banner374
10 Şubat 2012 Cuma 08:30
Okul Aile Birliği Yönetmeliğine Dair Görüşler
 

Milli Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği 09/02/2012 tarihli ve 28199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu Yönetmelik, olumlu bazı düzenlemeleri olmakla birlikte beklentilerin tamamını karşılamaktan uzak olup okulların mali problemleri ile ilgili tartışmaları bitirmeyecektir.

1-2005 tarihli (eski) Yönetmeliğin “kapsam” başlıklı 2’nci maddesindyae ve tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde “açık alan ve salon” kavramlarına yer verilerek bu tür yerlerin de Yönetmelik kapsamında işletilmesi/işlettirilmesi söz konusu idi. 2012 tarihli (yeni) Yönetmelikte gerek “kapsam” gerek “tanımlar” maddesinde açık alan ve salonlara yer verilmemiş olup, bu suretle bu nitelikteki yerler üzerinde Okul-Aile Birliklerinin tasarrufu kaldırılmıştır. Ayrıca, 2005 tarihli (eski) Yönetmelikte “öğrenci” kavramı tanımı yer almazken 2012 tarihli (yeni) Yönetmelikte “öğrenci” kavramı tanımına yer verilmiştir.

(Okulların açık alanlarının ve spor salonlarının Okul-Aile Birliklerinin tasarrufundan çıkarılarak, otopark olarak kullanılması için kiralanması gibi yöntemlerle amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi yerinde ve faydalı bir yaklaşımdır. Bu sayede bugüne değin otopark olarak kullanılan okul bahçeleri gibi mekânlar ve kapalı/açık spor salonlar, öncelikle öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin ve çevre sakinlerinin spor yapabileceği, dinlenebileceği, çeşitli kültürel ve sosyal faaliyetlerin yürütülebileceği alanlar olarak kullanılabilecektir. Bu açıdan düzenleme olumludur.

Ancak, Okul-Aile Birliklerinin tasarrufundan çıkartılan bu tür yerlerin amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi amacıyla tamamen ticari olmayan faaliyetlere özgülenmesi, okul haricinde başka bir birim veya merciin tasarrufuna bırakılmaması ve amacı dışında kullanımını engelleyecek bir düzenlemenin bu Yönetmelik kapsamında yapılması yerinde olurdu.)

2-Okul-Aile Birliği’nin görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu doğrultuda;

a-Eski Yönetmelikte eğitim ve öğretim faaliyetleri dışındaki zamanlarda okulun derslik, spor salonu, kütüphane, laboratuvar ve atölyeleri gibi eğitim ortamlarının değerlendirilmesinde kamu yararının gözetilmesi esas iken yeni Yönetmelikte bu esas kaldırılmıştır.

(Okula ait mekânlardan faydalanılmasında kamu yararının öncelikle gözetilmesi gerektiği ilkesinin kaldırılmış olmasının gerekçesine vakıf olamadığımız gibi kamu yararı ilkesini geri plana atan bir yaklaşımı tasvip etmiyoruz. Okulun her şeyden önce bir eğitim-öğretim mekânı olduğu cihetle, öncelikle bu amaç için kullanılması, amacı dışında kullanımının gerekli görüldüğü hallerde ise salt kamu yararının gözetilmesi gerektiği kanaatindeyiz.)

b-Yeni Yönetmelik ile temizlik elemanı, güvenlik görevlisi gibi hizmet satın alınmasından doğan hizmetlere ilişkin sosyal güvenlik primi, vergi ve benzeri ödemelerin yapılmasını sağlamak artık Okul-Aile Birliği’nin görevidir.

(Okul müdürlerinin, hizmet alımı yoluyla okullarda istihdam edilen yardımcı hizmet elemanlarının sosyal güvenlik prim ödemeleri nedeniyle haklarında SGK tarafından soruşturma yürütülerek idari para cezalarına çarptırıldığı dikkate alındığında okul müdürlerinin bu türden bir sorumluluktan kurtarılmış olmaları yerindedir. Ancak, özellikle kantin vb yerlerin kiralanması, bağış gibi yollarla elde edilen gelirlerin, okulun asgari ve zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılamadığı yerlerde kendilerine bu türden sorumluluklar yüklenen okul-aile birliklerinin yönetimine kimlerin talip olacağı sorusu cevap beklemektedir. Bu şartlar altında birlik yönetimine aday kimse bulmakta sorun yaşanacak, bunun sıkıntısını ise herkesten çok okul idarecileri çekecektir.

Daha önemlisi, Milli Eğitim Bakanlığı’nı okullara bütçeden ödenek aktarmadığı, okulların asgari ve zorunlu mal ve hizmet alımlarını, kira gelirleri ve bağışlarla karşılamaya çalıştığı bir ortamda, bu türden gelirlerin yeterli olmadığı okullarda sorun yine okul idarecilerince çözülmek zorunda kalınacaktır. Yapılması gereken mal ve hizmet alımlarını ve bu alımlardan doğan sorumluluğu birinden alıp bir diğerine vermek yerine okullara en azından asgari ve zorunlu ihtiyaçlarını temin edebilmeleri için Bakanlıkça ödenecek aktarılmasıdır.)

3-Üyeliğin kapsamı genişletilerek, okul yöneticileri, öğretmenler ve velilere ilaveten on sekiz yaşını geçmiş kursiyer, çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimine devam eden kişiler ile okul yaptırarak Bakanlığa bağışta bulunan hayırseverler de yaptırdıkları okulda, birliğin tabii üyesi sayılmıştır.

Ancak yeni Yönetmelik ile aynı okulda başarılı olarak görev yapmış okul müdürü, müdür yardımcısı, öğretmenler ile okula katkı sağlayan hayırsever ve mezunlara birlik yönetim kurulu kararı ile birlik onur üyeliği verilebileceği hükmü kaldırılmıştır.

4-Yeni Yönetmelik ile eski Yönetmelikten farklı olarak genel kurul toplantılarının yeri, zamanı ve gündemi en az on beş gün önceden üyelere elden yazılı olarak bildirileceği ayrıca okulun internet sayfasında duyurulacağı hükmü getirilmiştir. Eski Yönetmelikte olduğu gibi okul ilan panosu aracılığıyla da duyuru yapılacaktır.

Eski Yönetmelikte yer almayan “olağanüstü genel kurul” çağrı, toplantı ve karar usulü yeni Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Buna göre; olağanüstü genel kurul; yönetim kurulu, okul müdürü ve 14 üncü maddenin beşinci fıkrasında yazılı hâllerde denetleme kurulunun çağrısı veya birlik üyelerinin %10’unun yazılı başvurusu üzerine okul müdürünün çağrısı ile yapılır. Toplantı yeter sayısı, yönetim ve denetleme kurullarının asıl ve yedek üye sayısının dört katından; öğrenci mevcudu yüzün altında olan okullarda ise yönetim ve denetleme kurullarının asıl ve yedek üye sayısının iki katından az olamaz. Olağanüstü genel kurul toplantısının yeri, zamanı ve gündemi en az on beş gün önceden üyelere elden yazılı olarak bildirilir, okul ilan panosu ile okulun internet sayfasında duyurulur. Gündeme bağlılık ilkesi geçerlidir. Kararlar katılanların çoğunluğu ile alınır.

5-Eski Yönetmelikte genel kurul toplantılarında bir divan başkanı ve iki yazman seçilirken yeni Yönetmelikte divan başkanı ile bir kâtip yeterli görülmüştür.

6-Genel Kurulun yönetim ve denetleme kuruluna üye seçimine dair görevleri değiştirilmiştir. Buna göre Genel Kurul;

a-Yönetim kuruluna anne veya baba olan veliler ile istemeleri halinde okul yaptırarak Bakanlığa bağışta bulunan hayırseverler arasından beş asıl, beş yedek üyeyi açık oylamayla seçmek,

b-Denetleme kuruluna öğretmenler kurulunca seçilen iki asıl, iki yedek öğretmen dışında, veliler arasından bir asıl, bir yedek üyeyi açık oylamayla seçmek,

Görevlerini ifa edecektir.

Yine eski Yönetmelikte yer almayan okul-aile birliği hesaplarının ibra edilmemesi halinde izlenecek usul yeni Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Buna göre; Genel kurulda hesaplar ibra edilmediğinde diğer gündem maddelerinin görüşülmesine devam edilir. Divan, ibra edilmeyen muhasebe evraklarını tutanak altına alarak seçilen yeni yönetim ve denetleme kuruluna teslim eder. Bu durum, yeni yönetim kurulu ve okul yönetimi tarafından il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne resmî yazıyla bildirilir.

7-Yönetim Kurulu’nun yapısı ve oluşumu değiştirilmiştir. Buna göre; Yönetim kurulu, sadece anne veya baba olan veliler ile istemeleri halinde okul yaptırarak Bakanlığa bağışta bulunan hayırseverler arasından seçilen beş üyeden oluşacaktır. 2005 tarihli (eski) Yönetmelikte yer alan Okul müdürünün ve müdür yardımcıları ile öğretmenler arasından seçilecek birer üyenin doğal Yönetim Kurulu üyesi olması hükmü yürürlükten kalkmıştır.

Yönetim kurulu başkan ve üyelerinin en fazla seçilebilecekleri dönem dört dönemden üç döneme indirilmiştir.

Mahkûmiyetleri nedeni ile yönetim kurulu üyesi olamayacakların kapsamı genişletilmiştir.

(Okul yaptırarak Bakanlığa bağışta bulunan hayırseverlerin okul-aile birliği yönetiminde yer almaları, okul yaptırımını ve hayırseverliği teşvik ve de söz konusu kişileri onore etmek anlamında yerinde olsa da okul-aile birliği yönetiminde çoğunluğun öğrenci velilerine verilmesi, hayırseverliğin yönetim kurulu kararlarını etkileyecek şekilde çoğunluğa sahip olmamalarını sağlayacak bir düzenleme yapılmalıdır. Zira geçmiş dönemlerde bazı hayırsever bağış sahiplerinin okul-aile birliği üzerinde baskı kurarak mal ve hizmet alımlarını kendilerinin veya çevrelerinin çıkarları doğrultusunda karara bağlatmaya teşebbüs ettikleri vakidir.)

8-Yeni Yönetmelik ile Yönetim Kurulu’nun toplantı ve karar nisabı değiştirilmiştir. Buna göre; Eğitim ve öğretim yılı içinde en az dört üyenin katılımı ile ayda bir toplanır ve karar yeter sayısı üçtür.

9-Eski Yönetmelikte “Denetim Kurulu” olarak ifade edilen kurul, yeni Yönetmelik ile “Denetleme Kurulu” adını almış, üye yapısı değiştirilmiştir. Buna göre; Denetleme kurulu, genel kurulca seçilen bir veli ve öğretmenler kurulunca seçilen iki öğretmen olmak üzere üç asıl ve üç yedek üyeden oluşacaktır.

Denetleme kurulu başkan ve üyelerinin en fazla seçilebilecekleri dönem dört dönemden üç döneme indirilmiştir.

Denetleme Kurulu’nun, yaptığı denetimler sonucu, yönetim kurulunun Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde sayılan birliğin görev ve yetkilerine aykırı faaliyetlerini tespit etmesi hâlinde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabileceği hükmü getirilmiştir.

Mahkûmiyetleri nedeni ile denetleme kurulu üyesi olamayacakların kapsamı genişletilmiştir.

10-Okul-Aile Birliklerinin gelirleri yeniden tanımlanmıştır. Buna göre birliğin gelirleri;  Ayni, nakdî, şartlı/şartsız bağış ve yardımlardan, Okulların bünyesindeki kantin ve benzeri yerlerin işlettirilmesi, gerektiğinde işletilmesinden elde edilen gelirlerinden, Kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişilikleri ve gerçek kişilerin, örgün ve yaygın eğitim kurumları bünyesinde eğitim ve öğretimin yapıldığı saatler dışında gerçekleştirecekleri sosyal, kültürel, sportif, kurs, proje, sınav, toplantı, kampanya ve benzeri gelir getirici etkinliklerinden sağlanan gelirlerden ve diğer gelirlerden oluşur. Burada eski Yönetmelikten farklı olarak şartlı ve şartsız bağış kavramı getirilmiş; okulun açık alan ve spor salonu gibi salonlarından sağlanan gelirler yeni Yönetmelikte sayılmamıştır. Yukarıda da ifade edildiği gibi okulun açık alan ve spor salonu gibi salonları üzerindeki Birliğin tasarruf yetkisi kaldırılmıştır.

11-Birliklerin okul kayıt döneminde bağış ve yardım toplayamayacağı hükmü getirilerek 2011/40 sayılı Bakanlık Genelgesi bir anlamda Yönetmelik hükmü haline getirilmiştir.

12-Bağışların kabulü ve kayıt altına alınması konusunda “gelirlerin kabulü” başlıklı 16’ncı madde kapsamında ayrıntılı hükümler getirilmiştir.

13-Elde edilen gelirlerin dağılımı konusunda eski Yönetmelik ile hemen hemen aynı hükümlere yer verilmiş; buna ilaveten; kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshinden sonra taşınmazın tahliye edilmemesi durumunda, tahsil edilen cezanın, sözleşmenin feshi hâlinde tahsil edilen cari yıl/ay kira bedeli tutarındaki tazminatın ve kısa süreli kullanım bedellerinin %3’ü Hazineye arz bedeli olarak ödendikten sonra kalan tutar birinci fıkraya göre dağıtılacağı; arz bedelinin ödenmesinin takibinden okul müdürü ve birlik yönetim kurulu başkanı sorumlu olacağı; süresinde ödenmeyen arz bedelleri hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesi gereğince belirlenen gecikme zammı ile birlikte tahsil edileceği hükümleri getirilmiştir.

Yine İl/ilçe millî eğitim müdürlükleri hesaplarına yatırılan paraların, il/ilçe millî eğitim müdürlüklerinin eğitim-öğretimle ilgili gerekli ihtiyaçlarında kullanılabileceği hükmü kaldırılmıştır.

14-Gelirlerin harcanması usulünde eski Yönetmelikte var olan hükümlere ilaveten; Okul için gerekli ihtiyaç ve harcamalar için okul yönetiminden yazılı talep alınacağı; mal ve hizmet alımlarının birlik yönetim kurulu üyeleri veya uzmanlık gerektiren işlerde okul aile birliği üyelerinden oluşan en az üç kişilik bir komisyon marifetiyle yapılacağı hükmü getirilmiştir.

Birliğin banka hesabındaki paralarının çekilmesinde, birlik başkanı ve muhasip üyenin müşterek imzasıyla yeterli olacak; artık yönetim kurulu üyesi olmayan okul müdürünün imzası aranmayacaktır.

Yine alınan taşınırlar/demirbaşlar/tüketim malzemelerinin Taşınır Mal Yönetmeliği hükümlerine göre okul adına kaydedilerek taşınır işlem fişinin bir örneği harcama belgesine ekleneceği ve Birliğin gelirlerinin elde edilmesinde ve harcanmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların okul ihtiyaçlarına yönelik etkili, verimli ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmasından sorumlu olacağı gibi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve ikincil mevzuatı paralelinde hükümler getirilmiştir.

Birlik başkanı elde edilen gelirler, alınan bağışlar ve yönetim kurulu kararlarıyla yapılan harcamalara ilişkin bilgileri okul müdürüne her ayın sonunda yazılı olarak bildirecektir.

Birlik başkanının yönetim kurulu kararıyla yapılan harcamalara ilişkin bilgileri okul müdürüne her ayın sonunda yazılı bildirimde bulunması durumu harcama yapıldıktan sonraki bir süreçte gerçekleştiği için Yönetim Kurulu üyesi olmayan okul müdürünün harcamalara dair bir tasarrufu bulunmamaktadır.  Bu bağlamda Yönetmeliğin “Okul müdürünün sorumluluğu” başlıklı 27’nci maddesi ile okul müdürleri Birliğin yaptığı iş ve işlemlerin ilgili mevzuata uygunluğunu denetleme işlemi ile birlikte yapılan işlerde usulsüzlük veya uygunsuzluk görmesi durumunda öncelikle birlik başkanını yazılı olarak uyarmakla görevli olup usulsüzlüğün ve uygunsuzluğun devam etmesi halinde de il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne durumu bildirmekle yükümlüdür.

(Okul-aile birliği gelirlerinin genel veya özel bütçe kapsamında olmadığı, birliklerin kamu kaynağı kullanmadığı dikkate alındığında demirbaş kaydı ve sorumluluk gibi konularda özel hukuk hükümlerine tabi olması gereken birlik yetkililerinin/görevlilerinin 5018 sayılı Kanun’a tabi kamu görevlileri gibi telakki edilmesi sorunlu bir yaklaşımdır.)

15-Kiralama iş ve işlemlerinde kullanılacak olan muhammen bedel konusundaki düzenlemeler “Muhammen bedel tespit komisyonu ve bedel tespiti” başlıklı müstakil 19’uncu maddede düzenlenmiştir. Buna göre; kantin ve benzeri yerlerin muhammen bedelinin tespiti, valilik/kaymakamlıkça görevlendirilecek il/ilçe millî eğitim müdür yardımcısı/şube müdürü başkanlığında okul müdürü/müdür yardımcısı, birlik başkanı, defterdarlık/mal müdürlüğü temsilcisi, gerekli görülmesi halinde ilgili özel idare müdürlüğü temsilcisi ile il ve ilçelerde ilgili meslek odasının temsilcisinin katılımıyla oluşacak “muhammen bedel tespit komisyonu” aracılığıyla yürütülecektir.

16-Kiralama usul ve işlemleri konusunda kantin ve benzeri yerlerin kiraya verilmesinde, eğitim ve öğretimin aksatılmamasının esas olduğu hükmü getirilmiştir. Söz konusu yerlerin birlik tarafından kiraya verilmesi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde düzenlenen pazarlık usulü ile yapılacaktır.

17-Yine kiralama konusunda 20’nci madde altında ayrıntılı düzenlemeler getirilmiştir. Buna göre; Kantin kiralama ihalelerine katılacak kişiler; ilgili esnaf odasından adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihalelerden yasaklama kararı bulunmadığına dair aldığı belgeyi ibraz edeceklerdir.

Kantinlerde, alanlarında ustalık belgesi, işyeri açma belgesi, kalfalık belgesi, mesleki ve teknik eğitim diploması ve kurs bitirme belgelerinden en az birine sahip ve eğitim ve öğretim ortamına ve öğrenci psikolojisine uyum sağlayabilecek kişiler istihdam edilebilecek; istihdam edilen kişilerden ilgili mevzuatında belirtilen sürelerde portör muayenesi, adli sicil ve arşiv kaydı ve benzeri evraklar istenecektir.

Her yıl kantin işletmecisi faaliyet belgesi ile işletmecinin yanında çalışanların adli sicil ve arşiv kayıtları yenilenir ve birlik yönetimine teslim edecektir.

Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin 7’nci maddesi çerçevesinde; okul servis araçlarının kiralanması her yıl okul-aile birliği yönetim kurulu başkanının başkanlığında, okul-aile birliği yönetim kurulunca belirlenecek bir temsilci, okul-aile birliği yönetim kurulunca çocuğu servisle taşınan veliler arasından tespit edilecek dört veli, varsa okul eğitim vakfı yönetim kurulunca belirlenecek bir temsilcinin katılımlarıyla oluşturulacak komisyon tarafından yapılacaktır.

Mahkûmiyetleri nedeni ile kiralama ihalelerine katılamayacakların kapsamı genişletilmiştir.

18-Kira sözleşmesinin şekli, Yönetmelik ekinde yer alan tip sözleşme ile belirlenmiş olup eski Yönetmelikte yer almayan sözleşmenin tarafları ve yükümlülükleri ile sözleşmenin feshi ve sonuçları iki ayrı madde halinde düzenlenmiştir.

Eski Yönetmelik eki (eski) tip sözleşmenin “sözleşmenin süresi ve yıllık artışları” başlıklı 6’ncı maddesinde, sözleşmelerin bir yıllık olup, sözleşmenin feshini gerektiren sebepler yoksa en fazla beş yıl süre ile uzatılabileceği hükmü var iken yeni Yönetmelik eki tip sözleşmede bu türden bir hüküm mevcut değildir.

(Gerek Yönetmeliğin ilgili maddesinde gerekse Yönetmelik eki tip sözleşmede kira süresine/azami kira süresine ilişkin bir hüküm mevcut değildir. Ancak, ilk kira sözleşmesini müteakip aynı kiracıların çoğu defa kağıt üzerinde gerçekleştirilen ihalelerle kira sözleşmelerini aralıksız devam ettirdikleri, bunun sonucunda da kira artışlarının rayiç kira bedellerinin altında kalması suretiyle okulun gelir kaybına uğradığı bilinmektedir. Eski Yönetmelik eki (eski) tip sözleşmenin “sözleşmenin süresi ve yıllık artışları” başlıklı 6’ncı maddesinde, sözleşmelerin bir yıllık olup, sözleşmenin feshini gerektiren sebepler yoksa en fazla beş yıl süre ile uzatılabileceği hükmü var iken yeni Yönetmelik eki tip sözleşmede bu türden bir hüküm mevcut değildir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “kiralarda sözleşme süresi” başlıklı 64’üncü maddesi hükmüne göre, üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde, önceden Maliye Bakanlığı’ndan izin alınması şarttır. Sözleşme hükümlerinin sonradan taraflarca karşılıklı bir anlaşma olmaksızın değiştirilemeyeceği dikkate alındığında mevcut ekonomik şartlar altında kira getirisi yüksek olmayan bir mecurun (kiralanan yer) zamanla çevre ve ticari koşullar çerçevesinde getiri potansiyelinin hızla artacağı bu halde mülk sahibi idarenin zarara uğrayacağı açıktır. Aynı şekilde mevcut ekonomik şartlar altında kira getirisi yüksek olan bir mecurun (kiralanan yer) zamanla çevre ve ticari koşullar çerçevesinde getiri potansiyelinin hızla azalması karşısında müstecirin (kiracı) zarar etmesi nedeni ile öngörülen kira bedelini ödeyemeyeceği bu halde dahi mülk sahibi idarenin zarara uğrayacağı açıktır. Yukarıda izah edilen hukuki ve fiili durum çerçevesinde okul-aile birlikleri tarafından kiraya verilen kantin, otopark, spor salonu gibi yerlere ilişkin kira sözleşmelerinin en çok 3 (üç) yıl ile sınırlı tutularak akdedilmesi gerekmektedir.)

19-Yönetim kurulunca, yönetim kurulu karar defterinin noterce tasdik edilmesi zorunlu olup diğer defter ve belgeler ise birliğin bağlı bulunduğu il/ilçe millî eğitim müdürlüğünce tasdik edilecektir. Okul idaresi, okul-aile birliklerinin gelir ve gider kayıtları ile diğer mali işlemlerini Bakanlıkça kurulan merkezî bilgi sistemine (TEFBİS) kaydedecektir.

20-Okul müdürünün sorumluluğu Yönetmeliğin 27’nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre okul müdürü, genel kurulun zamanında ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmasını sağlayacak; Birliğin yaptığı iş ve işlemlerin ilgili mevzuata uygunluğunu denetleyecek; Birliğin iş ve işlemleri ile yapılan harcamalarda usulsüzlük veya uygunsuzluk görmesi halinde önce birlik başkanını yazılı olarak uyararak usulsüzlüğün ve uygunsuzluğun düzeltilmesini sağlayacak, bu durumun devam etmesi halinde il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne durumu bildirerek denetlenmesini talep edecektir.

Netice itibariyle yeni Okul-Aile Birliği Yönetmeliği okullarda mevcut sorunları çözecek mahiyette bir Yönetmelik değildir. Okul idarecilerinin hizmet akdine bağlı olarak çalıştırılan hizmetlilerin/yardımcı personelin sosyal güvenlik primlerinden doğan sorumluluklar nedeniyle idari para cezalarına çarptırılmaları, ihale mevzuatı ve muhasebe işlemleri konusunda bilgi sahibi olmadıkları/olmaları gerekmediği halde mal ve hizmet alımları nedeniyle haklarında soruşturma açılması gibi mağduriyetlerine sebebiyet veren hususlarda sorumluluktan kurtarılmış olmaları yerindedir. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların asgari ve zorunlu ihtiyaçlarını temin etmelerini sağlayacak nitelikte okullara ödenek göndermektense okul-aile birliği yönetiminin yapısını, sorumluları değiştirmekle, gelirleri yeniden tanımlamakla yetinmesi, okulların açık alanları ve spor salonlarının ne şekilde ve kim tarafından tasarruf edileceği konusunu muallâkta bırakması Yönetmeliğin yetersiz ve eksik olduğunu ortaya koymaktadır

banner182
Son Güncelleme: 10.02.2012 08:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol