarca sorunu arasında en acil ve en insani sorunu yer değiştirmelerdir!

Vatan borcu öder gibi atandığı zorunlu hizmet bölgesinde zorunlu hizmet süresini tamamladığı halde memleketine dönemeyen binlerce öğretmenimiz vardır.

İlk atamada KPSS üstünlüğünü gözeten bakanlık düşük KPSS li öğretmeni Batıda zorunlu hizmetten muaf kılarken, puan üstünlüğüne rağmen on yıla varan hizmete rağmen doğudaki öğretmeni “burada sana ihtiyaç var” diyerek çalıştırmaktadır!

Bırakın isteğe bağlı yer değiştirmeyi Anayasal güvence altındaki en hayati özür durumlarında bile öğretmen yerinden kıpırdayamamaktadır. Saçma sapan puan kriterleriyle değerlendirilen çalışma bölgeleri ve okullar çalışanı mağdur etmektedir. Adaletten uzak puanlar, öğretmenin il içinde ve il dışına yer değiştirmesine esas alındığından mağduriyete neden olmaktadır!

Sağlık özrünü kanıtlayabilmek için sağlığı daha çok bozulan binlerce öğretmen bulunmaktadır. Kendisinin ya da aile bireyinin sağlığı ile mesleği arasında tercih yapmaya zorlanan öğretmenlerin pek çoğu ücretsiz izne ayrılmakta hatta istifa etmektedir.

Erciş ve Van Depremlerinde bölgede olan öğretmenler sayın bakanın “sabredin, eylülde atayacağız” sözüne güvenerek, uğradığı zarara rağmen öğretim yılı sonuna kadar sabretmiş, süreçte kandırıldığını anlamıştır. Çoğu antidepresanlarla ayaktadır, görev bölgesine dönme cesareti ve çalışma isteği kalmamıştır!

Aile bütünlüğü bozulmuş nice öğretmenin ve ailesinin gözleri yaşlıdır. Anayasa ne der? ÖNCE AİLE... Evli ama yalnız öğretmen, analı babalı iken öksüz-yetim çocuklar bu bakanlığın boynuna vebaldir. Eşlerin ve çocukların manevi baskısı ile çok sevdiği mesleğinden ayrılma kararını alan öğretmenlerin çoğu kadındır. İki ayrı şehirde süren evliliklerin bir kısmı maddi sıkıntılarla gölgelenmekte, bir kısmı da son bulmaktadır! Eş özründe bir eş diğerine tercih edilirken eşi özel sektörde çalışanlar, bankacı eşleri, tarım bağkuru yatıranlar, kısacası işini, eşinin yanına taşıyamayanlar mağdur edilmektedir. Bizi asker, hakim, savcı, polis eşi diye ayrıştıramazsınız birlikte hak arayacağız! EŞİMİZİ DE İŞİMİZİ DE İSTİYORUZ!

Öğretmen niteliğini sorgulayanlar öğretmenlerin lisansüstü eğitim almasını engellemekte, “çalıştığın köyde, ilçende eğitim al” demektedir! Çocuğu SBS kazanan velilerin de gözü yaşlıdır! Öğretmen eşi olmak da, öğretmen çocuğu olmak da adeta SUÇTUR!

Yer değiştirme başvurusunu bir şekilde başvuru yapabilen öğretmeni kontenjan ve puana göre yarıştıran bu sistem bizleri çakılı hale getirmiştir. Kaldırılan il-ilçe emri uygulaması başvuruyla avunup yer değiştirmememiz üzerine kurgulanmış bir adımdır. Bizi yerel yönetimlere sözleşmeli kılacak, bakanlığı tayin sorumluluğundan sıyıracak bir girişimdir!

Trajikomik bir çelişkiyi paylaşayım: yeni sistemle başta sınıfçılar olmak üzere pek çok branşta öğretmen norm fazlası olmasıdır. Bu öğretmenlerin istediği ile tayin olması norm yüzünden engellenirken bir yandan mecburi rotasyonla karşı karşıyadır, zorla tayin ettirilmektedir! Tayin olamayan, sürgün olan öğretmenleriz biz!

Bir reform olarak önümüze konulan ne varsa hepsi, gitmek isteyen öğretmeni mahkum, kalmak isteyeni göçebe edecektir!

Bir gecede değiştirilen yönetmelikler, çelişik kılavuzlar, il ve ilçe milli eğitimlerin farklı yorum ve yaklaşımları bizleri bir heves ve mutlulukla yapmamız gereken mesleğimizden soğutmuştur. Diğer kamu kurumlarında rastlanmayan personel politikaları, kadroya geçiş şeklimiz, branşımız, çalıştığımız bölge, özrümüzün niteliği üzerinden tartıştırmakta, çalışma barışımızı bozmaktadır.

Eylem kararımızı aldığımız günden beri hem kamuoyunun hem de bakanlığın ilgisi bize yönelirken maalesef bilgi kirliliği de artmıştır. Sayımız hakkında, ihtiyaçlarımız, tayin koşullarımız hakkında bizzat bakanlık tarafından yanlış bilgi servis edilmiştir.

Biz öğretmeniz, tekrar tekrar anlatmaktan erinmeyiz; bakanımızı bilgilendirelim;

Öğretmenler Cumhuriyet tarihinden beri tayin olur. İsteğe bağlı da olur, mazeretiyle de olur.

Bu tayinler şimdiye kadar eğitimi aksatmamış, kimseyi mağdur etmemiştir!

Yer değiştirenlerin hep batıya gitmek istediği KUYRUKLU YALANDIR!

Sadece eş durumundan 50 Bin öğretmenin yer değiştireceği iddiası KOMİK olmaktan bile uzaktır. Bugüne kadar tüm özür gruplarından il içi-il dışı yer değiştirenlerin yıl ortalaması 20 bini bile bulmaz!

Bakanlık 700 bin kişilik camiada bu sayıyı dert edinceye kadar önce okul dönüştürmeyi, norm hesaplamayı becermelidir!

Öğretmen açığı gösterilmeyen, bu tercih yapamadığımız iller yeni öğretim yılı için ücretli öğretmen ilanı yayınlamaktadır HABERİNİZ VAR MI!

Başlattığımız imece sonrası Dün Milliyet Gazetesinde tam sayfa yayınlattığımız Sayın Cumhur Başkanımız ve başbakanımız ve bakanımıza hitaben kaleme alınmış mektup gerçekleri ve insani taleplerimizi içermektedir. Bir sözüyle on binleri kadroya geçiren, bir talimatıyla üniversite harçlarını kaldırtan Başbakanımıza sesleniyorum: bir talimat verin de BİTSİN BU ZULÜM!

Sana emek veren öğretmenlerin seni dinledikçe ağlıyor bakanım. Bugün onların gözyaşlarını silmeye geldik. Bakan adı üstünde “bakan” dır. Bizi görmüyorsan baktığın yerde olmaya geldik. GÖR BİZİ diye!

Kıymetlileriniz aya yıla bakmadan istediği yere gitmiyor mu? Biz çocuğumuza iyi geceler öpücüğü bile veremiyoruz. Bu mu adaletiniz?

Bizden emeğimizi aldınız, öğrenciye sevgimizden işimizi de sevdik yaptık. Sonra saygınlığımıza göz diktiniz, saygınlığımızdan sustuk. Şimdi de ailemizi alıyorsunuz, sağlığımızı, eğitim hakkımızı gasp etmektesiniz, Köprü altında yer de verecek misiniz?

Bunca acının vebalini alanlar gece yastığa koyduğunda, hemen uyuyabiliyorlar mı? Çocuklarını severken içleri rahat mı?

İstemeyen istifa etsin dediniz ya, bizim yerimize kimleri koyacaksınız onu da diyiverseydiniz Sayın Bakanım?

Yazımızı, tatilimizi, bayramımızı zehir ettiniz. Okula değil cenazeye gider gibi olmasın okula dönüş. Yapacağınız tek şey ekranları yeniden açmak, özre dair duvarları indirmek. Bu geri değil, ileri doğru atılmış BÜYÜK bir adım olur, Büyük adamlar sorun çözer, ayak diretmez.

Kimse bizi hem bu dünyada, hem de mahşerde mahkemeleşmek zorunda bırakmasın. Haklıyız, her zeminde bu mahkemeleri kazanırız. Çözüm için hala zaman varken yanınızda olmaya da, teşekkür için aynı kalabalıkla bu defa çiçeklerle burada olmaya SÖZ VERİYORUZ!

Biz bugün bu alanda toplanan öğretmenler olarak diyoruz ki:

BİZE EVLATLARIMIZI VERİN!

BİZE EŞLERİMİZİ VERİN!

TEDAVİ OLMAMIZI ENGELLEMEYİN, YAŞAMA HAKKIMIZI GERİ VERİN!

BİZ BAKANIMIZIN SÖZÜNE İNANIP, ÇÜRÜK OKULLARDA, ÇADIRLARDA ANTİDEPRASANLARLA DERSE GİRDİK, BİZE DEPREM ÖZRÜMÜZÜ VERİN!

HAK EDİP KAZANDIĞIMIZ, HARCINI ÖDEDİĞİMİZ LİSANSÜTÜ EĞİTİMİZİ ELİMİZDEN ALMAYIN!

BAZILARIMIZI GÜYA İL EMRİNE, EŞİMİZİN İŞİNDEN 300 KİLOMETRE UZAKTAKİ İLÇELERE ATADINIZ, İNSAFA GELİN!

BİZİ branşımıza göre, eşimizin mesleğine göre, özrümüze göre ayrıştırmayın. Elimizden alınan il-ilçe emrine atanma hakkımızı geri verin!

Çıkarın işletmeci gözlüklerini, bir de ÖĞRETMEN GÖZLÜĞÜ TAKIN! Bizler devletin olanaklarını da, öğrenciyi de, mesleğimizi de gözetmeyi biliriz, ÜÇ BOYUTUYLA DA BAKARIZ. Size ekibinize bu ÜÇ BOYUTLU ÖĞRETMEN GÖZLÜKLERİNDEN GETİRDİK.

Artık sorun yaratan, sorunlara uzaktan BAKANlardan olmayın, GÖRÜN BİZİ!!!

 

AES
banner182
Son Güncelleme: 30.08.2012 04:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol