banner374
01 Ağustos 2012 Çarşamba 10:46
Öğretmenler DİNÇER'in Umurunda Değil!
 
 

 

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu'nun "Ömer Dinçer’in İşletme Politikası Bu Defa Tutmadı! İl Emri Uygulaması Hakkında Da Milli Eğitim Bakanı’nın Bilgisi Yok!" başlıklı açıklama metnidir.

 

 

Eğitim sistemimizde yaşanan hızlı dönüşümün mimarı olan Bakan Dinçer’in, öğretmenlerimizin en yakıcı sorunlarından bihaber olduğu gerçeği bir kez daha görülmüştür. Milli Eğitim Bakanı’nın, katıldığı bir televizyon programında “il emri” konusuna ilişkin sorulan bir soruyu “il içi yer değiştirme” çerçevesinde cevaplamasıyla ortaya çıkan tablo, “bilmemek değil, öğrenmemek ayıp” dedirten niteliktedir. Çünkü eğitim hizmeti gibi temel bir kamusal hizmetin nitelikli biçimde örgütlenmesi sorumluluğunu taşıyan bir bakanın böylesi önemli konulara dair gerekli donanımı edinmesi beklenir. Ancak Bakan Dinçer, “öğretmenleri tehdit etmekten”, “öğretmenlik mesleğinin itibarını zedelemekten”, “öğretmenlerimizi küçümsemekten”, “okullarımızı ticarethaneye çevirmekten” ve “öğrencilerimizi müşterileştirmekten” başka bir şey bilmiyor ve öğrenmeye de çalışmıyor. Kaldı ki;

 

· Çocukların 5 yaşında okula başlamasının pedagojiye aykırı olduğunu,

 

· Kamusal, nitelikli ve parasız eğitimin temel bir hak olduğunu,

 

· 4+4+4 düzenlemesi sonrasında yaklaşık 50 bin öğretmenin norm fazlası olacağını,

 

· Öğretmenlerimizin çalışma saatlerini,

 

· Eğitim emekçilerinin özverilerini vs,

 

bilmek, görmek ve duymak istemeyen bir bakanın, “il emri” uygulamasını biliyor olması söz konusu dahi olamaz. Üstelik Bakan Dinçer, İşletme bölümü öğretim üyesidir. Yani eğitim hizmetinin işleyişine, sorunlarına ve bu sorunların nasıl çözülebileceğine dair bilgisi işletmecilik formasyonu üzerindendir. Dolayısıyla eğitimde yaşanan sorunlara baktığında gerçekleri değil, görmek istediğini görmektedir. Bakan bu gerçekle yüzleşmeli, okullarımızı işletme, öğretmenlerimizi köle, velilerimizi müşterileştirecek politikalardan derhal vazgeçmelidir.

 

Eğitim hizmetine “kar-zarar” hesabı dışında bakamayanların, eğitim sistemimizi bir enkaz haline getirmek dışında yapabileceği bir şey yoktur. Yaşadığımız sorunlara dair çözüm önerilerimizi kamu oyuna ve MEB’e her defasında iletmemize rağmen gerek sendikamıza gerekse diğer sendikalara kulağını tıkayan; öğretmenlerimizi, velilerimizi ve öğrencilerimizi her defasında daha fazla mağdur edecek politikalara imza atan ve eğitim alanında değil de işletme alanında uzman bir Milli Eğitim Bakanı istemiyoruz. 

 

Eğitim Sen olarak Ömer Dinçer’e çağrıda bulunuyoruz: Artık öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve toplumun sesine kulak verin! İl emri uygulamasının ne olduğunu bilmeden kaldırmamak ve bu uygulamanın kaldırılmasından dolayı öğretmenlerimizin hangi sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını görmek için, bu skandalı dönüm noktası haline getirin. Eğitim hizmetini alınıp satılan bir mal haline getirmeyi değil, eğitimin niteliğini artırmayı hedefleyin!
banner182
Son Güncelleme: 01.08.2012 10:46
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol