banner374
Hayırlı Olsun Nur topu gibi bir gündemimiz daha oldu.Bakanlığımız Sözleşmeli öğretmenlik sistemini yeniden gündemine aldı.MEB Yıllar önce denenmiş bir sistemi yeniden mi deneyecek yoksa sözleşmeli öğretmenlik kavramı üzerinde büyük bir revizyon mu yapacak bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Bakanlığımız sözleşmeli öğretmenlik çalışmasına neden ihtiyaç duydu gerek varmıydı bu durum başka yollarla çözülebilirmiydi diye bir çok soru geliyor insanın aklına. Tabi bunların cevabını en iyi bilen kurum Meb dir. Yanlış hatırlamıyorsam Haziran 2011 de tüm sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınacağı duyurulmuştu ve alınmıştı. Aradan geçen beş yılda bakanlık artılarını eksilerini getirilerini götürülerini görmüş ve bir istatistik tutmuştur diye düşünüyorum. Bunu da Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine yapılan KADROLU atamaların %60 ının Bir yıl gibi kısa bir sürede yer değişikliği talebinde bulunduklarının tespitini yapmalarından anlıyoruz. Bakanlık bu bölgelerde uzun süreli kalacak öğretmen bulma yöntemi olarak sözleşmeli öğretmenlik yöntemini seçmiş görünüyor.

 Bu iyi bir şey mi?
Evet bakanlık açısından iyi bir şey
Evet bölgede yaşayan veliler için iyi bir şey
Evet bölge çocukları için iyi bir şey
Ama atanacak öğretmenler için ZOR bir şey.Kötü bir şey demek istemiyorum çünkü kötü ile zor arasında dağlar kadar fark var.

Kimsenin kimse ile kıyaslanmasını doğru bulmuyorum . Her mesleğin kendine göre zorlukları var. Bu zorluklara göre getirileri var ve ortada öğretmenler için bir okul gerçeği var. Mezun olurken kimse bize bu okul Ankara da Çankaya da şehrin göbeğinde olacak yada Hakkari de Yüksekova nın bir köyünde olmayacak  diyemez. Buda bizim gerçeğimiz. Polislerin nasıl iki şark görev gerçeği varsa (Daha önce bir kez şark görevi yapan ve batı illerinde 15 yılını dolduran polisler 2. Bölge illerine tayin edilecek)  Doktroların nasıl mecburi hizmet görevleri varsa (Ör: 6 yıl tıp fakültesini Antalya'da okudum, pratisyenlik mecburi hizmetinde Giresun ilinin bir beldesinde bulundum. Şimdi asistanım ve 3 yıldır Zonguldak ilindeyim ve 2 sene daha burada olacağım. Asistanlık bitiminde mecbur kurası ile muhtemel  Doğu'da, Karadeniz'de veya İç Anadolu'da bir yerlere atanacağım. Bu atandığım il bana yeterli  gelmiyorsa 2 senelik kura sonrası başka bir yere tayin isteyip geçeceğim. Temelli yaşamayı düşündüğüm şehre ulaştığımda muhtemel 35 yaşını doldurmuş olacağım.) sözleşmeli sağlık çalışanları gerçeğine ne demeli yada sözleşmeli askerlere ? Subaylara  Assubaylara (Atama istek formunda 5 tercih yapıyorum 5'te sıfır. O zaman niye tercih yaptırıyorsunuz? Bir de Doğu'ya 4'üncü kez atanıyorsunuz. Doğu'da görev yapanların en kıdemlisiyim ve 7 yıldan fazla Doğu'da kalmışım, tekrar atıyorsunuz. Atama istek formu dikkate alınmadığı için erken yaşta mesleğe küserek ve de istemeyerek emekli oldum. Fakat okuttuğum bir kızım olduğu için çalışmak zorundayım. Tugay, alay, tabur, bölük, karakol, takım ve tim nerede görev yaparsak yapalım zimmet ve sorumluluk bizde ama yetkimiz yok. Ben Doğu'da 7.5 yıla yakın bekar kaldım, çocuğumun doğumunda, tabur komutanı izin vermediği için eşimin yanında olamadım. Evlenmek için izin dilekçemi yazdım, amirim dilekçe üzerine 'Düğününüzü erteleyin' diye yazdı. 6 kardeşiz, yarısının düğününde bulunamadım çünkü izin alamadım." )
 
Bizler ne çabuk unuttuk köylerde mezralar da çalışabileceğimizi
Ne ara atanalım da nasıl atanırsak atanalım sözlerimizi
Ne zaman unuttuk  bayrağın dalgalandığı her yerin vatan olduğunu 

Yukarıda yazılanlar Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek falan değil bunlar bir Türkiye gerçeği. Kim istemez annesinin babasının dizinin dibinde olmayı ? Kim istemez çocuğunun doğumunda eşinin yanında olmayı ? Kim istemez eşinin dostunun hasta ziyaretine hemen gitmeyi ? Kim istemez sevdiklerinin nişanında düğününde bulunmayı  evet kim istemez herkes ister tabiki. Bunları sorarken ben yukarıda sorduklarımın bir çoğunu yapamadım  her birinde başka bir ilde idim. O zor şartları yaşamış biri olarak yazdığım için kimse (tabi yine çıkar hocam sen ne gördün ki ne yaşadın ki vs vs) o işler öyle olmuyor işte diyemez.

Şimdi gelelim sözleşmeli öğretmenlik şartları nasıl olmalı ya. En önemli konu bence bu.
İnce elenip sık dokunması gereken bir konu. Geçmiş yıllardan ders alınmalı ve sözleşmeli öğretmenliğin şartları ona göre belirlenmeli.

Yıllar önce bir öğretmen arkadaşımız Maddeler halinde Sözleşmeli Öğretmenle Kadrolu Öğretmenliği kıyaslamıştı.
1- Sözleşmeli öğretmenin Özür Durumu hariç il içi ve il dışı tayin hakkı yoktur. Kadrolulara bu hak tanınmaktadır.
2- Sözleşmeli öğretmenin ek dersinden SSK kesintisi yapılmaktadır. Kadrolular da böyle bir kesinti söz konusu değildir. Haftada 15 saat ek dersi olan göreve yeni başlamış bir kadrolu öğretmen, 15 saat ek dersi olan 25 senelik bir sözleşmeli öğretmenden ek derslerdeki SSK kesintisi sebebi ile toplamda daha fazla maaş almaktadır.
3- Sözleşmeli öğretmenler idareci ve ya müfettiş olamazlar. Bu konuda herhangi bir yasal düzenleme ve mevzuat yoktur. Kadroluların bu konuda herhangi bir sıkıntısı yoktur.
4- Sözleşmeli öğretmenlerin hizmet puanları yoktur. Bu sebeple 1 yıl ya da 20 yıl çalışmış olmalarının bir önemi yoktur.
5- Sözleşmeli öğretmenlerin Eş, çocuk, doğum yardımları yoktur. Fakat tüm bu haklar kadrolulara tanınmaktadır.
6- Bazı illerde maaşlar sözleşmede yer aldığı gibi her ayın 15 inde yatmamaktadır. Ayın 23 ünü ve 24 ünü bulmaktadır.
7- Sözleşmelilere özür durumundan yapılan il dışı yer değiştirmelerde YOLLUK dahi verilmemektedir. Oysa bu hak kadrolulara tanınmaktadır.
8- Sözleşmeli öğretmenlik hiçbir zemin hazırlanmadan, özlük hakları vb. hiçbir plan program yapılmadan, yönerge dahi hazırlanmadan hayata geçirilmiş ve sözleşmeli öğretmenler bu sebeple birçok sorunla ve de belirsizlikle karşı karşıya bırakılmıştır.
9- Kadrolular da kıdem ve kademe ilerleme varken, sözleşmelilerde göreve yeni başlayanla 25 senelik bir sözleşmeli öğretmen aynı maaşı alacaktır.
10- Milli Eğitim Müdürleri, Yardımcıları, Şube müdürleri, Okul müdürleri ve hatta Bakanlık çalışanları dahi Sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları ile ilgili bir bilgiye sahip değillerdir. Her ilde ve her kurumda farklı uygulamalar söz konusudur.
11- Sözleşmeli öğretmenler hakları olan konularda dahi idarecilerin bilgi eksikliğinden ötürü akla gelmedik onlarca sorunla ve problemle karşı karşıya kalmaktadır.
12- Milli eğitim müdürü ve okula gelen müfettişlerden "bakın siz sözleşmelisiniz" diye başlayan sözlerle devamlı tehdit edilmektedirler.
13- Sözleşmeli öğretmen geleceğini göremediğinden gönül rahatlığı ile aile kuramamakta, bankalardan kredi kullanamamakta ve hatta sözleşmeli öğretmenlere kız dahi verilmemektedir.
14- Sözleşmeli öğretmenler görevli oldukları okullarda öğrencileri tarafından ? Öğretmenim siz sözleşmeli misiniz? Siz geçici misiniz?? gibi sorularla rencide olmakta ve bu sorulara cevap vermekte zorluk çekmektedirler.
15- Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri her yıl ocak ayında yenilenmektedir. Yani Sigorta dâhil her sene çıkış-giriş işlemi yapılmaktadır. Uzun süreli sözleşme yapılmamaktadır.
16- Bazı illerde öğretmenlere dağıtılan banka promosyonları kadrolu öğretmenlere dağıtılıp sözleşmeli öğretmenler bu hakkın dışında bırakılmaktadırlar.
17- Sözleşmeli öğretmenlerin maaşları Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığından, Bakanlık ödenek sıkıntıyla karşılaştığında, personel sayısında tasarrufa gitmeyeceğinin garantisi yoktur.
18- Sözleşme metnimizin 13. maddesinin C bendi; (Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her zaman feshedebilir). Bu madde ile Bakanlığın bu konudaki ciddiyeti, niyeti ve sözleşmeli öğretmenliğe yaklaşımı gözler önüne serilmektedir. Fakat bu maddeye yapılan hukuki itiraz neticesinde Danıştay tarafından bu maddenin yürütmesi durdurulmuştur.
19- Sözleşmemizin 13. maddesinin D bendi; Personelin sözleşmesi, norm kadronun gerektiği öğretmen temin edildiğinde veya sözleşmeli personel ihtiyacının ortadan kalkması halinde sözleşmesi feshedilir. Bu Madde halen yasal olarak yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının resmi kanıtıdır.
20- Sözleşmemizin 13. maddesini Ğ bendi; Eğitim ve öğretimin devam ettiği dönemde aralıksız iki aylık süre zarfında sözleşme ücreti karşılığı ders yükünün doldurulamaması durumunda sözleşmesi feshedilir. Bu madde halen yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının resmi kanıtıdır.
21- Sözleşmemizin 17. maddesi; İş bu sözleşme ??/?/?.tarihinden ?/?./?.. tarihine kadar geçerlidir. Yani her yıl sonunda görevimiz resmi olarak sona ermektedir.
22- Sözleşmeli öğretmenler kadrolular gibi asker öğretmen olarak askerliklerini yapamamaktadırlar. Burada da bir ayrımcılık ve haksızlık söz konusudur.
23- MEB yurt dışı öğretmen görevlendirmelerinde şart olarak "Milli Eğitim Bakanlığında en az 5 yıl (kadrolu) çalışmış olma? yı öne sürmektedir. Yani sözleşmeli olarak MEB'de 20 yıl çalışmak dahi MEB' in yurt dışı öğretmen görevlendirmelerine başvuru hakkını bizlere kazandırmamaktadır.

İşte Bakanlığımıza düşen en büyük sorumluluk buradaki tüm maddeleri yeniden gözden geçirmeli ve kadrolu öğretmenlerle aynı yapmalı hatta Dahada ARTTIRMALI (Ek ders, Maaş Hizmet puanı,Kademe Derece vs). Tayin konusunu da 4 yada 5 yıl içerisinde kadroya geçirmeli ve 5 yıl bitiminde istediği ile tayin GARANTİSİ vermelidir. Öğretmenlerimiz 5 yıl fedakarlık yapıyorsa bazı şeylerden devletimizde bu durumu gözardı etmemeli. Bu öğretmenlerimize her türlü kolaylığı sağlamalı.

Bu yazımızdan sonra öğretmen düşmanı mesleğine ihanet eden öğretmen içimizdeki İrlandalı gibi bir çok yorum yazılacak ama önemli değil. Birilerinin de doğruları yazması gerek Türkiye nin bir Doğu gerçeği var ve şuan için en ideal çözüm bu görünüyor.

Öğretmenliğin felsefesini iyi anlamak gerek . Öğretmen Hiç kimsenin gitmediği/gidip de bir an önce kaçmak! İstediği yerlerdeki öğrencilere vatan aşkını bayrak sevgisini yurttaş olmayı hepimizin bir olduğunu öğretecek onları bir anne baba şefkatiyle saracak kucaklayacak İNSAN dır . Gitmediğimiz ayak basmadığımız saçını okşamadığımız gözlerinin içine bakmadığımız ne yer bizimdir  ne çocuklar bizimdir.

Gül göreceksin dikenler arasında,şaşma; gülleri derlemeye bak,dikenlerle uğraşma.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Öğretmen 6 ay önce

Bayrağın dalgalandığı her yere gideriz polis asker vatan için şehit olurken biz neyin derdindeyiz az mı kalacağız çok mu kalacağız ?? Yazık bize

Avatar
öğretmen 6 ay önce

Bencede doğuya gönderilecek öğretmenlerin maaş ek ders gibi baxi haklari iyileştirilmeliki giden orda kendi isteğiyle gönüllü kalsin.sözleşmeli değil ordakilerde kadrolu olmali ama doğuda kalmanin da bi mükafati olmali

Avatar
İdealist öğretmen 6 ay önce

Bakiyorumda sözleşmeli öğretmenliğe ençok milliyetçi muhafazakar im diyenler karşı çıkıyor vatan millet bayrak sevgisini aşılamak herzaman şenlikle eglenceyle olmuyor zor şartlara gelince ben oynamıyorum yok...