banner374

Şu eğitim alanında teknoloji tasarım branşı en bahtsız derslerin başında geliyor. 2006’da büyük umutlarla müfredata giren ders aradan geçen 7 yıl boyunca hep ezildi, hor görüldü, dövüldü. Nedendir bilinmez asıl kuruluş gayeleri üyelerinin haklarını korumak olan sendikalar tarafından da pek dikkate alınmadı. Ders ile ilgili birçok sıkıntı mevcut ama görmedikten sonra sıkıntı yok mantığıyla yaklaşan sendikalar ve milli eğitim bakanlığı her şey yolundaymış gibi davranıyor. Oysa 7 yıllık süreçte rayına oturtulmayan işler yetmezmiş gibi sürekli birbiri ardına yapılan hatalar birikerek patlak verme aşamasına geldi.


Öncelikle dersi tanıyalım. Sanayi toplumunun ihtiyaçlarına göre tasarlanmış ve günümüz bilgi toplumu ihtiyaçlarına cevap vermeyen iş eğitimi dersinin yerine bambaşka ve ileri derecede gelişmiş bir felsefe ve program mantığıyla hazırlandı ve kullanıma sunuldu. Neden bu ifadeler? Çünkü öğrenci merkezli eğitim, proje tabanlı eğitim, esnek müfredat, öğrenci ilgisine göre düzenleme, problem çözme becerileri, inovasyon, analitik düşünme, yansıtıcı düşünme, girişimcilik, 21. Yüzyıl becerileri, disiplinler arası ilişki gibi günümüz gelişmiş toplumların bile hayal ettiği kavramları ve becerileri içeren bu kadar iddialı bir programdı fakat her şeyden önce programın işlemesi için gerekli şartlar oluşmadığı için bu kavramların birçoğu havada kaldı.


Programın başarıya ulaşması için gerekli şartlar nelerdi? Öncelikle nitelikli öğretmen yetiştirilmesi, okulların fiziki olarak hazırlanması, mevzuatın düzenlenmesi, müfredatın güncellenmesi ve yaygınlaştırılması ve eğitimin diğer paydaşlarıyla pozitif şekilde ilişkilendirilmesini gerekli şartlar olarak belirtebiliriz.


Nitelikli öğretmen ihtiyacında; programa kaynaklık eden bir üniversite/bölüm bulunmaması ve bu alana atanan öğretmenlerin programın öğretmen yeterliliklerine dair hizmetiçi eğitimden yeterli ve kaliteli olacak şekilde geçirilmemeleri, her alandan norm fazlası öğretmenleri sırf norm fazlalığını eritmek adına teknoloji tasarım alanına geçirilmeleri, 4+4+4 eğitim sistemi ile dönüşen okullarda okul değiştirmek istemeyen idarecileri alan değişikliği ile bu alana geçirmeleri, özür grubundan il dışı tayin isteyemeyen öğretmenlere sırf bu sorunları çözülsün diye bu alana geçişlerinin sağlanmaları, yapılan az sayıda ve yetersiz hizmetiçi eğitime rağmen eski sistem öğretmen merkezli eğitimde ısrar eden, kendini programın istediği ölçüde güncelleyemeyen, yetiştiremeyen birçok öğretmenin dersi kötülemesi bu konuda yapılan hatalardır.


Okulların fiziki olarak hazırlanmamasında;  programın uygulama esaslarına göre programın amacına ulaşması için derslerin diğer derslerden farklı olarak 20 kişiyi geçmeyen gruplarla işlenmesi gerektiği ve işliklerde işlenmesi gerektiği hususlar açıkça belirtilmesine rağmen okullar arasından bu hususları idarecilerin keyfiyetine bırakarak birçok kurumda bir öğretmene birden fazla öğretmenin yükünün eklenmesi sebebiyle programın uygulanmasına engel teşkil edildiği belirtilebilir.


Mevzuatın düzenlenmemesinde; norm kadro yönetmeliğinde programın uygulama esaslarına göre norm hesabı ayrıca belirtilmesi gerekirken bunu yapmayıp idarelerin keyfi tutum sergilemelerine dolayısıyla ülke geneli birbirinden farklı iş yükü olan okulların oluşmasına sebep olmak belirtilebilir.


Müfredatın desteklenmemesinde; program şimdiye kadar yapılanın tersine esnek müfredat yapısından dolayı uzman/ yetkin öğretmen gerektirdiği için ülke genelinde farklı uygulamaların yaygınlaşmasına, öğretmenler arası iletişimin yeterli boyutta sağlanamamasına, programın güncelleme ihtiyacına karşılık hiçbir çalışma yapılmaması belirtilebilir.


Tüm bunların yanı sıra programın öneminin farkına varan ve programı tüm belirtilen olumsuzluklara rağmen başarıyla uygulamaya çalışan, programı geliştiren ve yaygınlaştıran gerek sivil toplum örgütleri gerek gönüllü alan öğretmenlerinin yaptıkları çalışmaları, elde ettikleri yerel, ulusal ve uluslararası başarıları yaygınlaştırmayı bırakın engelleme ve yıldırma çalışmaları topyekûn ele alındığında programın neden başarısız olduğuna dair akılda şüphe kalmayacaktır.


Hal böyleyken 4+4+4 eğitim sistemiyle yapılan düzenlemede bakanlık tarafından yapılan paradigma değişimi gibi iddialı sözlerde, sistem değişikliği ile amaçlananlar açıklandıkça teknoloji ve tasarım programının felsefesiyle bütünleşik cümleler kurulurken sanki dalga geçilir gibi 6. Sınıflardan dersin kaldırılması programı başarıyla yürüten ve yürütmeyen tüm kesimlerde hayretle karşılandı. Bunun sonucu olarak 3/1 oranda (5000 norm) istihdam daralması yaşayacak öğretmenlere birde 3700 idareci ve sınıf öğretmenlerinin ağırlıklı olduğu farklı alanlardan alan değişikliğinden geçiş eklenince bu yıl norm güncellemeleri sonucunda tahmini olarak 4000 civarında öğretmen norm fazlası olmuştur ve bunlardan 846 tane öğretmen Türkiye genelinde kendilerine hiçbir şekilde okul bulamayacaklardır. Bu durum çok vahimdir. Bu 4000 civarındaki norm fazlalıklarının Türkiye geneli olması özellikle de büyükşehirlerden Türkiye’nin farklı yerlerine zoraki bir yer değiştirme ve aile parçalanmaları ve yeni mağduriyetler oluşturacağı kesindir. Kısacası kısa vadede sorunları çözelim derken uzun vadede daha büyük sorunlar oluşturacak ortam hazırlanmıştır.


Evet, bakanlığın bu uygulamaları dikkate alındığında ‘’Ne çektiniz be’’ lafını tam da teknoloji tasarımcılar için ifade etmek durumlarına uygun düşecektir.

Tüm bunlar sanırım teknoloji ve tasarım programını gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.


Şimdi gelelim eğitim hizmet konundaki sendikalara,  sendikaların görevlerinin başında personel arasında birlik sağlamak, personelin haklarını gözetecek ve iyileştirecek faaliyetlerde bulunmaktır. Oysa ne milli eğitim bakanlığının 4+4+4 ile ilgili yaptığı açıklamalar ne de sendikaların söylemleri biz teknoloji ve tasarım dersinin misyon ve vizyonuna inanan, fikri ve vicdanı hür, girişimci, üreten, bilgiyi işleyen bireyler yetiştirmeye kendini adamış öğretmenlerini ikna etmemektedir.

Sendikaların ve bakanlık yetkililerinin bu duruma daha fazla kulaklarını tıkamaları ve sorunu yok sayıp görmezden gelmeleri bizlerin de harekete geçmemize ve demokratik olarak kendi haklarımızı aramamıza, kendimizi fark ettirmemizi sağlatacak çalışmalar yapmamıza zemin hazırlamaktadır. Her yerde hak ve hukuktan birlikten bahseden sendikaları bu konuda sözde değil özde çalışmalar yürütmeye davet ediyoruz aksi taktirde bir çok teknoloji tasarım öğretmeninin sendikalardan istifa edeceğini buradan duyuruyoruz.


                                                                                                                                                                         

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yorum 3 yıl önce

bende resim öğrt.içine düşülen durum sizden farksız.devlet sanatı tasarımı istemiyor.varsa yoksa mat fen sosyal din başarılıysan varsın yoksa bitiksin.kim takar beden müzik resim tta derslerini bu zihniyete yazıklar olsun.

Avatar
ahmet 3 yıl önce

teknoloji tasarım dersinin 6. sınıflarda kaldırılmasını anlayabilmiş değiliz. gerçekten vizyon sahibi bu dersin özelliklerini kavramış öğretmenler bu dersi okutmalı, yetkilileri ilgili olmaya davet ediyoruz.

Avatar
teknol 2 yıl önce

bu teknoloji tasarım neyin nesidir teog da kaç soru çıkar bu dersten

Avatar
haklı 4 yıl önce

katılıyorum ben de istifa edeceğim düzeltemezlerse

Avatar
destekliyorum 4 yıl önce

bir olun, hakkımızı arayalım arkadaşlar ben de sendikamda istifa edeceğim bekliyorum bakalım ne yapacaklar....

Avatar
selçuk 4 yıl önce

ben ettim bile

Avatar
ferdi 4 yıl önce

aslında istifa için geç bile kaldık. ben de varım istifaya yeter artık

Avatar
selma şehirli 4 yıl önce

teknoloji ve tasarım öğretmenleri hayatının sonuna kadar sorun çözmekle geçirecek anlaşılan. bu kadar oynanan bir bölüm var mı ya. meslekten soğuttunuz. alakalı alakasız binlerce insanı dersimize geçirdiniz yetmezmiş gibi dersimizi 6.sınıflardan kaldırdınız. bu ne turşu bu ne perhiz?