banner374
10 Şubat 2015 Salı 13:37
Tekin KORKU:  ASIL GERİCİLER İSLAM DÜŞMANLARIDIR

Hafta sonu birçok farklı grubun buluşmasına sahne oldu İstanbul Kadıköy. KESK’e bağlı Eğitim Sen’den, komünist ideolojiyi benimseyenlere, Kemalistlere, CHP milletvekillerine, bazı derneklere  ve Öcalan sempatizanlarına kadar birçok fraksiyonu Kadıköy’de bir arada kol kola görmek mümkündü.  "Laik, Bilimsel, Anadilde Eğitim ve Demokratik Yaşam için Dayanışma ve Alevi Birlik Mitingi" diye adlandırdıkları buluşmalarının temel sebebi eğitim politikalarını eleştirmek ve dolaylı olarak iktidara topyekûn muhalefet etmek.

Asla yan yana gelemeyecek kadar farklı yapıların kol kola girmelerini sağlayan, etrafında birleştikleri temel mefhum ise görünürde ‘Laiklik’. Bu kavram ülkemizde yüklendiği mana itibariyle her zaman tartışmaların odağı olmuştur. Neredeyse tamamı Müslüman olan bir ülkede, insanların en temel haklarından olan dini vecibeleri çoğu zaman “Laikliğe Aykırı” bulunduğu, Kemalist ideolojinin kökleştiği ve milletin teveccühü olan sandık sonuçlarına çok fazla yaşama hakkı tanınmadığı, yani ‘İktidar olsalar da muktedir olmalarına’ izin verilmediği, statükonun yıkılmaz kalelerine benzetilen bazı üst kurumlar eliyle bu teveccühe en güçlü mazhara nail olmuş iktidarın dahi ‘Laikliğe aykırı eylemlerin odağı’ ilan edildiği bir süreçten bahsediyoruz. Yıllarca ortaya koyulan mücadeleler, ödenen bedeller ve sergilenen dik duruş sonrasında hamdolsun o günler geride kaldı.

Fakat bazı çevrelerin Laiklik üzerinden tartışma açarak özellikle dinimize, İslamiyet’e, ibadet etme hakkımıza saldırıları devam ediyor. ‘Gericilik, Laiklik elden gidiyor, Bilimsellikten uzaklaşılıyor’ zırvaları,  İçlerindeki İslam’a, Kuran’a, namaza, başörtüsüne olan kin ve nefreti, düşmanlığı, alerjiyi mertçe dile getiremeyenlerin yegane sığınma kapıları olmaya devam etmektedir. Özgürlükten, ilericilikten bahsedenlerin ellerine fırsat geçtiğinde ilk olarak insanların inanç özgürlükerinden kaynaklanan ibadet haklarını yasaklamayı en kutsal vazife bildiklerini ve sözüm ona bu şekilde çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştıklarını(!) yakın tarihte çok iyi gördük ve yaşadık. Herkes uzaya uydu gönderirken, fakülte girişinde başörtülü öğrencilerin fotoğraflarının çekerek içeri sokmayan zihniyetten ne beklenir ki…

Bizler hayata pozitivist, materyalist sadece madde yönünden bakan değil mana alemine de önem veren kadim medeniyetin evlatlarıyız. Manasız maddeciliğin dünyaya demokrasi getirme adına nasıl bir kan ve gözyaşı deryası sunduğunu gördük görüyoruz. Köklü geçmişimizin bize yüklediği ‘Dünyaya yeniden hak ve adalet dağıtma’ misyonu gerçekleştirecek ‘Yeniden Büyük Türkiye’ hedefine ulaşmamızı sağlayacak madde ve mana dengesini sağlamış nesillere ihtiyaç vardır. Daha düne kadar 8 yıllık zorunlu eğitim garabetiyle evlatlarımızın bırakın kendi okullarında, Kuran kurslarında dahi Kuran öğrenmelerine yaş sınırlaması getirilmişti. Laiklik ve bilimsellik adına en ağır yasaklar uygulanmaktaydı. Devamlı özgürlükten, eşitlikten dem vuranların mevzu bahis İslam ve İslami hak ve gereksinimler olunca bırakın sessiz kalmayı  zorbaca uygulamalara nasıl destek verdiklerini biliyoruz. Bizler büyük ve soylu hedefleri olan bu kutlu dava yolunda pozitif bilimler gibi Osmanlıca’yı da Kuran ve Siyer derslerini de, İmam Hatip Liselerini de savunacağız.

 

                                                                                                                                 Tekin KORKU

                                                                                                          Eğitim Bir Sen Ankara 4 Nolu Şube Başkanı

banner182
Son Güncelleme: 10.02.2015 13:52
Anahtar Kelimeler:
Tekin Korku
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Meriy 2 yıl önce

harika bir yazı.

Avatar
özerözer 2 yıl önce

bu adamın işi zor!