banner374
08 Şubat 2012 Çarşamba 14:14
Okullar Hayat Olur mu ?
Olurdu olmazdı tartışmaları sürerken “Okullar Hayat Osun Projesi” uygulamaya konuluyor. Bakanlık bu konuda birkaç yazı gönderse de hala birçok soru cevap bekliyor. Birkaç maddelik açıklamalarla koskoca bir projenin sorunsuz uygulanması mümkün değil.
İslamiyetin ilk yüzyılları boyunca camilerimiz çok amaçlı olarak kullanıldı. Yani Müslümanlar ibadet dışındaki amaçlar için de camileri kullandı. Zamanla camiler sadece ibadet için kullanılmaya başlandı. Daha sonradan camileri ilk dönemlerdeki gibi kullanma çabaları hatırı sayılır bir başarıya ulaşamadı. Bu tecrübe aslında hepimize ders olacak niteliktedir.
Bizde okulların, eğitim dışında pek bir fonksiyonu olmamıştır. Bir şeyin bugüne kadar olmaması bundan sonra da olmayacağı anlamına gelmese de işin mutfağında olanları inandırmadan bir projenin başarılı olması mümkün değildir. Projeye hayatiyet kazandırılmadan önce, işin olur olmazı eğitimcilere sorulmalıydı. Haydi sorulmadı, ciddi bir hazırlık yapılmadan işe girişilmemeliydi.
Eğitimcilere sorulmamış olsa da biz yine de belki faydası olur umuduyla bazı şeyler söylemek durumundayız. Çünkü proje bizim üzerimizden yürütülecek ve işin sıkıntısını biz çekeceğiz.
Projeyle ilgili neler açıklığa kavuştu? Okullar tüm birimleriyle eğitim saatleri dışında da hizmet verecek. Kime peki? Öğrencilere, velilere, mahalleliye, çevreye, kısaca talep eden herkese. Yaz-kış, tatil, gece-gündüz demeden, dur durak bilmeden yurdum insanı sınıfları dolduracak, habire öğrenecek, öğrenecek, öğrenecek... Okullar aynı zamanda eğlenme ve dinlenme ihtiyaçlarını da cevap verecek. Böylece okullarımız “yaşayan güvenli alanlar” haline gelecek. Özellikle büyük şehirlerde okullar dışında boş alan bulunamadığı gerçeği ister istemez bu projeyi sevimli hale getiriyor.
Okulların bu projeye elverişli olmadığını gören Bakanlık, Orman ve Su İşleri Bakanlığını, belediyeleri ve ilgili sivil toplum örgütlerini göreve çağırıyor. Sayılan kurum ve kuruluşlar hemen harekete geçecek ve okulları, çevrenin yararlanabileceği hale getirecek. Peyzaj, tasarım ve ağaçlandırma çalışmalarıyla ekolojik okul bahçeleri oluşturulacak.
Peki projenin yürütülmesinde kimler görev alacak? Norm kadro fazlası öğretmenler, aylık karşılığı ders görevini dolduramayan öğretmenler, kadrolu usta öğreticiler, bu şekilde ihtiyacın karşılanamaması durumunda ek ders ücreti karşılığı görevlendirilecek öğretmenler. 2012/04 No’lu Genelgede okul yöneticilerinden hiç bahsedilmemiş. Bu, okul yöneticilerinin bu projede zorunlu olarak görev alacağı anlamına mı geliyor? Kullanılan alanların nasıl ve kimler tarafından temizleneceğinden ve bu kişilerin ücretlerinin nasıl karşılanacağından hiç bahsedilmemiş. Eğitim saatleri dışında, hafta sonları ve tatillerde ifadeleri muğlaklık taşıyor. Başlangıç ve bitiş saatleri ne olacaktır? Örneğin birisi sabah altıda okul bahçesinde sabah sporu yapacağım ya da bir başkası saat 23.00 sıralarında internetten faydalanacağım dese ne olacak?
Soru sormaya devam ediyoruz: Öğretmenler yaz tatillerinde hangi mevzuata göre görev yapacak ya da hangi kuvvet onları hafta sonları ve yaz tatillerinde görev yapmaya mecbur edecek? Bu projeyi ortaya atanlar öğretmenlerin geçinebilmek için boş zamanlarında ek iş yapmak zorunda olduklarını biliyorlar mı? Bir okul birçok alanda çevreye açılacaksa kaç görevliyle hizmet verileceği hesaba katılmış mıdır? Ek ders ücreti karşılığı kaç saat görev alındığı bilinerek mi bu projeye start verilmiştir? Meydana gelebilecek nahoş olaylar hesap edilerek tedbir düşünülmüş müdür? Projede görev verilecek yardımcı personelin ücretini hangi kurum ödeyecektir? Part time görev yapacak yeteri kadar personel bulunabilecek midir? Genelgede idarecilerden hiç bahsedilmemiştir? İdareciler görev alacaksa ve bu idareciler zaten tam ek ders ücreti aldıklarına göre ilave ek ders ücretlerini neye göre alacaklar? Yoksa bu projeyi yürütmek, idarecilerin asli görevlerinden mi sayılacak?
Suç örgütlerine mensup kişiler okullara girer de büyük facialara sebep olursa kim sorumlu olacaktır? Yine sağlı sollu gruplar bu proje kapsamında organize bir takım çalışmaların içine girerlerse ne olacak? Okulun huzursuzluk çıkaran kişilere karşı bir yaptırım gücü olacak mı? Güvenliği kim sağlayacak? Gelen kişiler okul bahçelerinde sigara, alkol kullanmaya çalışırlarsa bunlara kim, nasıl engel olacak? Gece geç saatlerde evlerine gidecek personelin evlerine güvenli bir şekilde gitmelerini kim sağlayacak? Kırılan, bozulan alet edevatı kim tazmin edecek? Ödev yapmaya gelen öğrenciler çıktı aldıklarında, fotokopi çektirmek istediklerinde ücret talep edilecek mi? Ücret talep edilmeyecekse kağıt, toner vb. masraflar nasıl karşılanacak? Ücret alınacaksa bu ücretler neye göre alınacak, kontrol nasıl sağlanacak? Spor yapmaya gelen kişilerin çevreyi rahatsız etmeleri durumunda buna kim, nasıl engel olacak?
Bu can sıkıcı soruları çoğaltmak mümkün. Proje kulağa hoş geliyor. Ancak iki satırlık yazıyla, olsun deyivermekle olmayacağı da ortada. Bu durumda Bakanlık; projeyi derhal geri çekmeli, projeyi yürütecek taraflardan oluşan bir komisyon oluşturarak projeyi detaylandırmalı, projeyi tartışmaya açıp tereddütleri giderdikten sonra da uygulama safhasına geçmelidir. Ya da bu proje tamamen unutulmalıdır.
 
 
 
Eğitim-Bir-Sen
İstanbul 3 No’lu Şube Yönetim Kurulu
banner182
Son Güncelleme: 08.02.2012 14:14
Anahtar Kelimeler:
okullar hayat olur mu
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol