banner374
           Son günlerdeki öğretmen ve doktorlara karşı şiddet eğilimlerinin müsebbibini araştırdım. Bütün yollar seni gösteriyor öğretmenim. Sen nerde yanlış yaptın da bu insanlar teorikte öğrettiğin doğru ve güzel davranışları toplumsal hayata taşıyamadılar. Yoksa istenilenleri öğretmedin mi? Ama bu mümkün değil müfredatın dışına mecbur kalmadıkça çıkmamışsındır. Çünkü her yıl teftiş geçiriyorsundur. Peki, o zaman yetiştirdiğin bu çocuklar neden sana el kaldırıyor. “Hiç insan anne ve babasına el kaldırır mı?”  Böyle demez miyiz çocuklarımız yanlış yaptığında. Sonra biz çocuklarımızı altı yaşına kadar çok güzel eğittiğimizi var sayarak küçük bir fidan olarak okula gönderiyoruz. Nasıl oluyor da bu fidanları sekiz yıl gibi bir sürede toplumsal kurallara uyacak hale getiremiyor da; daimi öz değerlerinden uzaklaştırıyorsunuz. Bunun bir tılsımı olsa gerek. Yoksa çok öğündüğümüz ama hiç uygulayamadığımız kültürel değerlerimizi mi kaybettik. Muhtemelen de kaybediyoruz. Sadece ölüm ve düğün törenlerinin dışında uygulanabilirliği kalmadı. Sürekli kültürümüze yabancılaşıyoruz. Bunlara da sebep sensin öğretmenim.
           Hayır, hayır hiçbirinin sebebi sen olamazsın. Çünkü sen sadece uygulayıcısın. Sana emredilen müfredatın dışına kolay çıkmıyorsundur. Keşke bazen çıkabilseydin. Ama seni rahat bırakmadılar ki; önce devlet nitelik yerine niceliksel başarınla değerlendirdi. Sonra da veli; sana teslim ettiği fidanın olgunlaşmadan meyve vermesi için dolaylı baskı oluşturdu. Sen de bu baskılara dayanamayarak ya da rekabet uğruna fidanları hormonlu bilgilerle yetiştirdin. Okumaya yeni başlayan çocuğa bile bilgileri dört şıkla sınırlandırdın.Veya henüz kendini keşfetmemiş çocuklara müfredatın dışında da onlarca gereksiz bilgiler yükledin. Devlet, aile ve senden oluşan üçgen içinde çocuklar gelişimleri parelinde yaşamaları gereken süreci yaşama fırsatı bulamadılar. Bu dar üçgen içinde kişiliklerin gelişmesine ve toplumsal aidiyet duygusunun pekişmesine fırsat bulamadılar. Üç köşeyi tutanların insafı doğrultusunda açılan boşluklardan toplumsal hayatın bir parçası olarak yaşam sürecine dâhil olmaya çalıştılar. Bu kısa süreli fırsatta da şuuraltına attığı bütün fiiliyatları doğrum mu yanlış mı olduğunu test etme imkânı bulamadan hepsini veya öncelediğini uygulamaya koyarak toplumsal normların dışında kendine ait sistemler geliştirdiler.
          İşte ne olduğunu bilemediğimiz, ama hayatımızın her sahasında bizi etkileyen bu yapay sistem artık yaşam alanlarının her biriminde kendini şiddet ve benzeri davranış olarak gösteriyor. Sana kalkan elle, doktora kalkan elin veyahut adliye önünde kurşun yağdıran ve benzeri bilmediğimiz yüzlerce olayların müsebbibi dün seni bugünde bunları yetiştiren bir asırdır varlığını sürdüren statükocu eğitim sistemimiz ve onun bürokratik şefleridir. Bu tarihi süreci ise, ikinci yazımda yazacağım.

Mebpersonel.com Özel 

Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
 
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol