banner374
30 Mart 2012 Cuma 09:01
YA EK ÖDEME, YA EYLEM
 Türk Eğitim-Sen olarak, ek ödeme adaletsizliğini defalarca kamuoyu gündemine getirdik. Eşit işe eşit ücret düzenlemesinde öğretmenlerin, profesörlerin, doçentlerin, yardımcı doçentlerin, araştırma görevlilerin ve diğer çalışanların yok sayıldığını, bu meslek gruplarının ek ödemelerine artış yapılmayarak, onların mağdur edildiğini her platformda dile getirdik.

23 Kasım 2011 Tarihinden başlayarak yaklaşık iki ay boyunca her Çarşamba günü Türkiye’nin her yerinde eylem yaptık. Basın açıklamaları ile siyasi erki uyardık. Hükümetin dikkatini kamu çalışanlarının üzerine çekmek için, 14 Ocak 2012 tarihinde 113 Şube Başkanımız ve Şubelerimizin Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Maliye Bakanlığı önünden Hükümete güvercinlerle mesaj yolladık. Amacımız, gerçekleri milletimize anlatmak ve Hükümetin yaptığı yanlıştan dönmesini sağlamaktı. Ancak Hükümet bu konudaki inadından bir türlü vazgeçmedi. Her türlü feryada, tepkiye kulaklarını tıkayan, gözlerini kapatan iktidar, açtığı bu adaletsizlik çukurunu kapatmaya hiç yanaşmadı.

Eşit işe eşit ücret, yüksek unvanlılara yüksek ücret haline dönüşerek yine kaymak tabakaya yaradı. Öğretmenler, akademisyenler es geçilirken; hizmetli, memur, teknisyen gibi diğer çalışanlara yapılan düşük artışlar da güdük kaldı. Her zaman olduğu gibi cefa çekenler hakkını alamazken; müsteşarlar, daire başkanları, genel müdürler sefa sürmeye devam etti. Kısacası bu düzenlemeyle Hükümetin niyetinin çok farklı olduğunu gördük; belli bir kesimi mutlu etmenin amaçlandığını anladık.

Emekli milletvekillerine zam yapılması söz konusu olunca 15 dakikada kanun çıkaranların, eşit işe eşit ücret düzenlemesinin yeni adaletsizlikler doğurduğunu bas bas bağıran kamu çalışanlarına aynı hassasiyetle yaklaşmaması manidardır.

İşine geldiği konuda jet hızıyla davrananların, işine gelmeyen konularda kafasını nasıl kuma gömdüğüne tanık olmak üzüntü vericidir. 

Soruyoruz:

Bugüne kadar öğretmenlerin ve akademisyenlerin ücretlerinde herhangi bir iyileştirme yapılmış mıdır?

İğneden ipliğe her şeye zam gelirken, öğretmenler, akademisyenler ve diğer kamu çalışanları komik zam oranlarına mahkum edilmemiş midir?

Bir müsteşarın ek ödeme miktarında 759 TL, genel müdür yardımcısının ek ödeme miktarında 722 TL artış olması; buna karşılık öğretmenin, akademisyenin ek ödemesinde hiçbir artış olmaması hangi vicdana sığar?

Kendi öğretmenini, akademisyenini onurlandırmayan, yüceltmeyen, maddi haklarını gözetmeyen bir iktidar adaleti sağladığını nasıl düşünebilir?

Gelinen bu noktada Türk Eğitim-Sen olarak iktidarı son kez uyarmak istiyoruz: Bize artık çıkar bir yol bırakmıyorsunuz. Şayet sesimize ses, ek ödeme adaletsizliğine son vermezseniz, hakkımızı çok daha farklı mecralarda aramak zorunda kalacağız. Haksızlığı, adaletsizliği inşa edenlerden demokratik haklarımızı kullanarak hesap soracağız.

Öğretmenler, akademisyenler ve diğer çalışanların eşit işe eşit ücret düzenlemesinden yararlanması için bir an önce harekete geçin. BU KONUDA DÜZENLEME YAPMAZSANIZ ANKARA, MİTİNG ALANI OLACAK VE EĞİTİMCİLERİN PROTESTO SESLERİ İLE YANKILANACAKTIR.

TÜRK EĞİTİM-SEN, TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN GELECEK OLAN ÖĞRETMENLER, AKADEMİSYENLER VE DİĞER ÇALIŞANLARLA BİRLİKTE CESUR, YÜREKLİ VE SERT ADIMLARLA ANKARA’YI İNLETECEKTİR.

BİZLER MASA BAŞINDA HAK ARAMIYORUZ, MAKAM ODALARIMIZDA LAF ÜRETMİYORUZ. GERÇEK SENDİKACILAR, LAF EBELİĞİ YAPANLAR DEĞİL; YAPTIĞI EYLEM VE MİTİNGLERLE GÖZ DOLDURAN VE İZ BIRAKANLARDIR.

        

 TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ

banner182
Son Güncelleme: 30.03.2012 09:01
Anahtar Kelimeler:
ya ek ödeme ya eylem
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol