banner374
26 Haziran 2016 Pazar 12:45
Sözleşmeli Kölelik!
Sayın İsmet Yılmaz’ın 20 Haziran tarihli açıklamasını hayretler içinde kala kala izledim. Çiçeği burnunda Bakanımızın her cümlesinde eğitimin ne kadar dışında olduğu anlıyorsunuz. Öğretmenliği sadece bir iş olarak gördüğü her sözünden belli. Öğretmenliğin statüsünü değiştirerek bütün sorunların üstesinden geleceğini düşünüyor.  Eğitimin onca sorunu varken faturayı yine öğretmenlere kesiyor.
***
Yeni bakandan beklentimiz eğitimin kalitesini yükseltmesi ve öğretmen sorularını giderecek projeler üretmesi idi. Görünen o ki bırakın problemleri çözmeyi meslek hayatımıza yeni ve kalıcı sorunlar açacak uygulamalara başlamış bile. Her yıl ağustos ayında yapılan öğretmen atamasının olmayacağını duyurarak bakanlık koltuğuna oturan Sayın İsmet YILMAZ 18 yıllık bir geleneği de böylelikle bozacak ilk kişi olmuştur.
***
Bakanlığın daha önce denediği ancak verim alamadığı “Sözleşmeli Öğretmenlik” uygulamasını yeniden hayata geçireceklerini belirten Sayın Bakan buna gerekçe olarak Güneydoğu Anadolu bölgesinde öğretmenlerin durmamasını gösteriyor.  İyi de o yörede bölgenin kendi insanı durmuyor. Batıya göç ediyor. Asker durmak istemiyor, polis durmak istemiyor, doktor, hemşire durmak istemiyor. Ne diye öğretmeni zorla tutacaksınız? Kaldı ki Sayın Bakan aynı açıklamasında Güneydoğu Anadolu bölgesinde öğretmen doluluk oranının Marmara Bölgesinden yüksek olduğunu ve Marmara Bölgesinde öğretmene daha çok ihtiyaç olduğunu söylüyor. Öğretmen açığı Marmara bölgesinde fazla ise ne diye siz yeni atanacak öğretmenleri Güneydoğu Anadolu bölgesine gönderiyorsunuz? Öncelik açığın ve ihtiyacın fazla olduğu yerleri tamamlamak değil midir? Buna anlam vermek mümkün değil.
***
Yeni atanacak öğretmenleri sözleşmeli statüde istihdam edilmesi eğitimin kalitesi açısından son derece olumsuz sonuçlara yol açacaktır. Eğer bir insan yaptığı işte mutlu değilse o kişiden verim alınması mümkün değildir. Bir öğretmeni atandığı yerden 8 yıl başka bir yere ne mazereti olursa olsun gitmesini engellemek eğitimin hangi kalitesini arttıracak hangi ihtiyacına cevap verecektir? Bir kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak olan bu uygulama, insanlığa sığmayan bir davranış olur.
***
“Önümüzdeki ilk öğretmen alımını şubat ayında yapacağız. O öğretmenleri sözleşmeli kapsamında alacağız. Bir ara sözleşmeli öğretmenimiz vardı. Daha sonra onların hepsini kadroya aldık. Doğru mu yaptık? Yanlış yaptık!”  Bu sözler yeni Bakan’ımızın öğretmenliğe bakışı. Öğretmenlerin kadrolu atanmasını yanlış yaptık diye değerlendiriyor. “Sözleşmeli öğretmenin eş atamasını da sözleşmeli çalıştığı yere yapacağız. 5 yıl sözleşmeli çalıştıktan sonra performansına bakılarak kadroya alacağız. 3 yıl da kadrolu çalışacak. Ondan sonra 8 yıl. Daha sonra Türkiye’nin dört bir tarafına tayin isteyebilecek.” İnanması zor ama yeni Bakan’ımızın öğretmenlik planlaması bu şekilde...
***
8 yıl bir insanı ilk atandığı okula hapsetmek başka bir yere gitmesine izin vermemek modern kölelik değil de nedir? Ortalama 25-26 yaşlarında göreve başlayan bir öğretmen kadroya geçene kadar 33-34 yaşlarına gelecek. Halen atama bekleyen ve yaşları 30’u geçen pek çok meslektaşım bu yöntem ile atanırsa 40 yaşından sonra kadroya geçecek. Bu insanlar nasıl aile kuracaklar? Nasıl evlenecekler? Hayata ne zaman başlayacaklar? Evli olup da atama bekleyen öğretmeler 8 yıl ailesinden ve çocuklarından ayrı kalacak. Bunun vebali büyüktür. Böyle bir uygulamanın eğitimle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı gibi bu uygulama insani de değildir.
***
Bu mesleğe sözleşmeli başlayan bir öğretmen olarak sözleşmelinin ne demek olduğunu iyi bilirim. Aynı okulda aynı öğretmenler odasında aynı işi yaptığınız insanlar ile farklı statülerde konumlandırılmak, öğretmen misiniz değil misiniz anlayamamak! Ne olduğunuzu insanlara sürekli anlatmaya çalışmanın nasıl bir duygu olduğunu iyi bilirim.
Nesin? Sözleşmeli öğretmenim. Nasıl yani? Yani kadrolu aslında ama her yıl sözleşme imzalıyoruz? Geçici yani… Böyle sohbetler uzar gider. Öğrenciye, veliye, idareye, çevrenize, akrabalarınıza ne olduğunuzu önce kavratmakla başlarsınız işe anlarlarsa sonra öğretmenlikten bahsedersiniz. Öğrencilerinizi ve eğitimi değil yenilenecek sözleşmenizi düşünürsünüz bu sistemde. Başka işlere geçmenin, başka kurumlarda, başka sektörlerde çalışmanın yolunu ararsınız bu sistemde. Bu sistemin faydasız olduğu görülmüşken ne oluyor da şimdi yeniden getiriliyor?
***
Eğer amacınız Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde öğretmenleri tutmak ise yapacağınız çok basit. Önce bölgeyi güvenli hale getireceksiniz. Ülkeyi yönetenlerin görevi budur. Vatandaşını korumaktır. İşe önce güvenlikten başlayacaksınız. Terörü bölgeden tamamen temizleyeceksiniz. Bölgede görev yapan öğretmenlere terör örgütünden mektup gelmesini engelleyeceksiniz. Okulun bayrak direğine Türk Bayrağı çekme diyen bölücülere gereken cezayı vereceksiniz. O yörede çalışan öğretmenlere sosyal haklarında çeşitli iyileştirmeler yapacaksınız. O zaman zaten öğretmen kendi isteğiyle gider, orada çalışır.
***
Öğrencilerini T.C.nin okullarına gönderiyorsun diye köylüye ceza kesen terör örgütü varken, yollarda mayın döşeli iken, her an kaçırılma tehlikesiyle burun buruna iken, öğretmenlerin sözleşmeli bile olsa görev yerine canlı gitmesi mucizelere bağlı iken siz öğretmenleri orada zorla nasıl tutacaksınız? Hem de 8 yıl… 8 yıl kaç bayram eder, kaç tatil eder, kaç hüzünlü kederli gün eder, kaç yolculuk eder?  Her yolculukta önce jandarmanın, 3 km ötede terör örgütünün kontrolünden geçerken ne yaparsanız yapın bırakın öğretmeni oraya kimse gitmez.
***
Bölgede öğretmenin durmamasının pek çok sebebi var. Sorunu sadece bir kanun maddesi değiştirerek nasıl bitireceksiniz? Yapılması gereken pek çok önleyici tedbir varken fedakârlığı sadece öğretmenden beklemek hiç ama hiç doğru değildir. Sözleşmeli kölelik asla kabul edilmemelidir.

HASAN ÖNDER
TÜRK EĞİTİM SEN
BALIKESİR/GÖNEN
İLÇE YÖNETİM KURULU ÜYESİ
 
 

www.mebpersonel.com

banner182
Anahtar Kelimeler:
sözleşmeli kölelik
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Cevdet Arslan Muş MEM 6 ay önce

Sözleşmeli öğretmenliği kölelikle izah ne kadar mantıklı.Heratanan öğretmen tayin nakil peşine düşmekte belli bölgelerde öğretmen olmamakta bazı bölgelerde fazlaliklar olmaktadır.Herögretmen kendi rahatını isteme hakkı kadar her çocuğun eğitim hakkida kutsaldır. Aile bütünlüğüyse ihtiyaç olan yerde birlesmelidir.Atanincaya kadar heryere giderim Ataninca yerbegenmemek nekadar dogrudur.Ülkemizin egitimimizin iyiliği için Bireysel değil toplumsal düşünmenin lazım. Belki 8 yıl fazla 4 veya 5 yil olabilir, ama Bakanımızin çakılı öğretmen ataması çok doğru ve yerindedir. Bir şekile bu problem çözülmelidir bazı yerlerde norm fazlası öğretmen oturup maaş alıyorsa yazık değilmi ülkemize, alması doğrusuda sözleşmeli veya çakılidi. Doğruları savunmamiz lazım hayatın gerceklerini görmemiz gerekir biyerde norm fazlası biyerde ücretli öğretmen çalıştırıyor.

Avatar
Vatandas 6 ay önce

Hopbalaaa hasan bey doğu şöyleyken böyleyken mayin varken demekte ne demek bu mesleği seçerken savaşta kargaşada görev yapmam bana yan bakan olursa okula gitmem diye birşey mi yazıyor ne yani o bölgeyi terörün kucağına mi atalım birde türk eğitim sen yöneticisi olacaksın bu ne çelişki bu nasil bir vatan millet sevgisi