banner374
20 Kasım 2012 Salı 10:10
Toplu Sözleşmeyi Biz Aldık. Ek Ödeme Haksızlığı Giderilmeli

Kahramanmaraş 1 No'lu Şubemizin genişletilmiş divan toplantısına katılan Gündoğdu, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen'in sendikal anlayışının yanı sıra gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bugün sendikacılığı kendilerine miras kalan değerler ışığında, sınır tanımadan gönül yasalarına göre yaptıklarını ifade eden Gündoğdu, 4688 sayılı Kanun'un büyük fotoğrafı görmeye engel olduğunu kaydetti. Kafaları kuma gömerek, küresel gelişmeleri görmezden gelerek sendikacılık yapılamayacağını belirten Gündoğdu, “Küreselleşen dünyada, küreselleşen sorunlara, ‘küresel çözümün paydaşıyım, insan hakkı ihlalinin olduğu yer neresi ise ben oradayım' anlayışıyla sendikacılık yapacağız. Bugün, gönül yasamızın yeniden sınırları aşması gereken günleri yaşıyoruz. Bir tarafta kendi halkını katleden bir diktatör, diğer tarafta terörist devlet İsrail'in kan kusturduğu Filistinliler” dedi.

Burada asıl yüzleşilmesi gerekenin, Batı'nın çifte standardı olduğunu dile getiren Gündoğdu, Mehmet Akif İnan ve Mehmet Akif Ersoy'un eserlerinde bu standarda dikkat çektiğini ifade etti.

 

Mezhep Kavgası Çıkarılarak Rant Hesabı Yapılıyor

Obama'nın seçimi kazanmasıyla ABD'yi aklama yarışına girdiğini söyleyen Gündoğdu, bazı kesimlerin Obama'nın babasının isminin Hüseyin olmasından bile böyle bir beklentiye girdiğini, ancak Obama seçildikten sonra İsrail'in Filistinlilere kan kusturduğunu kaydederek, Obama ve ABD'nin bu katliamın sponsoru ve öncüsü olduğunu vurguladı.

Batı'nın ve ABD'nin çifte standardının, Peygamber Efendimize hakaret içeren film sonrası bir kez daha ortaya çıktığını anlatan Gündoğdu, şöyle devam etti: “Bu filmin oyuncuları, yapımcıları ya Hıristiyan ya da Yahudi. Soruyorum size; Hıristiyanların ve bizim de peygamberimiz olan Hz. İsa hayatta olsaydı, Yahudilerin ve bizim de peygamberimiz olan Hz. Musa hayatta olsaydı en sevgili kardeşleri Hz. Muhammed'e dil uzatılmasına müsaade ederler miydi? Siyonizmin bakışı budur, bu bakış açısı ırkçılıktır. Kâinatın ilk ırkçısı şeytandır. Bugün bu bakış İsrail eliyle yürütülüyor, ABD eliyle destekleniyor. Kan akıtan bu zalimleri kınıyorum.”

Suriye ile Türkiye arasında mezhep farklılığı sebebiyle sorun çıkarılmaya çalışıldığını belirten Gündoğdu, Başbakan Erdoğan ile Esed'in dostluk zamanında bu farklılığın dikkat çekmemesine rağmen bugün kullanılmak istenmesini Ortadoğu'yu ele geçirmek isteyenlerin tehlikeli bir oyunu olarak gördüğünü dile getirdi. Aynı güçlerin terörü Türkiye'nin de başına bela ettiğine dikkat çeken Gündoğdu, “Teröre bakıyoruz PKK, KCK, BDP ve ona destek veren sözde sivil toplum örgütleri. Birileri öldürmeyi, ölümleri, kaosu geçim kaynağı haline getirmiş. Diğer tarafta ise Ergenekon, bazı parti ve sendikalarda Silivri akrabalığı meydana getirmiş, şehit cenazelerinden rant elde etmeye çalışıyorlar. Terörün ırkı, dini, cinsi ne olursa olsun, terörden de, teröristten de uzak duralım. Şeytana ait olan bu ırkçılık belasına ve bu belaya bizi sürüklemek isteyenlere aldanıp da kardeşler arasına nifak tohumu ekilmesine asla müsaade etmeyelim” şeklinde konuştu.

 

 

Toplu Sözleşmeyi Biz Aldık, Sahiplenmeye Kalktılar

Sendikal konulara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Genel Başkan Ahmet Gündoğdu, toplu sözleşmenin kendi başarıları olmasına karşın, referandumda ‘hayır' kampanyası yürütenlerin bu başarıyı sahiplenmeye kalktığını söyleyerek, “Sormak lazım, referandumda ‘hayır' kampanyası düzenlediniz. Bütçenizi buna harcadınız. 28 Şubat sürecinde üyesinin iradesini darbecilerle kol kola gezerek ziyan edenler gibi bu anlayış da bugün bunu yapıyor. Biz ise, kaynaklarımızı millet iradesinden yana, ortak akıl mitinglerinin organizasyonunda, yardım kampanyalarında kullandık” diye konuştu.

Toplu sözleşme yasasının çıkması sürecinde karşılaştıkları sorunları da dile getiren Gündoğdu, yasadan sonra Toplu Sözleşme Masası'nda da aynı sorunlarla karşılaştıklarını belirtti. Gündoğdu, “Yasa sonrası da referandumda neye ‘evet' dediklerini bilmeyen bakanların direnişiyle karşılaştık. Yüzde 50 oy alan siyasi irade, memur maaşlarını belirleme yetkisini devretmekte direnç gösterdi” dedi.

 

Ek Ödeme Konusunda Eğitim Çalışanlarına Haksızlık Yapıldı

Eşit işe eşit ücret düzenlemesinde eğitim camiasının mağdur edildiğini kaydeden Gündoğdu, şöyle konuştu: “Bize verilecek parayı, vatandaşa giden hizmetin aksaması olarak göstererek kamuoyunda küçük düşürme girişimleri oldu. Bundan önce hiçbir hükümete karşı iş bırakma eylemi yapmadık. Oybirliği ile iş bırakma eylemi kararı aldık. Eğer bu kararı almasaydık, yanlışı haykırmasaydık diğer konfederasyonların siyasi partilerle olan ilişkisinde olduğu gibi sarılık hastalığına yakalanabilirdik. Bize karşı yapılan haksızlığı bu camiaya yakışan bir şekilde haykırdık ve dile getirdik. Biz bu sendikayı hiçbir siyasi iradeyle kurmadık. Yaşatmak için de kimsenin desteğine ihtiyacımız yok. Ek ödeme konusunda hükümetin direnciyle karşılaştık. Ancak, 10 yıl yetkiyi elinde bulundurup, bir tablo oluşturamayanlar, ‘Eğitim-Bir-Sen'e yetkiyi verdiniz. Ek ödeme alamadılar, bize gelin' diyorlar. Size gelirlerse, ne yapacaksınız? Dursun Çiçek'e destek olmaya, Ergenekon'a ev sahipliği yapmaya devam mı edeceksiniz? Kaleye 99 top attık, ek ödeme topumuz, direkten döndü. Bunu alacak olan yine biziz.”

 

Süreç Yönetiminde Paydaşlar Dinlenmedi

MGK kararlarının dayatıldığı, onların kararlarının uygulandığı anlayıştan, bunların kaldırıldığı, eğitimde kesintili döneme geçildiği bir döneme girildiğini anlatan Gündoğdu, süreç yönetiminde paydaşlarını dinlemeyen, kendisi de bilmeyen bir bakanlık anlayışı ile karşı karşıya kaldıklarını kaydetti.

Memur-Sen olarak kadın örgütlenmesi ve Genç Memur-Sen'in en önemli projeleri olduğunu ifade eden Gündoğdu, buna ek olarak başlattıkları bir diğer seferberliğin başörtüsüne özgürlük olduğunu sözlerine ekledi.

 

Yağcı: Mazlumların Yanında Olmaya Devam Edeceğiz

Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreterimiz Teyfik Yağcı, değerler sendikacılığı yaptıklarını dile getirerek, Türkiye'de ve dünyada yaşanan olaylara duyarsız kalmadıklarını söyledi. Dün olduğu gibi yarın da hak ve özgürlük mücadelesinde mazlumların yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Yağcı, üyelerinden aldıkları güçle bunu başardıklarını kaydetti.


banner182
Son Güncelleme: 20.11.2012 10:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
myaksoy 4 yıl önce

bırak bu palavraları.sen hiçbirşey almadın.çoğunluk hükümetteydi zaten.senin seçtiğin üye bile hükümete destek verdi.lütfen biraz yüzünüz kızarsın.bu kadar pişkin olmayın.üyelerinize yalan söyleyip,başka sendikalara saldırmak yerine,verdiğiniz sözlerin peşine düşün.toplu sözleşme yasası köleleştirme yasasıdır.sizlerde onların kölesisiniz zaten.