banner374
14 Haziran 2012 Perşembe 06:49
YA OTURDUĞUN KOLTUĞUN HAKKINI VER YA DA İSTİFA ET
Eğitim-İş, söylemleri ve eylemleriyle öğretmenleri itibarsızlaştırmaya çalıştığı gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’i protesto etmek için Bakanlığın önüne siyah çelenk bıraktı. Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, “Öğretmenleri itibarsızlaştırarak, özlük haklarını ellerinden alarak bir yere varamazsınız. Artık Milli Eğitim Bakanı olduğunuzu hatırlayınız” diye seslendiği Dinçer’i istifaya davet etti.        
Dinçer’i protesto etmek için Güvenpark’ta toplanan Eğitim-İş üyeleri, “Dinçer şaşırma, sabrımızı taşırma”, “Tayyip, al bakanını başına çal”, “Öğretmen düşmanı bakan istemiyoruz” “Ulemaya değil, öğretmene sor”, “Gerici eğitim istemiyoruz” sloganları eşliğinde Milli Eğitim Bakanlığı’na yürüdü.

       
Demir, burada yaptığı açıklamada, cumhuriyetin ve yeni neslin emanet edildiği öğretmenlerin özellikle son yıllarda uygulanan politikalarla itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi ve şöyle konuştu:

       
“Bu durum özellikle planlanarak siyasal iktidar tarafından ortaya çıkarılmaktadır. Çünkü asıl hedef cumhuriyetin kazanımları, Atatürk İlke ve Devrimleri, laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitimdir. 

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in ve Başbakanın açıklamaları öğretmenlerimize cepheden saldıran, öğretmenlerimize hakaret eden açıklamalardır. Milli Eğitim Bakanı bu tavrını öğretmenlere verdiği telekonferans sırasında da devam ettirmektedir. ‘Öğretmenler üç ay tatil yapıyor’, ‘Öğretmenler işe geç gidiyor’, ‘Öğretmenler çok az çalışıyor, çok maaş alıyor’, ‘Sizin işinizi yapacak sokakta binlerce kişi var’ gibi söylemlerle ve Alo 147 gibi uygulamalarla öğretmen suçlu gibi gösterilmektedir.  Bu söylemlerle yüz binlerce öğretmeni, diğer kamu çalışanlarıyla karşı karşıya getirmeye, öğretmenin kamuoyundaki inandırıcılığını zedelemeye çalışmaktadırlar. Ayrıca öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına sahip çıkan sendikalar da hamaset yapmakla suçlanmaktadır.”
       
Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik ve sosyal statüsü en üst sıralarda olan eğitim çalışanlarının, AKP iktidarı döneminde açlık sınırına yakın bir ücrete mahkum edildiğine dikkat çeken Demir, “Açlık sınırı Nisan 2012’de 1298 TL olarak açıklanırken, bugün eğitim çalışanları ortalama 1600 TL almaktadır. Eğitim çalışanlarının ücretlerini iyileştirmekle yükümlü olan iktidarın Başbakan’ı ve Bakan’ı ise öğretmenlerin aldığı ücretin fazlalığından, çalışma saatlerinin de azlığından şikâyet etmektedir” dedi. 

       
Demir, AKP Hükümeti’nin “Eşit işe eşit ücret” adıyla çıkardığı 666 sayılı KHK ile daha çok üst düzey yöneticilere ek ödeme verildiğini, öğretmen ve diğer eğitim-bilim çalışanlarının ise yok sayıldığını kaydetti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

       
“Kamu çalışanları arasında açıkça ayrımcılık yapılmıştır. Öğretmenlerimizin yaşam koşulları, yapılan bu düzenlemelerle diğer kamu çalışanlarının gerisinde kalmıştır.

       
OECD ülkelerinde öğretmenlerin ortalama çalışma süresi 1652 saat iken, Sayın Bakan’ın ve Sayın Başbakan’ın en az çalışan ve en çok tatil yapan meslek grubu diyerek aşağıladığı öğretmenlerimiz 1800 saatten fazla çalışmaktadır.

       
Kamu çalışanlarına 2012 yılı için yüzde 4+4’lük sadaka zammını layık gören bu hükümetin; cumhuriyetin tasfiye sürecinde, Atatürk’ün yeni nesli emanet ettiği, cumhuriyeti korumakla görevlendirdiği öğretmeni hedef alması tesadüf değildir. Asıl amaç, Eğitimimiz bir taraftan özelleştirilir, bir taraftan dinselleştirilirken öğretmenin muhalefetini engellemektir.

       
Çünkü Bakanından bürokratına kadar bankacı ve iktisatçılardan oluşan Milli Eğitim Bakanlığı ticari bir kuruluş mantığıyla yönetilmektedir. Öğretmenleri yetersiz görerek hizmet içi eğitime almak isteyen bakanlığın, öncelikle kendi görev ve sorumluluklarını gözden geçirmesi gerekmektedir.”

       
Demir, “Öğretmenleri itibarsızlaştırarak, özlük haklarını ellerinden alarak bir yere varamazsınız. Artık Milli Eğitim Bakanı olduğunuzu hatırlayınız” diye seslendiği Dinçer’i istifaya davet etti ve “Oturduğunuz o koltukta Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel gibi çok değerli insanlar oturmuştur. Ya o koltuğun hakkını verin ya da istifa edin” dedi.

       
Basın açıklamasının ardından, Demir ve Eğitim-İş Genel Sekreteri Şenol Eyüboğlu, bakanlığın önüne siyah çelenk bıraktı.



banner182
Son Güncelleme: 14.06.2012 06:49
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol