banner374
TELEVİZYONUN EĞİTİCİLİĞİ
 
İnsanların içlerinde bir içsel histeri olarak sevgi duygusu vardır. Matematiksel aksiyomların iki yüzü vardır; bunları basit bir düzlemde skalasal bir veri olarak gösterecek olursak karşımıza iki çeşit boylam dökülür; pozitif ve negatif boylam. Bu boylamları insanın duygu histerisine genellersek şiddet, sevginin negatif yüzü olabilir. Dolayısıyla her insanın genotipinde ve fenotipinde mündemiç sevgi ve şiddet boyutlarını dünya küresinde görebileceği ve erişebileceği bütün ana ve arayüzlere yaygınlaştırıyor. Televizyon ise her insanın en mahrem odasında sakladığı ve istediği tarzda onu kullanabileceği bir aygıt olduğu için içindeki duygusal yoğuşumu televizyona akıtıyor. Ve insanların içindeki duygusal farklılık doktriner-antidoktriner modellemelerle insanlara sunuluyor. İnsan da herhangi bir sorgulama ve yargılamaya ya da denetime tabi tutulmadığından istediği stili seçebiliyor. Şiddet içerikleri ise insanların talepleri doğrultusunda yine insanlara sunulduğunda TV’lerde farklı bir alternatif sunuluyor. 
 
 
TELEVİZYON VE REKLAM
Televizyon, günlük yaşamımızın ayrılmaz ve bağsal bir parçası haline geldi. İnsanın psiko-sosyo-kültürel yapısına uygun çağrışımlarla yaşamsallığını ve doğasını sanal kimliğe bürüyen ve kabın içindeki su gibi kendisine dönüştüren bağlayıcı bir etkileşme aracı oldu. Binaenaleyh bu aracın yürütücü işlevi olarak reklamlar en büyük sacayağını oluşturuyor. Haberler, kültür-sanat programları, sinema, dizi izlemenin zevk vericiliğinin yanında reklamlar çok da hoş karşılanmıyor. Bu nahoşluğu çeşitli stratejilerle aşmaya çalışan reklam sektörü, tanınmış, sevilen, insanlara cazip gelecek, komedyen kişileri oynatarak reklamların seyredilme skalasını arttırmaya çalışmaktadır. Bütün bunların yanında televizyonların gün içerisinde seyrediliş seviyeleri ve kitleleri farklıdır. Bu farklılık reklam düzenleyicilerin gözünden kaçmamaktadır. Sabahın ilk saatlerinde kahvalıtı yapan bireylerin seyretmek isteyeceği şey haber olabilir ve çoğunluk talep de bunu gerektirebilir; o zaman aile bireylerinin tümünün ilgisini çeken reklamlar konulur. Sabahın sonunda kuşluk vaktinde kadın programlarının yanında kadınlara özgü reklamların çoğunlukta olması beklenir. Okul sonu çocukların eve dönmeleriyle beraber çizgi filmlerin arasında çocukları ilgilendiren reklamların olması beklenir. Akşamları ise haber programlarının ardından tüm bireyleri ilgilendiren reklamların olması beklenir. Akşam sonrasında dizilerin başlamasıyla herkesi ilgilendirecek reklamların olması beklenir. Kanalların çeşitli kategorilere bürünmesiyle reklamların çıkış keyfiyetleri de değişti. Söz misali haber televizyonlarında daha çok haber izleyicilerini ilgilendirebilecek reklamların çıkması daha manidardır. Çocuk kanallarında ise çocukları ilgilendiren reklamların olması daha doğrudur. Çünkü televizyon o anda kime hitap ediyorsa reklamların doğrultusu ve hedefi de o olmalıdır.

EĞİTİM UZMANI

 https://twitter.com/bestamibozkurt
www.facebook.com/bestbozk 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol