“Sınavsız Şube Müdürü Atamaları İptal Edildi.”

Geçen günlerde memurlar ve özellikle de eğitimcilerin takip ettiği bazı web sitelerinde; 2008 yılından sonra sınavsız atanan şube müdürleri mahkeme kararı ile eski görevlerine döndüğü, ancak daha önce atananların görevlerine devam ettiği,  Danıştay İkinci Dairesi’nin 2012/4629 sayılı kararı ile de 2003-2008 yılları arasında yapılan atamaların hukuka aykırı bulunduğu, bu karardan sonra daha önce olduğu gibi Şube Müdürü kadrolarında toplu iptallerin yaşanacağı, sınavsız şube müdürlüğü atamalarına dava açan ve iptal ettiren Türk Eğitim Sen eğer ki kararlı bir şekilde bu davaların üstüne giderse sınavsız atanan tüm şube müdürlerinin atamalarının iptal edilebileceği haberi, manşetlere çıkmıştı.

 

2000 yılında yapılan Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü seçme sınavına kadar, Milli Eğitim Şube Müdürlüğü, diğer memurlarında tabi olduğu Devlet Memurları Görevde Yükselme Yönetmeliğine göre sınavsız yapılıyordu. O dönemde yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Atama, Yükselme ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, yönetici atamalarını, yükselmelerini ve yer değiştirme işlemlerini bir düzene koymuştu. Aralarında benim de bulunduğum birçok aday bu Yönetmeliğe dayanarak ve bu Yönetmelikte yer alan hükümlere güvenerek, Şube Müdürlüğü sınavına girdik.

 

Yönetmelik hükümlerine göre özetle, sınavda en az 70 alanlar 1 ay süren hizmetiçi eğitime çağrılıp, bu eğitim sonunda yapılan değerlendirme sınavında aldığı puana göre, özellikle 5-6. bölgelere atanıp, o bölgelerde en az 3 yıl görev yaptıktan sonra da başka bölgelere ve başka üst görevlere atanabiliyordu.

 

Sınava girdik, kazandık. Hizmetiçi eğitime çağrıldık, gittik. Hizmetiçi eğitim sonunda yapılan değerlendirme sınavını da kazanarak 5-6. bölgede yer alan ilçelere atandık. Atanırken, büyük bir ilimizin merkezinde, bir ilköğretim okulunda öğretmen, müdür yardımcısı ya da okul müdürü olarak görev yapıyorduk. Çocuklarımız öğrenimlerine devam ediyordu. Birçoğumuz, yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine güvenerek 3 yıl sonra başka bölgelere ve üst görevlere atanacağımızı düşünerek, bu görevlere gittik, görevimize başladık. Göreve başlamamızın üzerinden birkaç yıl gibi bir süre geçmişti ki, iktidara gelen AKP Hükümeti önce Yönetmeliğin bazı hükümlerini değiştirdi, daha sonra da bu Yönetmeliği tamamen ortadan kaldırarak, bugün yürürlükte olan yönetmeliği yürürlüğe koydu.

 

Eski Yönetmelikte yer alan ve kazanılmış hak olarak düşündüğümüz yer değiştirme ve üst görevlere atanma gibi haklarımız elimizden alındı. Yer değiştirme ve üst görevlere atanmanın ölçütü, siyasi iktidara yakınlık oldu.

 

Bununla da kalınmadı. Birçok ilçede ve ilde, asaleten atanmış Şube Müdürleri varken, kadro karşılığı olmadan Şube Müdürleri görevlendirildi. Önemli görevler vekâleten görevlendirilen Şube Müdürlerine verildi.

 

Yapılan maaş iyileştirmelerinde, Şube Müdürleri ihmal edildi. “Eşit işe eşit ücret” kararnamesinden yararlandırılmadı. Maaş ve özlük hakları açısından aynı kurumda görev yapan öğretmenlerle eşitlendi. Görev yaptıkları illerde ve ilçelerde başlarına Müdür olarak kendinden deneyimsiz öğretmenler vekâleten görevlendirildi.

Kurum içinde saygınlıkları giderek düşürüldü.

 

Göreve başlarken başka Yönetmeliğe göre, başka koşullarda başlayan, görev yaparken, önceki hakları elinden alınarak adeta 5-6.bölgelerde unutulmaya terkedilen Şube Müdürlerinin bir kısmı, yer değiştirme umutlarının da kalmamasıyla eski görevlerine geri dönmek zorunda kaldı.

Ben de, eski görevine dönen bu Şube Müdürlerinden biriyim.

 

Bu arada, bizler bu sancılı süreci yaşarken, iktidara yakın kimi arkadaşlarımız, hiçbir zahmete katlanmadan bir günde Şube Müdürü oldular. Sınava girmediler, hizmetiçi eğitim almadılar, birçoğu 5-6.bölgede çalışmadan istedikleri yerlere atandılar.

 

Bu haksız bir uygulamadır, umarım haksız uygulama olarak kalır ve sınavsız atanan Şube Müdürlerinin tümü iptal edilir. Kimsenin koltuğunda gözümüz yok, yaptığımız görevden de memnunuz ancak hiçbir vizyonu ve Şube Müdürlüğü konusunda eğitimi olmayan, sadece siyasi iktidara yakınlık kriteriyle bu görevlere haksızca atanan bu meslektaşlarımızın, yeni Yönetmeliğe göre açılacak olan görevde yükselme eğitimlerine katılarak bu görevlere yeniden atanmalarının daha doğru ve objektif olacağını düşünüyorum.

 

Eğitim sistemimizin bir bütün olarak bolca tartışıldığı bu günlerde, bütün görevlere objektif kriterlere göre atamaların yapılması, hem iktidar, hem de bu görevlere atananlar açısından daha hakkaniyetli, yararlı ve kalıcı olur.
Mebpersonel.com  Yazarı Abdullah Damar

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×