banner374
26 Kasım 2012 Pazartesi 11:30
SENDİKALAR: İdeolojilerin Penceresinden Eğitime Bakmak/Bakabilmek

Farklılıklar zenginliktir. Farklı renklerin ahenk içerisinde oluşturduğu bir toplum ideal toplum olarak nitelendirilebilir. Farklı seslerin ortaya çıktığı ortamlarda bilginin üretimi ve paylaşılması daha hızlı gerçekleşir. Söz konusu farklılıklar ister etnik, ister dini, isterse düşünce farklılıkları olsun bir arada yaşama kültürünü de geliştirir. Farklılıklara saygı, hoşgörü, tahammül ve demokrasi kültürü gelişmiş bir toplum da çağdaş bir toplumun en önemli işaretidir.

Peki bu farklılıklar arasında ideolojilerin yeri neresidir? Eğitim bu durumdan nasıl etkilenir?

Farklılıklar ile ideolojiler arasında keskin bir çizginin olduğu bir gerçektir. Farklılıklara bakış açımız bize yeni yönelimler kazandırır, düşünme becerimizi geliştirir. İdeolojiler ise kendi düşüncemiz dışındaki bütün düşünceleri kapalı kapılar arkasından bakmamıza sebep olur ki; bu da her ne olursa olsun arka planında tek tipçiliği barındıran tehlikeli bir tuzaktır.

Türkiye'de eğitimi konuşmak zordur. Bu zorluk farklılıklar açısından zengin bir ülke olmamızdan ya da etnik ve dini temelde, düşünce yapımızda görülen farklılıklardan kaynaklanmaktan öte ideolojilerin esiri bir toplum olmamızdan kaynaklanmaktadır. Tabiri caizse at gözlükleri ile yaşayan bir toplum olmamızdan kaynaklanmaktadır.

Eğitimi konuşmak, ülke için en faydalı eğitim politikasını oluşturmak, gelecek nesillerin izlerini bugünden çizebilmek ne kadar önemli bir görevdir. Elbette herkes konuşmalı, öğrencisi, velisi, öğretmeni, akademisyeni, siyasetçisi… en doğruyu bulmak için herkes fikrini söylemeli. Ancak bu çaba kendi düşüncesini yüceltirken diğerinin düşüncesini yerin dibine batıran bir yaklaşım içerisinde olmamalı.

Sendikalar… sizce farklılıklara saygı, çeşitlilik ve ideoloji ekseninde yukarıda yaptığımız tartışmanın neresindedirler. Aslında tam da ortasındalar. Farklı ideolojik çerçeveler içerisinden eğitime bakan sendikalar, büyük tartışmalar sonucunda sadece ideolojilerin kazandığı sonuçlar elde edebilmektedirler. Eğitim adına herhangi bir sonuç ise ortaya çıkamamaktadır. İdeolojilerin ne kadar sonu görünmez bir kuyu olduğunu görmemiz gerekiyor.

Başlıkta da ifade edilmişti ideolojilerin penceresinden eğitime bakmak/bakabilmek… ideolojik bakış açısıyla eğitime sadece kendi düşüncelerimiz çerçevesinden sığ bir yön kazandırma çabası içerisine gireriz. Yani ideolojik anlamda eğitimi konuşmak pek de mümkün değildir. Bu noktada sendikalar arasındaki ideolojik ayrışma onların eğitime katkılarının olmayacağını, olsa bile çok sınırlı olacağını düşündürmektedir.

Sendikalardan beklenen eğitime dair fikirler öne sürmek, bu fikirler etrafında tartışmalar oluşturmak ve en doğru sonucu elde edebilmek için çaba göstermek olmalıdır. Öğretmenlerin sorunları, eğitimin içinde bulunduğu sıkıntılar, atanamayan öğretmenler sorunu, eğitimde fırsat eşitliği sorunu, eğitime erişim sorunu gibi sorunlar üzerinde projeler üretmek sendikaların eğitim adına yapabilecekleri güzel şeyler olabilir ve beklenen de budur.

Öğretmenler arasında ideolojik çatışmanın kaynağı konumundaki sendikaların eğitime katkı yapması söz konusu olamaz. Üst düzeyde sendikalar arasında görülen ideolojik ayrışma altta öğretmenler arasında hissedilmekte; bırakın ülkenin farklı bölgelerinde eğitimde görülen adaletsiz farklılaşmaları mikro düzeyde bir okulun sınıfları arasında bile görülmektedir. Bu durumda tekrar düşünülmesi gerekir ki sendikalar eğitim adına ne yapıyor!?

Ramazan BOLAT


banner182
Son Güncelleme: 26.11.2012 11:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol