banner374
29 Eylül 2012 Cumartesi 09:01
Öğretmenlerin güven ve özgüven sorunu...

Bu iki olay okullarımızın ve eğitim çalışanlarının yaşadığı güvenlik sorunlarının belgesidir ve sadece son bir haftada yaşanmıştır. Kaçırılan öğretmenlerimize ve yakınlarına geçmiş olsun diyor, hunharca katledilen öğretmenimize rahmet, ailesine, öğrencilerine, çalışma arkadaşlarına ve milletimize de başsağlığı diliyoruz.
Okullarımızda güvenlik zafiyetlerinin yaşanmadığı, öğretmenlerimizin şiddete maruz kalmadığı, yöneticilerimizin kendini bilmezlerin saldırısına maruz kalmadığı, öğrencilerimizin hırpalanmadığı günümüz neredeyse yok gibi.


Okul yollarında, okul ortamlarında bir hiç uğruna başka kurbanlar vermemek için devletimiz bütün kamu kurumlarına sağladığı güvenlik hizmetini okullarımızdan, yönetici ve öğretmenlerimizden, öğrencilerimizden esirgememelidir.


Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı;


Tüm okullarımızın girişlerinde profösyonel güvenlik görevlisi/görevlileri istihdam edilmesini sağlamalıdır.


Tüm okullarımızın ortak kullanım alanlarının 24 saat güvenlik kameralarıyla takip edilmesini için gerekli donanımları hazırlamalıdır.


Tüm okullarımızın bahçe duvarlarını içerden ve dışardan kontrolsüz giriş-çıkışları engelleyecek şekilde onarmalı veya yeniden inşa etmelidir.


Öğrenci-öğretmen münasebetlerinde eğitsel ölçüyü yakalayabilmek için özellikle ortaokul ve liselerin “öğrenci disiplin yönetmeliklerini” okullarda görevli yönetici ve öğretmenlerin katılımlarını sağlayarak yeniden düzenlemelidir


Doğu ve Güneydoğuda görevli olanlar başta olmak üzere özellikle kırsalda görev yapan öğretmenlerimizin ikamet ettikleri mekanlarda ve seyahat ettikleri güzergahlarda güvenliklerini sağlamak üzere projeler gerçekleştirmelidir.


Köy ve kasabalarda görev yapanlar başta olmak üzere güvenlik zaafiyeti yaşanan bölgelerde öğretmenlerimizin ikamet edebilecekleri güvenlikli lojman bölgeleri oluşturmalıdır.


Hepsinden önemlisi;


İtibarsızlaştırılan öğretmenin bir süre sonra görevini yapamaz hale geleceğini bilerek öğretmenlerimizin mesleki saygınlığına saygı duymalı ve katkı sunmalıdır.


Sendikalar, Eğitim Dernekleri ve diğer meslek örgütlerinin desteğini/katkısını alarak Öğretmenlik Mesleki Saygınlığını arttırmaya yönelik samimi kampanyalar düzenlemeli, projeler gerçekleştirmelidir.


Öğretmeni hedef gösteren, öğretmenin toplum nezdindeki saygın konumuna zarar veren beyanlardan kaçınmalıdır.


Zor bölgelerde görev yapan askerlerimiz, polislerimiz gibi öğretmenlerimizin de kahraman olduğunu kabul ve ilan etmelidir.


Ülkemizin aydınlık yarınlarının sadece güvenliği sağlanmış, güven problemi yaşamayan ve özgüveni tam öğretmenlerle inşa edilebileceği unutulmamalıdır.


Biz devletimizin tüm vatandaşlarının güvenliğini ve diğer sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek kaynaklara sahip olduğunu biliyoruz. Nitekim Milli Eğitim Bakanımız Sn. Ömer DİNÇER de bir konuşmasında “Bu kadar kaynak varken hala bir okulumuzun sorunu varsa aslında orada kaynak sorunu değil yönetim sorunu yönetici sorunu var diye düşünüyorum” diyerek devletimizin eğitim kurumlarını ve eğitim çalışanlarını ihya edebilecek kaynaklara sahip olduğuna dair bilgimizi doğrulamıştır.


Bu noktada tüm eğitim çalışanları ve kamuoyu adına Bakanlığımızdan Sn. Bakanın ifade ettiği kaynakları okullarımızın en temel ihtiyaçları olan güvenlik, temizlik vb. hizmetlerinde kullanılmak üzere okullara göndermesini, bahsi geçen yönetim sorununda suçu sadece okul/kurum yöneticilerine atma kolaycılığına kaçmadan eğitimin paydaşlarına uygulayacağı anketlerle (özellikle eğitim çalışanları) bahsi geçen yönetim sorununun bakanlığın hangi kademesinde yaşandığını tespit ederek çözüm bulmasını bekliyoruz.

 
AKTİF EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ

banner182
Son Güncelleme: 29.09.2012 09:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol