banner374
23 Temmuz 2012 Pazartesi 14:39
Yeter Artık! Çocuklarımızın Geleceğiyle Oynamaya Kimsenin Hakkı Yoktur!
 
Yeter Artık! İddialar Doğruysa ÖSYM Başkanı Ali Demir Derhal İstifa Etmelidir! Çocuklarımızın Geleceğiyle Oynamaya Kimsenin Hakkı Yoktur!

 

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu'nun "Yeter Artık! İddialar Doğruysa ÖSYM Başkanı Ali Demir Derhal İstifa Etmelidir! Çocuklarımızın Geleceğiyle Oynamaya Kimsenin Hakkı Yoktur!" başlıklı açıklama metnidir.

 

23.07.2012

 

010 yılındaki kopya skandallarından beri yapılan her sınav sonrasında yeni skandalların ardı arkası kesilmiyor. Skandalların faturasını ise halen gençlerimiz ödemeye devam ediyor.

 

KPSS’deki soruların sızdırılması iddialarına halen tatmin edici bir yanıt vermemiş olan ÖSYM, bu kez de LYS’deki bazı puanlamaları yapmadığı iddialarıyla karşı karşıya. Basında yer alan bilgilere göre, Türkçe-Sosyal grubu öğrencilerinin eşit ağırlık (Türkçe – Matematik) puanları ile Türkçe-Matematik grubu öğrencilerinin MF( Matematik – Fen) puanları ÖSYM tarafından hesaplanmamıştır. Danıştay’ın bireysel başarı puanı hesaplamasını durdurması üzerine alelacele hesaplama yapan ÖSYM, tercih yapacak gençlerimizi içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. 

 

Sınavlarda MF Puanlamasına Göre Barajı Geçen Türkçe - Matematik Öğrenci Sayısı  



Sınavlarda TM Puanlamasına Göre Barajı Geçen Türkçe-Sosyal Öğrenci Sayısı    



 

Yukarıdaki tablolarda da görüldüğü üzere iki sınav arasındaki barajı aşan aday sayılarındaki uçurum, iddiaları güçlendirir niteliktedir. Bu nedenle ÖSYM derhal açıklama yapmalı, şayet iddialar doğruysa ÖSYM Başkanı Ali Demir derhal görevinden istifa etmelidir. Yaşananlar açıkça bazı gerçekleri bizlere bir kez daha göstermiştir:

 

· Eğitimin niteliğini artırmayan, 

 

· Eğitim sistemimizi bir enkaz haline getiren,

 

· Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin emeğinin karşılığını değil de kopyacıların parasıyla puan aldığı bir sistem haline getirilen,

 

· Her skandaldan sonra yetkililerin sorumluluk almadığı ve görevinin başında oturduğu bir kültürle yönetilen, 

 

· Çıkarılan ÖSYM teşkilat kanunu ile deneyimli personelin sürgün edildiği,

 

· AKP’nin sorunları çözmek için değil, kadrolaşmak için fırsat bildiği, 

 

· Başbakanın ve kurmaylarının kürsülerden kopyacıları koruyarak, hakkını arayan gençlerimizi tehdit etmekte sorun görmediği,

 

· Kopyacıların değil, sınava giren binlerce gencimizin cezalandırıldığı,

 

· Adaletsizliği, eşitsizliği derinleştirmekten ve velilerimize yönelik soygun olmaktan başka bir şeye hizmet etmeyen,

 

sınav sistemi artık kaldırılmalıdır. Eğitim hizmeti 4+4+4 gibi düzenlemelerle değil, eğitimin bir hak olduğu gerçeğiyle eşitlikçi ve özgürlükçü bir çerçevede yeniden yapılandırılmalıdır. 

 

Eğitim Sen olarak, bu skandalların siyasal sorumluluğunu AKP hükümetinin, yönetsel sorumluluğunu ise ÖSYM Başkanı Ali Demir’in derhal alması gerektiğini düşünüyoruz. Gençlerimizin daha fazla mağdur edilmemesi için, tercih süresinin dondurulması ve puanların yeniden hesaplandıktan sonra tercihlerin yapılması gerekmektedir. Kopyacıların faturasını, olağanüstü güvenlik önlemleriyle gençlerimize eziyet çektirerek ödeten başta ÖSYM Başkanı olmak üzere tüm sorumlular görevlerinden derhal istifa etmelidir. Yaşananlar, sınavları şirketlere yaptırmayı planlayanlara ders olmalı, gençlerimizin geleceği rant elde etme arayışlarına kurban edilmemelidir. 

 

 



 

 

 

 

 
banner182
Son Güncelleme: 23.07.2012 14:39
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol