banner374
 Yalnızca seçilmişlerin değil, hepimizin geleceği demek olan çocuklarımızın nasıl eğitileceğine dair kararların, parlamentomuzda kavga dövüş içerisinde alınmış olması hepimizin demokrasiye olan inancını derinden sarsmıştır. Birlikte uyum içerisinde yaşamanın tüm ilke ve kurallarını aktarmaya çalıştığımız öğrencilerimize açıklayamayacağımız görüntülerle, umutlu bir başlangıç yapamayız. “Gelecek yüz yılı etkileyecek değişiklikler “OY” değil,  toplumsal uzlaşı gerektirir!

 

4 yıllık sürelerle devleti yönetmek üzere seçilenlerin onlarca yıl etkisinde kalacağımız bir değişikliği bilimsel altyapı, toplumsal uzlaşı olamadan yalnızca koltuk üstünlüğüyle getirmesi demokrasiyle açıklanamaz. İktidar olmak, muktedir olmak dönemsel bir emanettir. Bu emanet bir mülktür ki, sahibi hepimiziz. Eline anahtarı verdiğimiz, güvenip kontrat imzaladığımız kiracımız evin tüm kolonlarını keserse, tüm projeyi yıkıp bambaşka bir halde teslim ederse bu bir sorundur. Eğitim gibi gelecek yüz yıla yön verecek hayati bir konu; iktidarıyla, muhalefetiyle, öğrenci ve öğretmeniyle, tüm sivil unsurlarıyla birlikte tartışılmalı, uzlaşı sağlanmalıdır.

Sorunu uzmanına, eğitimcilere havale etmeliyiz!

Ülkemizin köklü eğitim fakülteleri, eğitim programcısı değerli akademisyenlerimiz, eğitimci örgütlerimiz böyle bir yapısal değişikliği planlayacak en yetkin değerlerdir. Ülkemizin kıymetli nesillerini, vekillerimizin enerjisini harcamanın, velileri endişelendirmenin, ülkenin gündemini gergin tartışmalarla meşgul etmenin hiç gereği yok. Siyaseten bağımsız, yetkin bir bilimsel kurul oluşturulmalı, süresi açık uçlu bir çalıştay yapılmalıdır. Sonuç raporuna temel olacak tüm veriler mutlaka alan araştırmaları, istatistikler, bilimsel tezler ve anketlere dayanmalıdır. Gerçek ihtiyaçların teşhis edildiği, doğru tedavinin tespit edildiği bir ortamda parlamentonun deneysel çalışmasına gerek kalmayacak, yasa yapıcının yükü ve tarihi sorumluluğu hafifleyecektir. “

Şeklinde özetlediğimiz eğitim sistemi değişikliğine dair 8 Mart Tarihli basın açıklamamızdaki hassasiyetlerimizle temelden çelişecek şekilde gelişen olaylar bizi derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Eğitime dair önemli kararların eğitimcilere danışılarak alınmasını arzularken vekillerin dahi konuşturulmaması, yirmi dakikalık bir sürede tüm teklifin komisyondan geçirilmesi bir “kap-kaç” görüntüsü yaratmıştır.

Daha iyiye ve güzele yönelik değişiklikleri “cebren” getirmeye gerek yoktur. Eğitim hizmetini alanlar ve bu hizmeti verenler tarafından doğru anlaşılmış, nedeni-süreci-kapsamı belli yenilikler taraflarca kucaklanır, kabul görür. Oldubittiye getirmek ancak, tartışıldığında defosu çıkacak, makyajı dökülecek bir taslağınız varsa seçilecek en uygun yöntemdir.

Teklifin tartışılmadan geçmesine vesile olan milletvekillerinin dahi “şık” bulmayacağı görüntüler eşliğinde alt komisyondan meclis genel kuruluna havale edilen taslağın, hayrımıza olacağına dair inancımızı kaybetmiş durumdayız. Öfkeden, kinden, mağrur duruştan uzak, akılcı, bilimsel ve makul çözümlere ihtiyacımız var. Bu çözüme dair uzlaşmacı adımları atacak olan siyasiler hem oy, hem güven, hem de takdir kazanacaktır. Bu siyasi iradeyi arıyoruz…

Cansel GÜVEN

Anadolu Eğitim Sendikası

Genel Başka

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol