banner374
01 Mart 2013 Cuma 12:52
Yönetici Atamaya Sendikaların Tepkileri Nasıl?
 1) Eğitim Bir Sen:  Sendika bu yönetmelikle yönetici atamanın  “ çıkmaz  sokağa  girdiğini” belirterek,  gerekirse mahkemeye  başvuracağını  belirtmiştir.

 

          Ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ.

 

 

     2) Türk Eğitim Sen: Sendika bu yönetmeliğin derhal geri çekilmesini, MEB'in bu hukuksuzluğu biran önce durdurmasını talep etmektedir. En kısa zamanda mahkemeye başvuracağını ve bu hukuksuzluk karşısında tüm eğitimcilere hukuki destek sağlayacağını belirtmektedir.

 

          Ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ.

 

     3) Eğitim Sen: Sendika şuana kadar bir açıklama yapmamıştır. Fakat daha önceki günlerde yaptığı açıklamalarda gerekirse konuyu yargıyı taşıyacaklarını belirtmiştir. Geçmiş tecrübelerimize dayanarak şunu söyleyebiliriz ki Eğitim Sen, MEB'in bu hukuksuzluğunun durdurulması için her türlü mücadeleyi dün olduğu gibi bugünde gösterecektir.

 

 

     4) Eğitim İş: Sendika, “Söz konusu yandaş atama yönetmeliğini en kısa zamanda yargıya taşıyacağız” açıklamasını yapmıştır. Geçmiş tecrübelerimize dayanarak bu sendika içinde şunu söyleyebiliriz; Eğitim İş sendikası bu yönetmeliğin kaldırılması ve bu yönetmelikle yapılabilecek her atamanın iptali için gerekli mücadeleyi dün olduğu gibi bugünde gösterecektir.

 

          Ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ.

 

 

     5) Anadolu Eğitim Sen: Sendika, “Kurumlarımızda “birilerinin adamını” değil, liyakatli, eğitimden taraf yöneticiler görmek istiyoruz. Bu mümkün olana kadar çabamız ve mücadelemiz sürecektir.” Açıklamasını yaparak bu hukuksuzluğu derhal yargıya taşıyacağını belirtmiştir.

 

          Ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ.

 

     6) Aktif Eğitimciler Sendikası:  Bu sendikanın konuyla ilgili hiçbir açıklaması bulunmamaktadır.

 

          Bu durumda sendikaların yapması gerekenler:

 

     a) Sayın Bakanın yönetici atama konusunda gafil avlandığı ve bürokratların bakana konuyu tüm detayları ile anlatmadığı yönünde kamuoyunda algı bulunmaktadır. Bu nedenle tüm sendikalar topluca veya ayrı ayrı Bakanla bizzat görüşerek Bakanı iyi niyetle ve uygun bir dille uyarmalı, bu yanlıştan dönmesi gerektiğini ifade etmelidirler.

 

     b) Bakanla görüşmede bu yanlıştan dönülmesi yönünde bir taahhüt alınamaz ise yukarıda belirttiğimiz yazılarına sadık kalarak derhal davalarını açmalıdırlar. Bu davalar aynı günde topluca ya da ayrı ayrı açılırsa çok daha etkili olacaktır.

 

     c) Son olarak ise tüm sendikalar bu konuda ortak bir karar alarak en azından bir günlük iş bırakma eylemi yapmalıdır. Görülecektir ki eğitim camiası sendika ayrımı yapmaksızın bu eyleme teveccüh gösterecek bu konuda tek vücut olacaktır.

 

           Son söz:  Görüldüğü gibi eğitim camiasının neredeyse tamamı bu hukuksuzluğa karşı ortak tavır sergilemekte ve bu hukuksuzluğun geri çekilmesini, aksi durumun kaos yaratacağını belirtmektedir. Öyleyse, MEB eğitim camiasının tümünün istemediği bir hukuksuzlukta neden ısrar etmektedir? Bu yönetmelikle atama yapılamayacağını, yapılacak atamaların iptal edileceğini herkes bilmektedir. Ayrıca, yapılacak mülakat sonucu elenen eğitimciler idari yargıda kazanırlarsa mülakata giren memurlar hakkında “görevi kötüye kullanmaktan ceza, haksızlığa uğradığı içinde maddi ve manevi tazminat davaları” açabileceklerdir. MEB bu durumları bildiğine göre; bu yönetmeliği“atama yapmak için değil süre kazanmak için” yayımlamış olabilir mi sorusu akıllara gelmektedir.

 

          Sonucu ve MEB'in ince düşüncesi ne olursa olsun bu hukuksuzluğa dur demek eğitimci olmaktan önce insani bir görevdir…

 

 

kamuajans.com

banner182
Son Güncelleme: 01.03.2013 12:52
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Sendikalar 4 yıl önce

ayrışmayı bırakıp bir olma zamanıdır. yeterli olmadığı tartışılsa bile en uygun yöntem şüphesiz sınavla atama yapılmasıdır. bu ucube yönetmeliğin bir an önce ortadan kaldırılması ve atamaların mevcut yönetmelikle yapılması için herkes elinden geleni yapmalı, özellikle sendikalar binlerce öğretmenin hakkını savunabilmelidir. aksi halde uzun zamandan beri sorgulanan varlıkları daha da keskin hale gelecektir.